Rasgele / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Mayıs '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Rasgele

Bugün biraz işçiden, memurdan, köylüden, esnaftan söz etmek istiyorum. Madalyonun asıl yüzünden.

Birilerinin köşelerinde “Devlet beslemesi” olarak nitelendirip saldırdığı, namusuyla, alnının akıyla, dalavere, alavere yapmadan yasal süreyi tamamlayıp emekli olan binlerce

İşçimiz, memurumuz var.

Gel gör ki, görev süresi boyunca aldıkları ücret, yalnızca olmazsa olmaz ihtiyaçlarına yettiği için, hiçbiride yaşlılıklarında kullanabilecekleri bir birikime sahip değildirler.

Bu onların beceriksizliklerinden, iş bilememelerinden de kaynaklanmaz.

Bu insanlar vergilerinide peşinen ve tıkır tıkır son kuruşuna kadar devlete ödemişlerdir. Ödemektedirler.

Neki, bu insanlar görev alanlarını ticari amaçla kullanmamışlar bu akıllarının ucundan bile geçmemiştir. Varsa içlerinde birkaç yanlış yapan onlarda kısa zamanda deşifre olmuştur.Olmaktadır.

Binlerce işçi, memur, emekli, köylü, esnaf geçim derdinde çırpınmaktadır.

Ekim mevsimi sonrasında toprağa saçtığı tohumdan verim alabilmek için onbinlerce köylümüz yağmur duasına çıkmakta. Yetkili ve etkili kişilerin sulama projelerindeki hataları ve yanlış su kullanımı projeleri nedeni ile, su havzalarında var olan yer altı suyununda tükenme aşamasına gelmesi nedeni ile de köylünün fazlada yapacak şeyi yok aslında.

Esnaf ise sabah açtığı kepenklerini siftah etmeden akşam kapatma durumundadır.

Bankalarda kredi kullanan küçük ve orta ölçekli iş yerleri ise aldıkları borçların geri ödemesini nasıl yapacaklarının hesabı ile boğuşmaktadırlar.

Kredi kartı kullanan vatandaşların işi ise çok daha zor. Her ay kart borcunu ödeyemeyenlerin sayısı artmaktadır.

Kısacası “ekonomik tsunami” vatandaşa geliyorum diye el sallamakta, kıs kıs gülmektedir.

İşçiler ise işinin başında muhtaç olmama dürtüsünün verdiği bilinçle çalışmakta, görevini yapmaktadır. Memurlarda zaten görevinin gereğini yerine getirmektedirler.

Kısaca tüm bu kesim çalışanları, çoluk çocuklarının rızkını bazen terleyerek, bazen

Güneşin yakıcı sıcaklığında, bazen masa başında, bazen tezgahta, torna başında çıkarmaya çalışıyorlar.Yağmura, çamura, sıcağa, soğuğa aldırmadan.Yalınayak başıkabak misali koşuşturmaktalar.

Şimdi birde madalyonun diğer yüzü var.

Ülkenin kaymağını yiyenler.Ağababası, dayısı, amcası olanlar.Bunlar doğuştan ticari yeteneğe sahiptirler. Kısa zamanda paraya para demezler.Yatları, katları, gemileri, holdingleri vardır.

Yazın Marmaris, Bodrum, Çeşme’dedirler.

Kışın Ankara, İzmir, İstanbul’da villalarında poker partisi çevirirler.

Gitmedikleri gezmedikleri ülke, yer kalmamıştır.Ahir zamanda ömürlerini zevk-ü sefa

İçinde geçirirler.

Diğer yandan son zamanlarda ticarette hızla yükselen çocuklar vardır.Bunlar maşallah yeteneklidirler.Son derece zeki, işbitiricilerdir.Akıllıdırlar.

Ağababalarının, amca ve dayılarının gözetim ve denetiminde iş yaparlar.Kısa zamanda işlerini büyütür, değişik yerlerde iş yeri açarlar.

Şaşıp kalırsınız bunlara.”Aşk olsun çocuklar aşk olsun !” dersiniz.

Bunlar işi bilirler.Hangi malı ithal edip hangisini etmeyeceklerinin hesabını iyi yaparlar.

Mısır, yumurta, gübre, fosforik asit, pirinç ticareti ilgilendikleri alanlardır.

Babaları, yürü ya evladım demiş, onlarda ağababalarının yüzünü kara çıkartmamak için “yürümeyi bırakmış, son sürat koşmuşlardır.Girişimcilik ve işbitiricilikte kendilerini kanıtlamışlar, göğsümüzü kabartmışlardır.”

Sıkıştıkları, zorlandıkları durumlarda, amcaları, dayıları yanlarında bitivermiş, yerli yabancı bankalardan kredi, para işini kısa zamanda halletmişlerdir.

Bunların kimisi “mısır” kralıdır, kimisi “pirinç” kralıdır, kimisi “internet üzerinden pazarlamacılıkta” kraldır, kimisi “gübre” kralıdır, kimisi “gemicilikte” kral olmaya koşmaktadır.Say say bitmez iş imkanı ve alanı çoktur yani.

Memur, işçi, emekli, köylü, esnaf borç batağında.Ücretli ay sonunu nasıl getireceğinin hesabında. Köylü mazot, gübre, ürün derdinde.Esnaf siftah etmeden kepenk kapatmanın dayanılmaz hafifliğini yaşamakta.Emeklimi ! kimden bahsediyorsunuz geçiniz efendim…

 
Toplam blog
: 210
: 910
Kayıt tarihi
: 04.05.08
 
 

Eğitimciyim. Bir insanın çağdaş bir gelecek için, aydınlanma için çok okuması gerektiğine inanıyo..