​ Porno mu çocuk istismarı mı...? / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Haziran '09

 
Kategori
Güncel
 

Porno mu çocuk istismarı mı...?

Porno mu  çocuk istismarı mı...?
 

Onların her biri birer şarkı...


“Bir Şarkısın Sen” Porno’mu çağrıştırıyor…?

“Bir Şarkısın Sen” adlı programı yayına girdiğinden bu yana sıklıkla izledim ve çok beğendim…

Ancak, bu programı izlediği halde eleştiren, olumsuz yorum getiren ve çok daha ileri gidip “Çocuk Pornosu çağrıştırdığını" ileri sürenleri görünce yazmadan edemedim.

Porno ya da çocuk istismarı başka... Üstün yetenekli çocukların büyük özveri ve tüm masumiyetleri ile sunduğu, “Bir Şarkısın Sen” adlı yarışma bambaşka…

Ayıptır…! Günahtır…! Aklı erenlere yakışmıyor  kıskançlık yapmayın. Duygularınıza düşüncelerinize “nifak” katmayın. Bu program, “istismar” değil 10 – 16 yaşlarındaki çocuklarımızın yeteneklerini göstermeleri, ilerideki hayatlarına bir de “sanat” eklemeleri adına yapılıyor. Anlamakta “aciz” iseniz lütfen köstek olmayınız!

Yarışmaya, çirkin eleştirileri ile adeta saldıran birtakım bozuk kişilikliler, bir döneme "imza" atmış ve orada sadece destek amaçlı bulunan sanatçıları da "para kazanmak" ve "istismar yapmak" la suçluyor. Ey cühela takımı! Sizlerin sanattan ne anladığınızdan bile emin değilim. Şu isimleri tanır mısınız? Sanmıyorum ama yine de bir okuyun, belki az da olsa zihniniz açılır...

İdil Biret; Piano.

Suna Kan; Keman.

Güher- Süher Pekinel; Piano…

Bugün, bütün dünyanın tanıdığı bu sanatçılarımız da bir zamanlar çocuktu. Ne var ki, onların çocuk olduğu dönem ve daha öncesi, ülkemiz galiba daha “medeni” idi. Neden mi…?

Cumhuriyet’in kuruluşuyla birlikte, sanata ve sanatçıya çok daha fazla önem veriliyordu da ondan!

Mustafa Kemal Atatürk; özel yetenekli çocukların yetiştirilmesi ve bu çocuklara çağdaş anlamda uluslararası düzeyde başarılar kazandırılması için 1925 yılında “Harika Çocuk Kanunu” çıkardı ve özel yetenekli çocuklara "yurtdışı eğitim" olanağı sağladı.

Bu kanun; “İdil Biret ve Suna Kan’ın yabancı memleket'lerde müzik tahsiline gönderilmelerine dair kanun" adını taşımaktadır. Bilgilerinize...

Gelelim günümüze… Ben de bir zaman çocuk oldum. Ablam, 12 yaşında iken keman çalardı. Ben, yedi yaşında mandolin, sonra gitar çaldım. İlk kez İlkokulda “Çiçekçi kız” piyesinde oynadım. Hayatımın bir bölümü oyunculuk ve şan dersleri almakla geçti. Ablam, ben ve sonra arkamızdan gelen iki kızkardeşim hakkında ise, hiç kimse "bu çocukların akıbeti ne olacak...?" demedi.

Yine gelelim bu güne… “Bir Şarkısın Sen” adlı programda, yaşları çok küçük olmasına rağmen, ritim ve melodiye bu kadar yatkın asla detone olmadan, her şarkının hakkından gelen üstün zihinsel yeteneğe ve mükemmel seslere sahip çocuklarımızı susturalım mı…?

Hayır…!

-Çocuklarınıza eğitim verin

-Çocuklarınıza müzik öğretin aşılayın.


-Çocuklarınızı baleye verin.


-Çocuklarınıza yüzme öğretin.


-Çocuklarınıza saygıyı öğretin.


-Çocuklarınıza, "sevgi" gösterin. En önemlisi onların yeteneklerine ehemmiyet verin.

Unutulmamalı ki birşeyler öğrenmek için yedi yaş bile çok geç olabiliyor!

“Harika Çocuk Kanunu” kavramı'nı bir kez daha gözden geçirmenin zamanı geçmeden, karalama ve köstek'lemekten vazgeçmeli... Yetenekli olan çocuklar susturulmamalı. Bu çocuklarımızın hak ettikleri tek şey onları desteklemektir.

Kendini Ulema sanan Cühela takımının da eğitilmesi dileklerimle...

"Bir millet'in sanat yeteneği, güzel sanatlarına verdiği değerle ölçülür..." Mustafa Kemal Atatürk.

Saygılarımla...

Gülriz Yiğit

 
Toplam blog
: 258
: 1033
Kayıt tarihi
: 10.08.08
 
 

Ankara'da doğdum. Balıkesir'in  ilçesi Ayvalık'ta yaşıyorum. TSM ve  tiyatronun biraz da olsa toz..