​ Sabadowa nereden bakıyor, nereye bakıyor? / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Temmuz '10

 
Kategori
Siyaset
 

Sabadowa nereden bakıyor, nereye bakıyor?

''Bu Anayasa paketi Türk vatandaşları için önemli, aynı zamanda Avrupa Birliği için de önemli. Türk halkına daha fazla demokrasi ve özgürlük seçeneği sunuyor. Bu reform Türk halkına çok büyük kazançlar getirecektir. Çünkü yeni özgürlükler getiriyor. Bu özgürlükler kapsamında yargı ve asker de var. Dolayısıyla Türk halkının kazançlı olacağına inanıyorum. Demokrasi yolunda çok büyük bir adım'' Avrupa Parlamentosu Sosyal Demokratlar Grubu Başkan Yardımcısı Hannes Swoboda'nın bu sözlerini okuduğumda, Bekir yıldız'ın bir yazısı aklıma geldi: Doğuda yorgunluktan canı çıkan maraba dinlenebilmek için kendi gözünü çıkarıp ağaya gider " ağam, gözüm çıktı dinlenmem lazım, " der. Bekir Yıldız, batıdan bakıldığında bu gerçeği anlamanın imkansız olduğunu söyler. Biz, marabanın gerçeğine nasıl bakıyorsak, Sabadowa da bizim gerçeğimize öyle bakmış olmalı ki, anayasa değişikliklerini sosyal demokrat, çağdaş buluyor.

Şimdi bu bey, memurların sendikal hakkının içinde grev hakkının olmadığını nasıl anlasın? Gelişmiş ülkelerde böylesi bir uygulamanın olduğunu sanmıyorum.

Bence Sabadowa, bu değişikliklerin içinde, neden AB'deki gibi millet vekili dokunulmazlıklarının kaldırılması yok, diye de sormalıydı. Sabadowa'ya ve referandumda "evet" diyecek olanlara kendi gerçeğimizi biraz anlatalım:

Muhalefet, Anayasa değişikliğinin, Anayasa Mahkeme'si ve HSYK üyelerinin atanması ile ilgili iki maddeye karşı çıkıyor. İşte bu, Avrupalı bir sosyal demokrat için anlaşılabilir değildir. Yargıcı, savcıyı kimin atadığının ne önemi var, diye düşünüyor olmalıdır. Yargıç, yargiçtir... Yargıca, savcıya güvenmeyen neye güvenecek, değil mi...İşte asıl burada bizim toplumsal sorunumuz başlıyor. Yargıçlarımıza, savcılarımıza, Adalet Bakanlığı'mıza güvenmiyoruz. Güvenmemekte haksız mıyız? İlhan Cihaner olayını ele alalım; Suçlu yada suçsuz olduğunu bir kenara bırakın, dosyası Yargıtay'a ulaşmasın diye nerelere gönderildiğini bir hatırlayın, yeterlidir. Başsavcının başına gelenleri gördükten sonra, sıradan vatandaşın başına neler gelebileceğini hayal bile edemeyiz. Adalet bakanlığı aylardır yargıç ve savcı atamalarını yapmıyor, neden? Anayasa değişikliğinin referandumdan geçmesini mi bekliyor, dersiniz? Adaletimizi ne AKP hükümetine ne de ondan sonra gelecek hükümetlere teslim edemeyiz. Adalet bize hükümetlerden bağımsız gereklidir; olmazsa, olmazımızdır. Ekmekten, sudan önce, nefes almakla eşdeğerdir. Ne kadarını elde edebildysek onu elimizde tutmalıyız. Gelecek için ümitli olmanın başka yolu var mı...

Ülkemizde, sıkıntılar olabilir, işsizlik olabilir, yoksulluk olabilir hatta deprem ve felaketler olabilir; bunların bir kısmı çözümleyebilir, çözümleyemediklerimizi de kabullenebiliriz ama adaletimiz sıkıntıya girerse, işte o durumla başa çıkamayız.

Ülkeyi idare edenler, Makiavelle'nin " Hiçbir zafer, adaleti gözardı edecek kadar kesin değildir" sözünü de unutmasınlar.

 
Toplam blog
: 23
: 703
Kayıt tarihi
: 03.07.10
 
 

Eski adıyla İ.İ.T.İ.A, yeni adıyla Marmara Üniversitesi İşletme mezunuyum. Çeşitli ulusal dergile..