Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Haziran '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Prangalı masalar

Prangalı masalar
 

Çanakkale/Kepez'de.


Şiirler bilirim.

İçinde “pranga” kelimesi geçen.

“Hasretinden Prangalar Eskittim”

Ahmet Arif’in en ünlü şiiri.

“Ard  arda kaç zemheri,
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu.
Dışarda gürül- gürül akan bir dünya
Bir ben uyumadım,
Kaç leylim bahar,
Hasretinden prangalar eskittim.
Saçlarına kan gülleri takayım,
Bir o yana
Bir bu yana

Seni bağırabilsem seni,
Dipsiz kuyulara,
Akan yıldıza,
Bir kibrit çöpüne varana,
Okyanusun en ıssız dalgasına
Düşmüş bir kibrit çöpüne.”

Şirin orta kısmını yazdım. Siz başını ve sonunu bulup okursunuz artık. Bu şiirin prangasına vurursanız kendinizi, ben sorumlu değilim.

*

“Prangalar vurun ayaklarıma
Kelepçeler takın kollarıma
Uçurumlar kazın yollarıma

Bırakmayın beni bırakmayın beni”

Yukarıdaki dörtlüğü şu ünlü şair yazmış desem, birden atlar eleştirmenler ”sanat” ararlar. Ferdi Tayfur’un bir şarkısının sözleri dersem, yoz müzik “arabesk” olur.

*

Pranga Nedir?

Birçok insan bu kelimenin anlamını bilmeyebilir. Hele şimdiki gençlerin %85’inin bildiğini zannetmiyorum. %15 bir umut olsun.

“Ağır ceza almış mahkûmların ayaklarına vurulan zincirden yapılmış kelepçe” demek.

Ağır sevda mahkûmlarına vurulan kelepçeler, ”sevda prangası” oluyor demek ki.

Ahmet Arif’te bir söylemiş, pir söylemiş.

“Hasretinden Prangalar Eskittim” şiiri herkesin okuduğu kadar anladığı, bir mükemmel şiir.

Bugün hâlâ dillerdeyse, herkes anlamış demek ki.

*

Şimdi pranga ile hiç alakası olmayan, bir konuya geçelim.

“Masa.”

Masayı herkes bilir.

“Masa masa” diye bağıran ve kafayı fıktıran bir öğrencimden çok çekmiştim. Kafayı yiyip “masa masa” diye bağıran çocukla ilgili olarak; Öğretmen çocuğun kafasını masaya vurmuş. Garibim ondan, “masa masa” diye bağırıyormuş.

“Masa” deyince aklıma Mustafa gelir, birde Edip CANSEVER’in “masa”  şiiri.

Adam masaya
Aklında olup bitenleri koydu
Ne yapmak istiyordu hayatta
İşte onu koydu
Kimi seviyordu kimi sevmiyordu
Adam masaya onları da koydu
Üç kere üç dokuz ederdi
Adam koydu masaya dokuzu
Pencere yanındaydı gökyüzü yanında
Uzandı masaya sonsuzu koydu
Bir bira içmek istiyordu kaç gündür
Masaya biranın dökülüşünü koydu
Uykusunu koydu uyanıklığını koydu
Tokluğunu açlığını koydu.
Masa da masaymış ha
Bana mısın demedi bu kadar yüke
Bir iki sallandı durdu
Adam ha babam koyuyordu.

…”

 

“Çağırdım geldiler.
Oturmasalar ölürdüm.
Oturdular öldüm.
Anlamadılar.”

Özdemir Asaf, böyle bir dörtlük yazmış. Başlık “masa” olmasa, nereye oturduklarını sorabilirdim.

Neyse.

*

“Oturdular öldüm/Anlamadılar” demiş ya şair. Bu söz Kepez’de sahildeki piknik yerindeki masalar için geçerli. Pikniğe gelenler, masaları kırıyorlarmış, ters çeviriyorlarmış, denize atıyorlarmış. Kimisi de masaları alıp, evinin bahçesine götürüyormuş. Masaları anlayan yokmuş, doğru kullanan çok azmış.

“Birde yediği çanağa….” meselesi var.

Belediye hizmet verirken, vatandaşın bu faziletli hareketleri, yeni çözüm yollarına yöneltmiş yetkililer.

Kepez Belediyesi’de masaları ayaklarından, piknik yerindeki ağaçlara zincirlemiş. Birerde asma kilit takmış.

Masalara, pranga vurmuşlar kısacası.

Ağaçlarla masalar, “prangalı dayanışma” içindeler şimdi. Masaların ayaklarındaki zincirler, ışıldıyor geceleri ayın şavkından.

Belediye, yanlış yapmış.

Vatandaşın, “denize masa atma özgürlüğünü” elinden almış.

Bu devirde, birde masalara pranga takmış.

Ağaçları da masaların başına gardiyan yapmış.

Masalara pranga vuramazsınız!

Masalara özgürlük!

Vatandaşın; “çöp atma, masa kesme, kırma, çalma, masaları odun yapma, çöpleri istediği yere dökme, şişe kırma, ağaçların tepesini koparma, parklarda koyun otlatma…” gibi faziletli özgürlüklerini elinden alamazsınız. (Faziletli özgürlük, iyi laf buldum ya.günümüze uygun)

Kepez Belediyesi’ni, “Avrupa İ… (yok) Masa Hakları Mahkemesine” şikâyet edeceğim. Akasya ağaçlarını da örgütlüyorum.

Bu çağda “prangalı masa mı” olurmuş.

Yaşasın! masaların özgürlük mücadelesi.

 
Toplam blog
: 420
: 1641
Kayıt tarihi
: 19.12.08
 
 

1957 Çanakkale/Yenice doğumluyum. Öykü ,deneme, şiir yazarım. Yazdığım bir çok şiirin bestesini d..