​ Psikologların mesleki hakları verilmeli / Psikoloji / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Haziran '13

 
Kategori
Psikoloji
 

Psikologların mesleki hakları verilmeli

Psikologların mesleki hakları verilmeli
 

Psikologlar, Mesleki hakları için 2011 yılı Nisan ayında Ankara'da eylem yapmışlardı.


TABABET VE ŞUABATI SAN'ATLARININ TARZI İCRASINA DAİR KANUNDA EK MADDE 13’DEKİ HUKUKİ EKSİKLİKLERi ile PSİKOLOGLARIN MAĞDURİYETLERİ..
 
TBMM'de 2011 yılı Nisan ayında dönemin Trabzon (şimdi Ankara) Milletvekili Cevdet Erdöl ile Adana Milletvekili Necdet Ünüvar’ın verdikleri teklifle torba yasa kapsamında Tababet ve Şuabatı Sanatlarının tarzı icrasına dair kanuna eklenen 13. madde ile Hekimlik dışındaki sağlık personellerinin durumu yeniden düzenlenmiştir. Buna göre; Psikologlar dışındaki sağlık meslekleri için Lisans mezuniyeti yeterli görünürken, Psikologların mesleki tanımlamaları için “Klinik Psikolog” olma şartı ortaya konmuştur. Oysa ülkemiz mevzuatına göre, meslek sahibi olarak tanımlanmak için aranan kriter yüksek lisans değil, lisans mezuniyetidir. Bununla ilgili pek çok Danıştay kararı bulunmaktadır. (Emsal Danıştay Kararları için; http://yukselcakir.blogspot.com/2011/11/danistay-kararlari-ckan-yasann-mevzuata.html )
 
Bu yasada, hem Psikologları mağdur edici hem de anayasa ve yasalara aykırı ibareler bulunmaktadır. Bununla birlikte uygulanabilirliliği zor ve mesleki haklarımızdan bizleri yoksun bırakan bu yasanın, kamu mevzuata uygunluğu da yoktur. Bu yasanın resmi gazetede yayınladığı 21 Nisan 2011 tarihinden kısa bir süre önce Psikolog İnisiyatif Hareketi, 'Psikologlar teknikere dönüşmek istemiyor' diyerek Ankara’da Abdi İpekçi Parkında yasanın hukuksuzluğunu bir Basın Açıklaması yaparak protesto etmişlerdir. (Psikologların yaptığı Basın Açıklamasının tam metni: http://1000psikolog1yurek.blogcu.com/basin-aciklamasi-yeni/10212500 )
 
Öncelikle bu yasayla Psikoloji mezunu olanların Klinik Psikoloji olmadıkları için Sağlık Bakanlığı bünyesinde görev yapmaları imkânsız hale getirilirken, psikoloji mezunu olmayanlara da akademik kariyerle Klinik Psikolog olma yolu açılmış olmaktadır. Böylece ruhsal tedavide de büyük bir kaosun önü ‘hukuken’ açılmış olacaktır.
 
Psikoloji lisans mezunları ya da Klinik Psikoloji alanda yüksek lisans (üniversitelerdeki Klinik yüksek lisans programındaki kontenjan adaletsizliliği yüzünden) yapamamış ve başka alanlarda yüksek lisans yapmış Psikoloji mezunları olarak ASLA KLİNİK YÜKSEK LİSANS YAPMAYA KİMSE KARŞI DEĞİLDİR; ancak her yıl bu programı açmış üniversitelerin 5- 10 kişinin kabul ettiği yüksek lisans programlarına katılmak da neredeyse imkânsızdır. (Mesela; Hacettepe ve Ankara Üniversiteleri Klinik yüksek lisans programlarına 2010 yılında 5'er kişi, ODTÜ ise 10 kişi almışlardır, bu yasayla bağlantılı olarak lütfen düşünün kaç kişi klinik psikolog unvanı alabilir ve hastanelerde görev yapabilir)
 
Üstelik akademik kariyer tek başına sahada (hastanelerde, kliniklerde) çalışmak içinde yeterli olmamalıdır. Bizim önerimiz; tıpkı Avrupa'da olduğu gibi Klinik Psikolog unvanı almak için sadece akademik kariyer aranmamalı Sağlık Bakanlığının 2 seneye yayılmış Hizmet içi eğitimleriyle de bu yapılabilmelidir. (Avrupa'da Psikologların serbest olarak çalışma hakkı elde etmek için 3 yıl fakülte artı 2 yıl yüksek lisans veya karşılığı ders saati kadar hizmet için eğitim artı 1 yıl da süpervizyon yapmaları gerekir; 3+2+1. Kaynak: EFPA)
 
Sağlık Bakanlığı, bahsi geçen yasa sonrası kamuda ve özelde çalışan Psikologlara 2012 ve 2013 yıllarında 3 kez “Psikolojinin Tıbbî Uygulamaları Sınavı” yapmış ve başarılı olanlara Sertifika vermiştir. Ancak Sağlık Bakanlığı tarafından verilen bu sertifikaların, muhtevası henüz belli olmamıştır (Bu resmî sertifikaya sahip olanlar yasanın tanımladığı Klinik Psikolog gibi çalışabilecekler mi ya da bu sertifikaya sahip olmayan Psikologlar kamuda veya özelde çalışamayacaklar mı, henüz netleşmemiştir)
 
Ülkemizde 1970'li yıllarda (Mühendislik) ve 1990'lı yıllarda (Tarih, Coğrafya gibi) bazı bölümler 5 yıl eğitim yaparak mezunlarına yüksek lisansla okulu bitirme imkânı tanımıştır. İleriki dönemlerde de Psikoloji bölümlerinde bu da uygulanabilir; böylece Psikoloji bölümleri 5 yıl yapılır ve mezun olanlar yüksek lisans yapmış olarak mezun olmuş olurlar.
 
Ayrıca bu yasayla, Psikoloji mezunları kelimenin tam anlamıyla meslek unvanına sahip olmaktan çıkartarak birer teknisyene dönüştürülmek istenmektedir ve bu yasa başta Anayasanın başta eşitlik ilkesi olmak üzere pek çok maddesine de aykırıdır. Bugün 4 yıl okuyan mühendislik yapabiliyor, 4 yıl okuyan savcılık, hâkimlik yapabiliyor ama Psikologların meslekî hakları ellerinden alınmaktadır. Bu yasayla diğer meslek gruplarının lisans eğitimleri yeterli görülürken, Psikoloji mezunları yetersizlikle itham edilmektedir. Fizyoterapist lisans mezunu, odyometrist lisans mezunu, diyetisyen lisans mezunu v.b. olarak yeterli görülürken, Sağlık Bakanlığı’nda çalışacak olan Psikologda yüksek lisans şartı aranması anayasanın eşitlik ilkesine de aykırıdır
 
Kamu personeli atamalarında hiçbir kadro için yüksek lisans şartı aranmazken, Sağlık Bakanlığı’nda çalışacak psikologlar için bu şart getirilmek istenesi de hukuk devleti vasfına yakışmayan bir tutumdur. Devlet Personel Başkanlığının 09/ 05 / 2007- 8128 tarih sayılı mütalaasında; Nitelik Kod Kılavuzunda öğrenime ilişkin koşullar Yükseköğretim Kurulu Kararlarında belirtildiği üzere unvanların Lisans seviyesinde kazanılacağı, lisansüstü öğrenimlerin ise bu unvanların değiştirilemeyeceği dikkate alınarak lisans, önlisans ve ortaöğretim olarak belirlenmiştir. Psikoloji dışındaki diğer alanların “Klinik Psikolog” unvanı almaları bu düzenlemeye aykırıdır.
 
Bilinmelidir ki; Hastanelerde çalışan Psikologlarımız, verilen psikolojik hizmetlerinin tamamına yakın kısmını üstlenmişlerdir. Tam tersine, akademik unvana sahip birçok psikolog üniversite bünyesinde çalışmayı tercih ederken, bu unvana sahip klinik psikologların bir kısmı da hiç hasta/danışan görmemiş ve klinik tecrübeleri de bulunmamaktadır.
 
Psikoloji eğitimin yetersiz olduğuna samimi bir şekilde inanan varsa YÖK ile görüşüp, eğitimlerin kalitesi arttırılarak 5 yıla çıkarılmasını önerisini götürebilirler veya üniversite verilen derslerin toplam kredi sayıları artırılarak eğitimin daha verimli hale getirilmesini sağlanabilir
 
Unutulmamalıdır ki Psikologlar; kamuda sadece Sağlık Bakanlığı bünyesinde değil, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere pek çok Bakanlıkta görev yapmaktadır. Dolayısıyla Psikologlar, bir kaç paragraflık ve sadece Sağlık Bakanlığını kapsayacak bir yasayla hapsetmeyip, bağımsız bir "Meslek Yasasına" sahip olmalıdır. Ancak Türk Psikologlar Derneği (TPD) yönetiminin akademisyenlerden oluşması ve sahada çalışan Psikologların problemlerine duyarsız kalması da Bağımsız Meslek Yasasının çıkmasının önündeki en büyük handikaplardan biridir.
 
Bundan sonra hepimize düşen görev; yasanın tadili için Parlemento bazında yeni bir çalışma yaparak; hem çalışan psikologlara karşı uygulanan fiili bir haksızlığı önlemek hem de psikolog adaylarımıza karşı tarihi sorumluluğumuzu yerine getirmektir.. 
 
Psk. Nedim Yüksel ÇAKIR
 
www.facebook.com/nedimyukselcakir
 
www.facebook.com/groups/gencpsikologlar
 
Toplam blog
: 37
: 1946
Kayıt tarihi
: 28.01.12
 
 

Klinik Psikolog (Ankara) Aile Danışmanı Fenerbahçe Kongre Üyesi www.twitter.com/yukselcakir  ..