​ Penguenler adası halkını tanır mısınız? / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Temmuz '10

 
Kategori
Siyaset
 

Penguenler adası halkını tanır mısınız?

Penguenler Adası halkını tanır mısınız?

Kilisenin papazı iyice yaşlanmıştı. Kolları, ayakları işini görüyordu ama gözleri neredeyse bedenine ihanet içindeydi. Dokunmadıkça eşyaların tam olarak ne olduğunu anlayamayacak durumdaydı. Bu durumu bile, bir öğleden sonra kayığa binip denize açılma isteğini engelleyememişti.

Kayıkla denize açılan yaşlı papaz, denizin dayanılmaz cazibesine kapılıp karadan iyice uzaklaşarak yönünü kaybetti. Az gidip uz gidip akşama doğru bir adaya ulaştığında sevinçten yüreği kanatlandı: Adada binlerce ve belki milyonlarca insan hayretler içinde papazı karşıladı.

Bu insan kalabalığını vaftiz etmek yaşlı papazın hayatındaki en görkenli olay oldu.

Bütün kalabalığı vaftiz etti.

Ne var ki, bizim yaşlı papazın insan sanıp vaftiz ettiği binlerce canlının penguenler olduğu sonradan anlaşılıyor. İşte kıyamet o zaman koptu... Vaftiz insanlar içindi, hayvanların vaftiz edilmesi ancak Tanrı'nın çözüm bulacağı bir durumdu.

Huzura çıkılıp yalvarıldı, yakarıldı, dualar edildi ve sonuçta Tanrı papazın vaftiz ettiği penguenlerin insan haline getirdi.

İnsan haline gelen penguenler, insan olmanın ve uygarlığın gereğı olarak hemen cumhuriyetlerini kurarlar.

Bir süre sonra, iktidarı ele geçiren gurup, erkin dayanılmaz cazibesi ve temsil ettikleri sınıfın çıkarları doğrultusunda, kararlar almaya, Penguen Adası Halkı'nı canından bıktırmaya, toplumsal muhaleti silindir gibi ezmeye başladı.

Devlet başkanının başı derde girince, gündemi değiştirmek için hemen yırmi, otuz komünist tutuklanıp canlarına okunuyordu.

Senaryo bu şekilde uzun süre devam edemezdi, halk bu işin farkına varmaya başlamıştı. Tam bu esnada, Penguen Cumhuriyeti İçişleri Bakanı'nın başı derde girer. Bakanın başı derde girince, halka yeni bir olay sunmak kaçınılmaz olur.

Yeni olay hemen bulunmuştu: Orduya ait atların beslenmesi için, seksen bin balya saman satınalınmıştı ama bu samanlar ortada yoktu...

Hiç kuşku yok ki, seksen bin balya samanı Pyrot adındaki subay çalmış ve Penguen'lerin düşmanı olan Foxlara satmıştı! Gel bakalım Pyrot...

Pyrot'u tutuklamakla iş bitmiyor tabii... Tutukluya bir de iddaanema hazırlamak yasa gereğiydi.

Pyrot, hapiste aylarca mahkeme gününü bekleye dursun, kanıtlar hazırlanmaktadır.Ve mahkeme günü gelip çattığında, iddia makamı kanıtları mahkemeye taşır. İddia makamının dosyası ne kadar mı kabarıktır? (Anatole France/Dünya klasikleri dizisi 99.sayfa):

"Dosya, sınıflandırılmış ve paraf edilmiş ON DÖRT MİLYON ALTI YÜZ YİRMİ BİN ÜÇ YÜZ ON İKİ sayfadan oluşuyordu. Yargıç bunları okurken sırasıyla şaşırdı, hayran kaldı ve sonunda aklı başından gitti. Dosyada mağaza ilanları, gazete kesikleri, moda dergileri, bakkal kese kağıtları, eski ticari yazışmalar, oğrencilerin okul defterleri, ambalaj kağıtları, paketleri silmek için zımpara kağıtları, iskambil desteleri, altı bin adet düş yorumları kitabı bulunuyordu, ama Pyrot'dan söz eden bir tek belge yoktu."

Mahkeme beraatle sonuçlanır ama Pyrot ikinci defa yargılanır. Bu defa, iyi kanıtların devlet sırrı olduğu gerekçesiyle mahkemeye sunulamayacağından bahisle Pyrot mahküm edilir.

Penguen halkı Pyrot'un suçluluğuna inanmıştı artık.

Anatole France, penguen halkını şöyle tanımlar:

"..Kuşku duymadılar, çünkü buna inanmak istiyorlardı ve halk inanmak istediği şeyi doğru bulur.Ve en önemlisi, kuşku duyma yetisi insanlar arasında az bulunur.Kafasını kullanmayı bilen kişilerde biraz filizlenir ama eğitim olmadan gelişmez..."

Dava konusu seksen bin balya samanın gerçekte ne olduğuna gelince: Yetkililerce zaten bilinmekte olan bir gerçek ki, saman ihalesini alan uyanık tuccar, devletten parayı almış ama samanları teslim etmemişti.

Anatole France'nin 101 yıl önce yazdığı Penguenler Adası kitabı o zamanki Fransız adaletine bir göndermedir.

Tarih tekradan ibaret değildir ama toplumlar benzer aşamalardan geçerler. Klasik kitaplar bu olayları anlattıkları için klasiktirler ve her zaman geçerliliklerini korurlar.

 
Toplam blog
: 23
: 703
Kayıt tarihi
: 03.07.10
 
 

Eski adıyla İ.İ.T.İ.A, yeni adıyla Marmara Üniversitesi İşletme mezunuyum. Çeşitli ulusal dergile..