​ Prezentıbl mısınız? / Mizah / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ekim '06

 
Kategori
Mizah
 

Prezentıbl mısınız?

Prezentıbl mısınız?
 

Bu işsizlik sorununa bir çözüm bulmak lazım. Önce ilanları anlamakla başlamalı... İşsizliğin kol gezdiği bir ülkede bütün gazetelerin iş arama sayfalarında aynı ilan “üniversite mezunu, iş tecrübesi olan , prezentabl eleman aranıyor”. Peki üniversiteyi bitirmiş adam bu işe başvurunca ne oluyor? Almıyorlar! Neden? İş tecrübesi yok. Doğru ya iş tecrübesini de üniversitede almak lazım. Türkiye’de eğitim çok kaliteli olduğu için üniversiteler aynı zamanda iş tecrübesi de veriyor. İşveren de haklı olarak bekliyor ki gencecik çocuklar gelsin, yirmi yıllık iş tecrübesi getirsin. Böyle işverene böyle öğrenci!

Zaten bir avuç üniversite var, girenler de can derdinde, bari bir hayat garantisi olsun! Adam üniversiteye giriyor ama hayatı pamuk ipliğine bağlı. Ne farkımız kaldı Rusya’dan? Geçelim... İş ilanlarında sürekli rastlayıp da anlayamadığınız sözcükler var mı? Ben prezentabl kelimesine takmış durumdayım ve bu konuya bir açıklık getirmeden rahat edemeyeceğim. Mesela nasıl prezentabl olunur? Prezentabl nedir? Kim prezentabl olur? Prezentabl’ın direk Türkçe karşılığı “sunulabilir”. Yani işveren ilan hazırlarken diyor ki “şöyle tecrübeli, üniversite mezunu, az paraya talim eden bir eleman istiyorum. Herkes tarafından duyula! Ha, bu arada mutlaka prezentabl olsun!”. Aslında prezentabl falan hikaye. Yirmi yıl önce kim duymuş prezentabl eleman diye bir şey? İşveren de bilmiyor ki prezentabl ne! Tek istediği, toplum önüne çıkabilecek, işe uygun , adam gibi bir eleman. On cümleyle açıklayacağı şeyi “prezentabl” deyip geçiyor o da çünkü daha pratik.

Zaten Türkiye’de işsizlik öyle bir dereceye geldi ki insanlar işe girebilmek için her şey olmaya hazırlar. İş ilanları çekilen çilenin yalnızca yarısı. Bizim ülkede genelde kazığın ucu gösterilir, geri kalan kısmı birebir görüşmelerde sunulur ki daha samimi bir hava doğsun hem de prezentabl olsun. Bu yüzdem iş görüşmeleri genelde ilanlardan daha vahim olur. Önce birkaç kişilik bir ekip sizi sorgu amiri gibi soru yağmuruna tutar. Sorular da tahmin bile edilemeyecek cinsten: motivasyonun ne? Neleri değiştirmek istersin bu şirkette?, vs. Artık öyle bir hal aldı ki bu iş çaycıdan bile CV isteyecekler. Görüldüğü gibi devletin tepesinden başlatıp en aşağıya kadar damlayan pis bir su var ve birinin bunu temizlemesi lazım. Politikacılarımız konuştukları kadar iş yapsalardı şuan Japonlar’dan daha ileri bir teknolojiye sahiptik. Gerçi Japonya’da bile bizdeki kadar cep telefonu kullanan yok ya neyse...

 
Toplam blog
: 128
: 1989
Kayıt tarihi
: 03.10.06
 
 

Gözlerini kapat ve düşün: bir cümle kaç kişide farklı etki yaratır? Birbirimizi anlamanın gittikçe z..