​ Peyote'de ilkbahar - Bölüm 13 / Öykü / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Mayıs '09

 
Kategori
Öykü
 

Peyote'de ilkbahar - Bölüm 13

Peyote'de ilkbahar - Bölüm 13
 

arkası haftaya...


Not: Yurtdışı seyahatim yüzünden arkası yarınlara biraz ara vermek zorundayım. Haftaya görüşmek üzere...

BÖLÜM 13 - Hayatı fondiplemek

Üçüncü bira şişesinin de dibi gelmişti. Dirim mutfağa gidip buzluktan bir şişe daha aldı. Bir de ağzını tatlandırsın diye biraz kiraz...

-Sen de ister misin İkibira? dedi Dirim elindeki kirazları göstererek. İkibira en kötü sesiyle öterek kanepenin üzerinden havalandı ve Dirim'in omzuna kondu. Dirim derin kabın içine elini sokup bir kaç tane kiraz çıkardı İkibira için ve çalışma masasının üzerine koydu. İkibira küçük bir sıçramayla masanın üzerine kondu ve kirazları didiklemeye başladı. Çekirdeklerini de bir güzel ayıklayıp yere atıyordu.

-Bir daha kiraz vermeyeceğim sana İkibira. Kafesine çevirdin yine ortalığı!

İkibira istifini bozmadan kirazları yemeye devam etti. Hepsini yiyip bitirince de Dirim'e sataşmaya başladı.

-Offf ! Git başımdan aptal kuş! Seninle oynayacak ne keyfim ne de vaktim var. Al kirazların hepsini. Ben biraz yazı yazacağım.

Kalemini eline alır almaz Polen'i düşündü. Tuhaf bir acı hissediyordu içinde. Fırtınasız, sakin bir acı. Kalem de bunu hissetmiş olacak ki en yumuşak yazısıyla adeta kağıdı okşarcasına Dirim'in düşündüklerini yazmaya başladı:

<ı>

<ı>Bu içtiğim bira değil

<ı>Yudum yudum seni içiyorum aslında

<ı>İçtikçe gitgide belirginleşiyor hayalin

<ı>Yanımda

<ı>Ve yumuşacık tadını alıyorum

<ı>Dudaklarımda

<ı>Sevişiyoruz sessizce

<ı>Gecenin karanlığında

<ı>Simsiyah ışıkların altında

<ı>Daha çok sevebilmek için seni

<ı>Fondip yapıyorum hepsini

<ı>Biram bitiyor

<ı>Sen gidiyorsun!

<ı>Ben düşünüyorum:

<ı>Acaba fondip yaptığım

<ı>Benim hayatım mıydı?

<ı>

Kalem, şiirin en başına "<ı>HAYATI FONDİPLEMEK" yazdı.

Dirim, kendi düşüncelerini inkar edercesine kalemin yazdıklarını beğenmedi ve kağıdı buruşturup çöpe attı. O kadar yakın mesafeden çöp kutusunu ıskalamıştı. Birasını açıp soğuk bir yudum aldı. Kalem ısrarla yazmaya devam ediyordu:

<ı>Çırılçıplak bir el uzandı gökyüzünden

<ı>Islaktı dokunduğumda

<ı>Ve bin parçaya bölündü birden

<ı>Ona sımsıkı sarılınca

<ı>Kırmızı oldu yağdı içime

<ı>Yine gökyüzünden

<ı>Sonra gürledi

<ı>Anlat nedir derdin? dedi

<ı>"Özledim yari, hem de çok özledim" dedim

<ı>Yapacak bir şey yok dedi

<ı>Ve gitti

<ı>

<ı>Kaldım yine bir başıma

<ı>Bu ıssız ilde

<ı>Ben de mi gitsem ne yapsam

<ı>Dedim kendi kendime

<ı>Deli bir at geldi yanıma

<ı>Tuttum onu, atladım sırtına

<ı>Uçtum yare doğru

<ı>Vardım kapısına

<ı>"Özledim yari, hem de çok özledim" dedim

<ı>Ne bir ses geldi yardan

<ı>Ne de bir seda

<ı>

<ı>Gözlerimi kapadım

<ı>"Boncuk gözlüm" yazdım

<ı>Gül dudağını çizdim

<ı>Varıp gittim bir hana

<ı>Hancı dedi dertlisin

<ı>Bütün huriler senin

<ı>Bir baktım ki her yerde

<ı>Sıra sıra huriler

<ı>Şarkılar söylediler

<ı>Baş tacısın dediler

<ı>Yine güldüremediler

<ı>Hancı sordu bir daha

<ı>Derdini anlat bana

<ı>"Özledim yari, hem de çok özledim" dedim

<ı>Bir içki ister misin?

<ı>Bu defa benden olsun, dedi

<ı>

<ı>Sonunda sazı aldım

<ı>Düştüm tozlu yollara

<ı>Türküler yazdım yare

<ı>Sordum onu kuşlara

<ı>Bir derviş gördüm bir gün

<ı>Soğuk suyun başında

<ı>Halim sordu nicesin

<ı>"Özledim yari, hem de çok özledim" dedim

<ı>Başımı okşadı derviş

<ı>Islak ve çıplaktı eli

<ı>Bu kafayla oğlum sen

<ı>Daha çok özlersin dedi

<ı>

Dirim, bu yazdıkları için kaleme çok kızmıştı. Oysaki kalemin hiç suçu yoktu. Dirim ne hissederse o da onu yazıyordu. Ama Dirim bunu kabullenmek yerine kalemi masaya attı. Kalem de buna kızınca bütün yazdıklarını karalamaya başladı. Ta ki kağıt yırtılana kadar. Dirim bir eliyle yırtılan kağıdı buruşturup çöpe attı- bu sefer çöp kutusunun içine atmayı başarabilmişti- diğer eliyle de kalemi odanın ortasına doğru fırlattı.

-Manyak kalem! Ne o, beş yüz yıl öncesi Saray edebiyatını kullanarak benimle dalga mı geçiyorsun? Bu kafayla daha çok özlermişim. Hem özleyecek bir şey yok ki. O hala burada. Onu her gün görebilirim istersem. Ama görmeyeceğim. Bu beni daha fazla üzmekten başka bir işe yaramaz çünkü.

 
Toplam blog
: 30
: 777
Kayıt tarihi
: 01.11.08
 
 

Elektronik mühendisiyim. Peyote'de İlkbahar adlı romanın yazarıyım. Özel bir şirkette iş birimi müdü..