- Kategori
- Siyaset
Recep Tayyip Erdoğan'mı, Beşar Esad'mı? Kim Daha Akıllı?

- Uzmanların görüşleriydi… Kanaat önderleriydi… Şöyle olsaydı böyle olurdu zırvaları…
- Bence bu iş dallandırılıp, budaklandırılacak bir konu değil. En nihayetinde Türkiye havalara girmiştir… Şöyle güçlü ülkeyiz, böyle güçlü ülkeyiz argümanlarından hareketle, çevresinde önüne gelene posta koyma küstahlığına yönelmiştir. “Kimse bize dokunamaz” gibisinden tuhaf politik tavırlara yönelmişler ve sonunda suratına şamarı yemekle kalmıştır. İşte “One Mınute” mevzuusu! Recep Tayyip Erdoğan, İsrail’e Davos’ta böyle posta koymadı mı? Sonucun adı “Mavi Marmara” oldu. Ne türden bir karşılık verebildik İsrail’e? Yerimize oturduk ve oturduğumuz yerde kaldık. Ama tuhaftır, Mavi Marmara katliamından sonra izlenen politikalara dahi halkımız destek verdi. Daha geçtiğimiz yıl AKP, seçmenin yarıdan fazlasının oyunu alarak iktidarını güçlendirmedi mi?
- Ya şimdi!
- Recep Tayyip Erdoğan düne kadar “Kardeşim” dediği Beşar Esad’a istifa çağrılarında bulundu. “Sabrımız taşıyor” diye feryadı figan eyledi… Suriye halkının isyanına, bir anlamda ateşine benzin döktü… Peki, bu ülkede aklı başında insanlar çıkıp da “Bir başka ülkenin iç işlerinden sana ne?” diye sormadı mı? Ama AKP ve Recep Tayyip Erdoğan’ın almış olduğu pozisyonun arkasında konuşlanmış medya düzeni koro halinde hükümet politikalarını savundu. Oysa biliyoruz ki, Türkiye’nin cumhuriyet tarihi boyunca uluslar arası ilişkilerinde denge politikasına ağırlık verdiği ve mümkün mertebe hiçbir ülkenin iç işlerini karışmadığı malum. Geriye dönüp baktığımızda, doksan yıllık cumhuriyet tarihi boyunca her hangi bir savaş dahi yapmamışız. Birinci dünya savaşaı sürecinde dahi bu denge politikalarından vazgeçmemiş ve koca birinci dünya savaşını kazasız belasız atlatmışız.
- Şimdi tartışılması gereken en yalın soru şudur.
- “Kim daha akıllı lider?”
- Recep Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu’nun kişisel bakış açılarıyla oluşturulmuş bir dış politikamızın var olduğunu inkâr edemeyiz. “Güçlüyüz, kimse bize dokunamaz” nidalarıyla hareket ettiler ve boylarının ölçüsünü Beşar Esad verdi. Beşar Esad bu tavrıyla hadi buyurun, savaşlım demektedir. Bunun başka bir açıklaması yok. Yani öyle uzman görüşü, stratejistlerin analizi… Bunlar masaldır. Suriye açık açık svaş ilan etmiştir. Gerisi boştur. Türkiye savaşabilir mi? Savaşırsa, Beşar Esad istediğini bu savaştan alır. Ülke içerisinde iç karışıkılığı savaş gerekçesiyle bastırır. Türkiye savaşmazsa, Beşar Esad yine istediğini alır. Zira böbürlenmiş ve havalanmış Türkiye’ye kafa tutmuş olmakla, kendi halkına güçlü bir mesaj gönderir ve “Yıkılmadım ayaktayım” der.
- Peki ya Türkiye!
- Savaşsa dert, savaşmasa dert…
- Savaşırsa… Evet, Türkiye savaşırsa bu savaşa halkın onay vereceğini düşünen bir Allah’ın kulu var mı? Savaşmazsa, halk Recep Tayyip Erdoğan’ın efelenmelerini sorgulamayacak mı? “Madem savaşacak cesaretin yoktu, ne diye dik dik konuştun?” diye sormaz mı?
- AKP, Recep Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu’nun ülkeyi getirdiği nokta budur. Kendileriyle gurur duyabilirler.
- Şimdi sorumuzu soralım.
- “Recep Tayyip Erdoğan mı akıllı lider, Beşar Esad mı daha akıllı?”
- Recep Tayyip Erdoğan için boşuna, “Muhtarlık bile yapamaz” dememişlerdi.