Prenses Diana - Leydi Di / Yurtdışından Bildiriyorum / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mayıs '12

 
Kategori
Yurtdışından Bildiriyorum
 

Prenses Diana - Leydi Di

Prenses Diana - Leydi Di
 

Prenses Diana - Leydi Di


 

Galler Prensesi

 

(Diana; Kızlık adı Spencer ailesinden,)

 

D. 1 Temmuz 1961 - Ö.31 Ağustos 1997)

 

Galler Prensi Charles'in ilk eşi idi.

 

Oğulları Prens William ve Harry, Birleşik Krallık ve ona bağlı on beş ülkenin tacına varis olarak ikinci ve üçüncü sıradadır.

 

 

Aktör Oliver Platt ikinci kuzenidir.

 

Audrey Hepburn'ün kuzenidir.

 

Humphrey Bogart ve III. Rainier'de kuzenleridir.

 

 

Ona Galler prensesi denirdi, ben her zaman mahzun prenses derdim. O her zaman mahzundu. O hep mutsuz görünürdü. Çok zor bir hayat yaşadığını düşünüyorum. Karşısında çok güçlü insanlar vardı. Daha ne olsun. Kraliçe ve oğlu… Onu sevmiyorlardı. O kendi ve çocukları hakkında kararlar veremiyordu. Zaten hayatının her anında acıları yaşamıştı. Babası güçlü bir adamdı. İngiltre Kraliyetine yakındı, ünvanı vardı. Annesi ile boşandıklarında belki de Diana için başlayacak olan acılar, üzüntüler halkasının ilki olmuştu.

Babası çocuklarını almış bir daha annelerine göndermemişti, onlar büyüyene kadar, kardeşleri ve Diana annelerine hasret kalmışlardı. Bu ne büyük bir kederdir…

Yetişkinliğinde de başka türlü sıkıntıları olmuştu genç kızın. Babasının eşini sevmiyordu. Babası başka yerde annesi başka yerde olunca onların arasında gidip geliyordu.

Onun zaten kırılgan bir kişiliği vardı.

Prens Charles’le evliliği hep hüzünlerle geçmişti. Eşinin eskiden beri süre gelen aşkı hep onlarla birlikteydi. Çokda enterasan bir durum vardı. Kadın evliydi, Diana’nın eşi ile ilişkisini ise herkes biliyordu. Dünya garipliklerle dolu!

Çocukları olduğunda hep merak etmişimdir, bu mahzun prenses ne kadar onlara sarılmış, ne kadar onların hakkında kararlar vermiştir ki…

Kraliçe karar verecektir, Prens karar verecektir.

 

İkinci oğlu dünyaya gelince belki nefes alırım, belki eşim daha yakın olur dediğinde onu tamamen kaybettiğinide o zaman anlayacaktı.

Prens artık onunla hiç ilgilenmiyordu.

O ruhsal sıkıntıları içinde olan biriydi. O genç kızlığında yakalandı bulimik rahatsızlığı daha da artmıştı. Sıkıntıları en çokda yalnızlığı onu başkalarına itti. Sevmek istedi, tek istediği sevmek ve sevilmekti. O çok sevilen biriydi ama yakınlarından görmüyordu büyük sevgileri.

 

Yanlış aşklar buldu, yanlışlar ve hatalar yaptı.

Sonra hayatının aşkını tanıdı… Dodi al Fayed ona âşık olmuştu, Diana’da belkide hayatında ilk kez bu kadar birini sevmişti.

 

Sonra olanlar oldu. Paparazzilerden kaçan şoför karanlık bir yerde kaza yaptı ve Leydi Di, Galler prensesi, Mahzun Prenses ve sevdiği adam hayatlarını kaybettiler.

 

6 gün resmi yas ilan edildi ve 6 Eylül 1997’de yapılan görkemli bir veda töreniyle Diana toprağa defnedildi.

 

Bütün dünya ona ağladı.

Bir ömür böylesine gelip – geçmişti. Diana mutlu olmuş muydu? Masallarda imrenerek söyleriz ya, bir varmış bir yokmuş, bir prenses varmış. Sarı saçları, mavi gözleri olan…

Öyleydi, onun mavi gözleri, sarı saçları vardı… Birde utangaç, çekingen hali…

 

Diana’yı resmi bir site böyle anlatmış. Aktarıyorum.

 

Diana Frances Spencer 1 Temmuz 1961 tarihinde İngiliz aristokrasisi içinde doğdu.

Edward John Spencer'in en küçük kızıydı.

Annesi Althorp Viskontesi Frances, babasının ilk eşiydi.

İngiltere, Norfolk'ta, Sandringham Park House'da doğdu.

Percy Herbert (kilise rektörü ve Norwich ve Blackburneski piskoposu) tarafından St. Mary Magdalene klisesinde vaftiz edildi.

Diana dört kardeşe sahipti:

 

Eşinden boşanan Frances Spencer, Diana'yı ve bir kardeşini de alarak Londra'da Knightsbridge'deki bir apartman dairesine taşındı.

Aynı yılın noelinde babalarını görmeye giden Spencer kardeşleri, Edward John Spencer annelerinin yanına göndermeme kararı aldı.

Frances Spencer dava açsa da eski eşinin nüfuzu nedeniyle çocukları geri alamadı.

1975 yılında büyük babalarının (7. Earl Spencer, Albert Spencer) ölümünden sonra babaları 8. Earl yeni Kont olunca, Diana da Lady ünvanını kazandı ve Lady Diana Frances Spencer oldu.

 

1976 yılında Edward John Spencer romantik kitaplarıyla ün yapmış Barbara Cartland'ın tek kızı Raine (Dartmouth Kontesi) ile evlendi.

Diana için Glasgow, İskoçya'ya taşınan annesinin ve İngitere'deki babasının evleri arasında gidip gelen parçalanmış bir yaşam başlamış oldu.

Okula gittiğinde sadece Diana'nın babası ve annesi ayrılmıştı, bu Diana'ya çok zor geldi, o zaman İngiltere'de boşanma çok farklı bir şeydi.

Diana ve kardeşleri Raine'i sevmedi.

Charles Spencer'in düğününde Raine ve Diana tartışmışlardı.

Diana'nın ölümünden önce barıştılar, bazen beraber öğle yemeği yediler. Diana son yıllarda annesiyle de barıştı; çocukluğunda annesi gittiği için mutlu değildi.

 

Diana, kökeni Stuart'lardan gelen aristokrat bir aileye mensuptu.

Anne tarafında İrlandalı, İskoçyalı, İngiliz ve Amerikan atalarına sahipti. Büyük ninesi New York'lu zengin bir mirasyedi olan Frances Work'tu.

Baba tarafından Diana, evlilik dışı dört oğlu yoluyla İngiltere Kralı 2. Charles'ın soyundan geliyordu.

Spencer'ler yüzyıllardır Kraliyet ailesi ile yakın ilişki içinde olmuşlardır. Diana'nın anne tarafından büyük annesi, Ruth, Lady Fermoy, uzun süre arkadaşı ve yardımcısı idi.

 

7 yaşındayken Diana okula başladı.
Kings Lynn'in West Heath Girls' School'unda öğrenip kaldı.
Okulda ders çalışmaya çalıştı fakat hiç 'O Level' sınavlarını geçmedi.
Ablası, Lady Sarah, gibi davranmaya çalıştı, biraz yaramaz oldu ama çok arkadaş yaptı.
1977 yılında Rougemont, İsviçre'de bulunan Institut Alpin Videmanett'e kaydoldu.
Eve dönmek istedi, babasına sürekli mektuplar gönderdi ve birkaç hafta sonra eve döndü.
Bu sırada henüz 16 yaşında olan Diana, ileride eşi olacak kişiyi ilk kez ablası Lady Sarah'ın flörtü olarak tanıdı.
Lady Sarah gibi davranmak istiyordu ve 18 yaşında olduğu için babası ona bir hediye verdi.
Lady Sarah onun için bir apartman buldu ve babası aldı.
Okuldan arkadaşları, Carolyn Pride, Virginia Pitman ve Anne Bolton ile bir apartmanı paylaştı.
Londra'da kalırken yemek yapmaktan nefret etmesine rağmen yemek kursuna ve Kensington'daki Madame Vacani's Dance Academy'ye giden Diana, daha sonra Young England Kindergarten hemşirelik okulunda iş buldu.
Evli arkadaşlarının evlerinde temizlik yaptı.
Prens Charles'in aşk yaşamı ve çeşitli göz alıcı ve cazibeli aristokrat kadınlarla ilişkileri daima basının spekülasyonlarına konu oluyordu.
Prens Charles otuz yaşında evlilik için artan bir baskı altındaydı.
Yasal olarak tek istek gelinin Katolik Kilisesi'inden olmamasıydı.
Geleneklere göre Protestan olması ve İngiltere Kilisesi'nin üyesi olması gereken gelinin soylu bir ailenini mensubu olması da tercih sebebiydi.
Tüm bu özellikleri taşıyan Diana'nın Prens Charles'le evliliğine Spencer'ler ve Kraliyet Ailesi sıcak bakıyordu.
Çünkü bu evlilik İngiliz hanedanın gelecek planları ve milenyumun eşiğinde ciddi bir krize düşen İngiliz halkının nostaljik düşleri için de umuttu.


Nişanları 24 Şubat 1981'de resmiyet kazandı.

Sonunda 29 Temmuz 1981 de tüm dünya televizyonlardan naklen verilen St.Paul Katedrali'nde gerçekleştirilen düğün töreni için ekranları başına geçti.

Yaklaşık bir milyar kişinin izlediği törende 20 yaşındaki Daina'nın utangaçlığı gözlendi.

Dünya liderlerinin davetli olduğu törende Diana, Cantebury Başpiskoposu'nun onayıyla Galler Prensesi oldu.

Gelecekte Birleşik Krallık tahtının Kraliçesi olacaktı.

Diana'nın babası o gün BBC kameralarına Yüzyıllardır Spencer Ailesi'nin Monarşiye değerli katkıları olmuştur. Eminim bu günden itibaren geleneğimizi Diana yaşatacak, içten sadakatiyle Kraliyet Ailesi'ne eşsiz hizmetlerde bulunacaktır. Şeklinde konuşmuştur.

 

İskoçya'da tatile çıkarken Diana hamile oldu.
Evliliği ilk aylar Diana'ya kolay gelmediği için hamile olduğuna çok mutlu olmuştu.
21 Temmuz 1982'de Diana anne oldu.
Bebeğin erkek olduğuna herkes mutlu olmuştu, ona William adını koydular.
Doğumdan sonraki evliliği mutlu değildi.
Prens Charles hala Camilla Parker Bowles'e aşıktı.
Diana kocasın kendisini sevmesini istedi fakat Prens Charles Diana'yı tanımaya çalışmamıştı.


Evlenmeden önce Diana bulimik oldu.

Evlenirken bulimia rahatsızlığı daha kötü oldu.

Dört sene evliliği iyi geçti ama Prens Harry'nın doğumunda Diana kocasında bir fark hissetmişti.

Daha sonra 'o gün evliliğim öldü' dedi.

 

Her şeye rağmen evliliğini düzeltmek istedi. Fakat Charles Camilla'ya âşıktı ve hiçbir şey fark etmedi. Sürekli tartıştılar, birkaç kere Diana kendine kestirdi ama Charles boşverdi.
1985 yılında Prens Andrew ilk kez Sarah Ferguson'la tanıştı. Kralice ve ailesi Diana'nın Sarah gibi davranmasını istedi. Diana'yı ona benzetmeye çalıştı ama benzettiğinde kraliçe ve Prens Philip payladı. Diana ne yapacağını bilmedi, kendine çok kötü hissetti ve bulimiası daha kötü oldu.


Yıllarca Prens ve Prenses öylece devam etti.

1992 yılında ayrıldılar, Charles Highgrove evinde kaldı ve Diana Kensington sarayında kaldı.

Diana ve Andrew Morton bir kitap yazdı, Diana'nın biyografisi, 16 Temmuz'da piyasaya çıktı.

Charles apaçık bir şekilde Camilla'yla görüşmeye başladı.

Boşanmadan önce Diana'nın da birkaç sevgilisi vardı, en ünlüleri rugby oyuncusu Will Carling ve asker James Hewitt.

1995 yılında Diana bir 'Panorama' röportaj yaptı.

Evliliğinde herkese ne olduğunu anlatmak istedi.

Hergün gazetelerde yanlış masallar vardı, mesela Diana'nın burnuna estetik ameliyat yapılmalıydı.

Gizlilikle birkaç BBC TV muhabiriyle görüştü, görüşmeci Martin Bashir'e bulimiasını, evliliği ve nasıl halka yardım etmeye çalıştığını anlattı.

"Bu evlilikte biz üç kişiydik, yani biraz kalabalıktı" dedi ve boşanmak istemediğini söyledi ama 'kalplerin kraliçesi' olmak istediğini anlattı.

20 Kasım 1995'te BBC 1 kanalında yayınlandı, daha önce hiçbir prenses o kadar açık konuşmadığı için herkes şaşakaldı. 22,8 milyon kişi onu izlemişti.

1995 yılında Kraliçe, Panorama röportajı izledikten sonra, Charles ve Diana'ya ayrılmamalarını söyledi.

Başbakan da (John Major) ayrılmalarını istedi.

28 Ağustos 1996'da boşandılar.

Kolay bir boşanma için Diana £17 milyon'u eski kocasından aldı ve hiç kimseye ne olduğunu anlatamadı.

Diana'nın unvanı değiştirildi, artık HRH Galler Prensesi değil, sadece Diana, Galler Prensesi.

Tekrar evlenseydi hala bir prenses olamayacaktı.

Bir yılda oğullarıyla sadece iki ay geçirebildi, Diana'yı en çok üzen de bu oldu.

Pakistanlı kalp cerrahı Hasnat Khan'a aşık oldu.

Diana evlenirken onunla flört etmeye başladı ve iki sene beraber kaldılar.

Fakat Hasnat'ın kültürü farklı olduğu için ilişki olmadı ve bu Diana'ya çok keder verdi.
Hemen Dodi Al Fayed'le görüşmeye başladı.
1997 yılında Dodi Al Fayed'le birkaç tatile çıktı.
Ağustos ayında Akdeniz'de Dodi'nin 'Jonikal' yatında kaldı.
Çok paparazzi kovaladığı için Diana ve Dodi Paris'e dönmeye karar verdi.
Dodi'nin babasının otelinde kalmak istediler.
31 Ağustos sabah saat on iki buçukta Dodi'nin apartmanına gitmek için otelden çıktılar.
Otelin arkasından çıktılar fakat paparazzi onları bekliyordu.


Giderken şoför (Henri Paul) yolu şaşırdı ve karanlık bir tünelde kaza yaptı.
Henri Paul ve Dodi al Fayed olay yerinde hayatını kaybetti.
Paparazziler fotoğrafları çekerken ambulans geliyordu.
2 saat doktorlar Diana'nın hayatını kurtarmaya çalıştı.
Saat dörtte Prenses Diana yaşamını yitirdi.
Sadece Diana'nın koruma görevlisi, Trevor Rees-Jones hayatta kaldı.
Haberi duyduğunda Prens Charles, Earl Spencer ve Diana'nın kız kardeşleri İngiltere'den hemen Diana'nın yanına gitti.
Sabah da Diana'nın bedeni İngiltere'ye döndü.
6 gün resmi yas ilan edildi ve 6 Eylül 1997`de yapılan görkemli bir veda töreniyle Diana toprağa defnedildi.
Ayrıca öldüğünde sarayın önüne yüzbinlerce not ve çiçek bırakıldı.
Prens Harry bir not yazdı:
"Mummy"(anneciğim) ve tabutuna bıraktı. 2.5 milyar kişi Diana'nın cenazesini izledi. İngiltere'de bütün kanallar cenazesini gösterdi. Bazı söylentilere göre Prenses Diana'nın ölümünün bir suikast olduğu düşünülmektedir. Ama bunu kanıtlayan bir delil ortaya çıkmamıştır.
Tony Blair onu 'Halkın Prensesi' olarak adlandırdı.
Diana halen daha unutulmayan efsanevi denebilecek bir kişiliktir.
İngiltere'de gazetelerde her gün Diana'nın hakkında haber vardır.
1 Temmuz 2007'de Diana için bir konser düzenlenmiştir.
Her yaz Diana'yı sevenler Althop Evine giderek Halkın Prensesi Diana'yı anarlar.
Onun kıyafetleri ve kullanığı birçok eşya bu evdedir.


Ayrıca evin bahçesindeki gölün ortasındaki adada da Diana'nın mezarı olduğundan birçok yerli ve yabancı turist Althop Evi'ni ziyaret etmektedir.(alıntı)

 

 

Nazan Şara Şatana

http://www.facebook.com/#!/profile.php?id=100002892442552

http://twitter.com/#!/nazansarasatana

 

 
Toplam blog
: 1731
: 4678
Kayıt tarihi
: 09.12.10
 
 

Turizmci; Genel müdür Yazar ; Romanlar, senaryolar müzikkaller... Sinema filmleri, TV filmleri.....