​ 12 Eylül Referandumu... / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Temmuz '10

 
Kategori
Siyaset
 

12 Eylül Referandumu...

Anayasa Mahkemesi, şekil yönünden incelediği anayasa değişikliklerini ufak düzeltmeler yaparak referanduma taşıdı.12 Eylül 2010 tarihinde yapılacak halkoylamasında "Evet" oyları "Hayır" oylarının üzerinde çıkarsa 1982 Anayasası hakkında söylenen yamalı bohça tabiri güçlenerek devam edecek. Yüksek mahkeme düzenlemelerle, sadece bazı cümleleri iptal ederek, erken bir genel seçim ihtimalini de engellemiş oldu. Böylelikle ak koyun kara koyun referandum günü akşamında belli olacak. Yönetemeyen demokrasinin yüksek yargısı ne şiş yansın ne kebap hesabıyla hareket ederken çözümsüzlük yumağı anayasal güçler arasında dolanmaya devam ediyor.

Bugüne kadar Türkiye'de mevcut siyasi partilerin kuruluş amaçları içinde öncelikli konu devlet tarafından üretilen rantı yakınlar arasında paylaştırmaktı. Siyaset kurumu kredi kanallarını, ihaleleri, kamu kadrolarını kullanarak devlete özgü rant dağıtım mekanizmalarını oluşturup üretimden kaynaklanmayan bir artı değeri halka dağıtmakla maruf idi. Ürettiğinden fazlasını tüketme yanlısı ekonomik politika bizleri mevcut durumun ötesinde zengin gibi yaşattı. Halkın popülizme düşkünlüğü yüzünden ülkemiz kısa aralıklarla sürekli ekonomik krizlere ram oldu. Askeri darbelerin hemen öncesinde toplumun döviz krizleriyle sarsılması ile kışla siyasetin merkezine oturdu bana kalırsa. Mevcut iktidarın geçmiş yıllardaki partilerden en büyük farkı ise şöyle açıklanabilir: AKP, rant dağıtım mekanizmalarını kullanarak devleti konsolide etmeye çalışmaktadır. Hükümet özel kesimde sermayeye hakim yeni bir seçkinler sınıfını yaratmaktadır. Geniş kesimlere yapılan gösteriş yardımlarının yanında Çalık, Albayrak... gibi kendine yakın gruplara mali desteklerde bulunmaya devam emektedir. Yaratılan yeni burjuva sınıfı ile eskisi bu paylaşım kavgasının odak noktasındaki aktörleridir. Devletin rant dağıtım olanakları özelleştirmelerle gitgide azaldıkça iktidar savaşı başka düzlemlere kaymaktadır.

İdeolojilerin, inançların, bağlılıkların parayla tahvil edildiği mevcut düzen dönemsel çalkantılardan öte savaş ekonomisinin yarattığı borçlanmayı karşılayamadı. 2008 Kredi Krizi bu yapının çatlamasıyla ortaya çıktı. Olmayan varlıkları yatırımcılara satarak göründüğünden daha riskli hale gelen şirketler vadesi gelen borçlarını ödeme sıkıntısına girince ülkelerini de ciddi bunalıma düşürdüler. Bizdeyse devletin rant dağıtım mekanizmalarıyla piyasaya müdahale etmesi kendine özgü kuralsız bir kapitalizmi yaratırken yoksullaşmayı da beraberinde getirdi. Yozlaşmanın toplum üzerindeki etkisini geçim imkanlarının giderek azalmasıyla daha belirgin biçimde görüyoruz. Devlete sahip olmanın ranta sahip olmakla eşanlama gelmesi güçlünün hukukunu yaratan siyaset kurumu tarafından tüm gücüyle korunup kollanmaktadır. Siz önemli adamların kavga eder gibi göründüklerine aldanmayın sakın. Dostluklara ya da düşmanlara güvenemeyeceğiniz bir paylaşım savaşı yaşanıyor aslında. Yarın referandum kampanyasında birbirlerini suçlayanlar iş maaş veya özlük haklarına gelince yelkenleri suya indirmezler mi? Rant paylaşımı işinin kaymağını iktidar-muhalefet birlikte yerlerken kavgasını halka yaptırmazlar mı? Gelecek günlerimiz bugünümüzden daha zorlu gelişmelere gebe...
 
Toplam blog
: 93
: 472
Kayıt tarihi
: 09.06.09
 
 

21-07-1973 tarihinde İstanbul'da doğdum. M.Ü. İletişim Fakültesi Radyo-T.V. Bölümü'nden 1995 yılı..