​ Reklamlarda biz varız, sahada biz yokuz!. / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Haziran '16

 
Kategori
Futbol
 

Reklamlarda biz varız, sahada biz yokuz!.

Reklamlarda biz varız, sahada biz yokuz!.
 

İspanya’dan puan/lar alacağımız umudu kabartılmıştı!.

Kim kabartmıştı?

Fatih Terim “faktörü”nün zor zamanlarda sonuç sağlayacağına inananlar...

Daha ilk dakikada umutlar yeşeriyor işareti geldi:

Burak Yılmaz’ın top kapması, kaleye giderken engellenmesi ve Ramos’un kart görmesi...

Sonrası?

Eski tas, eski hamam!.

Hırvatistan maçı kadrosundan sadece Cenk Tosun yoktu, onun yerine Burak Yılmaz vardı.

Sahada “yok”lar, son düdüğe kadar sürdü.

Öteden beri, verimsiz futboluyla eleştirilen ve Fatih Terim’in “Barcelona’da hiç oynamasa bile ben oynatırım” dediği Arda Turan, yine sahada yoktu!

(Anlaşılan, reklam filmi çekimindeydi; sahadaki de Arda Turan’ın dublörüydü!.)

Arda Turan, İspanya maçının “günah keçisi” oldu; ıslıklanmasına bakılırsa, tek “suçlu” o sanki...

(Arda Turan’a gösterilen bu gereksiz/ anlamsız tepki, kimilerini çok üzmüş!. Üzülme, tepkiye tepki gösterme doğru, ama geçmişe bakınca, bunun adı, kimileri için açıkça ikiyüzlülüktür. Ana avrat küfredilen futbolcular varken susmak ya da tepkileri doğru tepkiden saymak...

Bu ikiyüzlülüklerin futbolumuzu nereye taşıdığını görmek gerek.)

*****

İspanya yenilgisine bu kadar üzülmek niye?

Sanki İspanya sıradan bir takım da, yenilmemiz “anormal”...

10 Haziran’dan beri, her gün üç maç izliyoruz. Maçlara bakıldığında, şimdiye kadar en kötü futbolu oynayan biziz. Ayrıca, bu turnuvada, ilk kez 3-0 yenilen de biziz.

Her iki maçımızın olduğu gün, Eyfel’i bayrağımızın renklerine büründüren de biziz.

Başka?

“Biz bitti demeden bitmez” sloganıyla taraftarları boş hayaller peşinde koşturan yine biziz.

Zaman zaman “milli” duygulara sığınmak,  olumsuzlukları, beceriksizliği örtmek değil de nedir?

Dünkü maçlara kadar bizden “kötüsü” var mı?

Fatih Terim, bilgi yarışması için, edebiyatı güçlü öğrenciyi matematik, matematiği güçlüyü edebiyat yarışmasına seçen öğretmenden farksızdı. Böyle olunca, o öğrenciler de başarısız oluyor.

Fatih Terim, gerekeni yapacakmış!.

(Anlaşılan, Çek Cumhuriyeti maçına farklı bir kadroyla çıkacak. Yoksa siz, gerekeni yapacağım diyen Fatih Terim'in, son maçtan sonra, “Türk milleti adına, gururla yürüttüğüm..... Milli Takım’ı bırakıyorum” diyeceğini mi sandınız? Sandığınız an, yanıldınız demektir. Çünkü Fatih Terim, maç sonrası konuşmalarında daha ilk cümlesinde “Futbolculuğumda, teknik direktörlüğümde bırakan, terk eden, vazgeçen olmadım” dedi.)

*****

Sona doğru...

Umudumuz var mı?

Var kuşkusuz; Çek Cumhuriyeti’nden 3 puan aldığımızda, “en iyi”  üçüncüler arasına girecek 4 takımdan biri olabiliriz. Ama sonrasında, bu gidişle, “ilk durak”ta kalırız!

Buraya kadar “mucize”lerle geldiğimize, Fatih Terim demek, “mucize” demek olduğuna göre, ona kulak verelim:

“Bazen mağlubiyetler, bazı krizler ortaya fırsat çıkarır. Umarım öyle olur.”

Futbolseverler niye tepki gösteriyor?

24 takım içinde en kötü futbolu oynayan biziz de ondan; yoksa Fatih Terim’in dediği gibi değil:

“Herhalde beklentiler yüksekti, karşılayamayınca böyle bir tepki ortaya çıktı.”

Taraftarı o "yüksek beklenti" içine sokan kimdi, kimlerdi?

Fatih Terim, anlaşılan, kamp dönemlerinin tam bir “dinlenme kampı” havasında geçmesini sağlamış!.

Son söz:

Futbolcuları seçen, ama sahaya yansıyanlara bakınca seçemeyen, en verimli olması gereken yerlerde oynatmayan, oynamayanlarda ısrar eden Fatih Terim, olumsuz sonuçların tek sorumlusudur.

 

https://www.facebook.com/turgutcelik

https://twitter.com/#!/turgutcelik

turgutce@yandex.com

 
Toplam blog
: 2458
: 2418
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

24 Kasım 1944'te İspir'de doğdum. Ankara Kurtuluş Lisesi'ni, Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Tü..