​ Rasim Şimşek öğretmenimizle yıllar önce yaptığımız söyleşiden (Nisan 1990) / Dilbilim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Mart '14

 
Kategori
Dilbilim
 

Rasim Şimşek öğretmenimizle yıllar önce yaptığımız söyleşiden (Nisan 1990)

Rasim Şimşek öğretmenimizle yıllar önce yaptığımız söyleşiden (Nisan 1990)
 

KIYI, EYLÜL 1990,TRABZON


“Kişi kendi diliyle düşünür.” Gerçeğinden yola çıkarak dil – düşünce ilişkisini, Türkçe Anlatım adlı yapıtınızda ele alıp işlemişsiniz. Bunu, izleyiciler açısından değerlendirir misiniz?

DİL DÜŞÜNCE BAĞLANTISI

Bir dilbilimcinin (A.Dilaçar) dediği gibi, “Dünya, bireyin ruhunda bir sözlük gibidir; o onu anadiliyle okur.”  Bu nedenle, bireyin düşünme yeteneğinin gelişimi ile anadili arasında doğrudan bağlantı vardır. Başka bir deyişle, kişi, ancak anadilinin kendisine benimsettiği düşünme düzeni içinde verimli düşünebilir. Çünkü, kişi ancak kökleri bilinç altına varan anadili sözlerinin aydınlığında nesneleri, kavramları açık seçik görebilir; ancak bu ortamda duruluğa erebilir.

Bizim anadilimiz Türkçedir. Biz birey olarak da, ulus olarak da Türkçeyle onun kavramlarını belirtme, yargıları bildirme arasındaki bağı çok iyi kavramak ve bunu sözümüzde, yazımızda  yaşamak  durumundayız. Çünkü  açık seçik düşünmek, düşünceyi yardımcı kılmak; kısaca dil içinde kendini var etmek buna bağlıdır. İsmet Zeki Eyüboğlu’nun dediği gibi: “ Bizim dil konusundaki başarısızlığımız, kavramlarla  dil arasındaki kopmaz bağı göz önünde tutmayışımızdan ileri geliyor. Dili, kavramlardan ayrı bir varlıkmış gibi düşünüyoruz. Dil bir yanda, kavram bir yanda kalıyor.”

 

 

 

 
Toplam blog
: 1064
: 732
Kayıt tarihi
: 24.03.12
 
 

Türkay KORKMAZ, umuda yolculuğu ertelemez. Mermeri delenin damlanın sürekliliği olduğunu bilir. Y..