- Kategori
- Kişisel Gelişim
Problemlere yaklaşım

Yaşam, sürprizlerle ve belirsizliklerle dolu; hayatta problemler, engeller, zorluklar olabilir; önemli olan bu problemlere vaktinde alternatif çözümler üretebilmektir. Kritik bir zamanda verilen karar güvenliği, konforu, verimliliği ve geleceği de şekillendirir. Doğru karar için şartların doğru algılanması, alternatiflerin ve emarelerin iyi değerlendirilmesi ve uzmanların görüşlerinden faydalanmak gerekir. Önemsiz gibi görünen küçük sorunlara hızla çözüm bulmak, benzerlerinin oluşmasını ve büyümesini önler. Bir işin başlangıcında gösterilen tutum, işin seyrini ve dolayısıyla sonucunu da etkiler. Davranış, olumlu ve gelişmeye açık olduğunda, vizyon genişler ve gelişme başlar.
Kırık Camlar Teorisi (The Broken Windows Theory), Wilson ve Kelling adlı iki Amerikalı tarafından 1982 yılında ortaya atılmış. Bu teori şu şekilde izah ediliyor: "Bir kaç camı kırık olan bir bina düşünün. Eğer camlar tamir edilmezse, kimi kendini bilmezlerin eğilimi, başka camları da kırmak olacaktır. Sonuç olarak binaya daha büyük zararlar vereceklerdir ve binada yaşayanlar yoksa belki de mülkü işgal edecekler veya ateşe vereceklerdir veya üzerinde biraz çöp birikmiş bir kaldırım düşünün. Biraz sonra daha fazla çöp birikecek, sonunda insanlar, artık olarak çıkan çöp poşetlerini oraya bırakmaya devam edecekler veya arabalara zarar vereceklerdir.” Kısaca bu teorik durumu “Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur.” atasözüyle özetleyebiliriz.
Kırık Camlar Teorisine göre riskler veya sorunlar, büyümeden çözüm bulunursa, ileride doğabilecek çok daha büyük sorunlar önlenmiş olur. Hastalık ne kadar erken, doğru teşhis edilir ve tedavisi de yapılırsa, problem büyümeden çözülmüş, şifa bulmuş olur.
Sorular:
1. Günlük yaşantınızda karşılaştığınız problemleri çözmek için neler yapıyorsunuz?
2. Sorunlarınızı, paylaşıyor musunuz?
3. Sorunlarımızı açtığımız kişi, gerçekten güvenilir mi? Sır tutar mı? Bilgili ve tecrübeli mi?
-
Uygar insanlar, konuşarak problemlerini çözebilirler. Uygun bir zamanda problemimizi doğru kişilere açmak, sosyal çevremizdeki samimi kişilerin önerileri ve seviyeli İnternet forumları çözüm getirebilir. Güvenilir arkadaşlarla beyin fırtınası yapmak, değişik fikirleri irdelememizi sağlar. Büyük zekâlar, birlikte düşünürler.
-
Sorunlarımıza çözüm bulabilmek için dilimizi ve iletişim araçlarını doğru ve etkin kullanmalıyız.
-
Hangi sorunda, nereye müracaat edebileceğimizi bilmeliyiz.
-
İnançlı ve metanetli olmalıyız.
-
Olumsuz düşünmek aldatılma olasılığını azaltıyor, fakat pozitif düşünceli bir yapıda olmalıyız.
-
Sudan meseleler ve tartışmalar fazla büyütülmemelidir. Bazı konulara esprili bir yaklaşım göstermek, gerginliği önler... Aşırı ciddiyet, düşünme kapasitesini düşürür; zihni biraz rahat bırakmak, ani çözümleri beraberinde getirebilir...
-
Aniden öfkelenerek sergilenen davranışlar kırıcı olabilir, bu nedenle öfkenizi kontrol altına alın. Öfkelendiğiniz zaman sizi sinirlendiren ortamdan uzaklaşmak, bir süreliğine yürüyüşe çıkmak, duyguları bir kağıda dökmek ve konuşmak, öfke kontrolüne yardımcı olabilir... Öfkeyle kalkan zararla oturur. (Atasözü)
-
Yapmanız gereken bir seçimle karşılaştığınızda en az üç alternatif yol bulmaya çalışın. Seçeneğin bedeli ne olacak? Hayatınıza bir şey mi katacak yoksa daha fazla strese mi yol açacak?
-
Sportif, kültürel ve sanatsal aktiviteleri yapmak ve bunlara katılmak, hem yeni dostluklar kurmamıza olanak verir hem de rutin dışına çıkarak, deşarj olmamızı sağlar... Hafta sonları eğlenceli bir aktivite gerçekleştirme hedefi konulabilir. Yaptığınız işten farklı bir hobi edinebilirsiniz. Yeni şeyler öğrenerek kendinizi geliştirebilirsiniz. İçe kapanık değil, dışa dönük bir yaşam tarzı benimsenmeli...
-
Mutluluk değişken dış çevre koşullarıyla birlikte, insanın kendisine de bağlıdır. Etrafınızdaki dünyanın güzelliğini fark edin. Bütçemize göre turistik gezilere çıkmak ve tatil yapmak iyi bir dinlenme ve sorunları unutma yöntemi olabilir...
-
Sağlıklı olma hali fiziksel, ruhsal ve sosyal açılardan iyi olma hali olarak tanımlarsak, stresin sağlığımızı bozmaması için onu üreten faktörleri bertaraf etmeliyiz...
-
Sorunlarımızı en iyi anlayan ve bizden karşılık beklemeden şefkatle yaklaşan ebeveynlerimizdir, değil mi?
Herkes kendi kaderinin demircisidir. (Alman Atasözü)
Şen ve esen kalınız,
Şenol ELBAY