Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Kasım '13

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
351
 

Renkli balonlar...

Renkli balonlar...
 

EMİNE TOPRAK


Yer bulabilmek için attığım iki üç turdan sonra hesabı ödeyip, kalkmaya davranan orta yaşlı çiftin boşalttığı masaya attım kendimi…

Aynı anda, siyah kıvırcık saçlı, kuru, kısa boylu kızcağız da hamle yaptı ama ben önce davrandım!

Sığır diye geçirmiştir içinden

Garson tepsi ile geziyor, elini kaldırdığın zaman geliyor…

Çay bahçesi kalabalık…

Sonra yanımda boşalan başka bir masaya oturdu kız, telefonu çaldı, oturduğu yeri tarif etti, çok geçmeden de temiz yüzlü bir çocuk geldi çöktü tam karşısına…

Gözlerim denizin kenarına yan yana bağlanmış balıkçı teknelerinde, emekli olunca almalı bunlardan bir tane diye kuruyorum…

Sabahın köründe vuracaksın kendini deryaya, ızgaran, demliğin, küçücük bir kamarası olacak, arada demirlediğin yerde kestireceksin, bir de ağzı laf yapan, anlattığı dinlenen şöyle sıkmayacak, yapışmayacak da bir ahbap buldum mu yanına?

Dönem dönem gazı alıp; “ ortak tekne alalım” diyen arkadaşlar oluyor…

Denize, balığa özenen, elinden de pek iş gelmeyen, daha çok bulundukları ortamlarda ballandıra ballandıra anlatsınlar diye; yeni yeni insanın hobileri olması lazım vaazı vermeye başlayan tipler!

“Bakarız” diyorum, sallıyorum…

Ne yapacaksın ağbi?

“Şimdiye kadar neden tekne almadın?” diye soranlar da oluyor…

E tanıyorum kendimi.

Önceden “kırk yaşımı” bekliyorum diyordum, kırkı devirince; “emekliliği bekliyorum” demeye başladım…

İşi, gücü, sorumluluk namına ne varsa unuturum hepsini…

Valla öyle!

Kendimi kaptırmak gibi bir tabiatım var!

 

Çocuk gelince o kara, kuru, o süklüm püklüm kız değişti, evrim geçirdi başka bir şey oldu…

“ Seni dinliyorum” demesin mi temiz yüzlü çocuğa!

Yapma be oğlum, etme be oğlum, yakma başını, daha on dakika önce görseydin halini…

“ Niyetim ciddi…”

Tüh Allah kahretmesin!  

Gözleri denizde düşünen adamı oynuyorum lakin kulaklar yan masada…

“ Biliyorsun askerden yeni geldim, aynı iş yerinde çalışıyoruz artık ciddi adımlar atmak istiyorum…”

Ya,  o ciddi adımları atmadan önce enikonu düşünmek lazım, ne adımı? Ayak daha havadayken duracaksın öyle… Aynaya bakmıyor musun sen hiç? Kıvanç Tatlıtuğ  gibi adamsın evladım… Kala kala tövbe estağfurullah

Şu işyerleri de olmasa evlenemeyecek vatandaş!

Şirketten bir çocuk var, şirkette bir kız var… O kadar çok dinledim ki bu muhabbetleri…

“ Şaşırttın beni Selçuk!”

Yalana gel, şaşırmışmış, adam seni pazar günü denizin kenarında kuytu bir çay bahçesine çağırıyor, geliyorsun, adam dökülünce de şaşırıyorsun, gelmeden önce bu sahneyi ne kadar çalıştın kim bilir? Onlarca senaryo yazdın kafanda ne diyeceğini, nasıl davranacağını ölçtün biçtin e artık yaş da geçiyor…

“ Seni kırdıysam özür dilerim! İnan buraya gelmeden önce çok düşündüm, bir taraftan da seni tamamı ile kaybetmekten de korkuyorum…”

Korkma bir şeycik olmaz…

“ Hiç aklımda olmayan bir şeydi bu Selçuk, inan çok şaşırdım, düşünmem için bana biraz zaman tanı…”

“Olur” dedi Selçuk, ne diyecek?

Üç aya kadar nişanlanırlar!

Selçuk’un telefonu çaldı, durumdan haberdar olan bir arkadaşı arıyor ki; “ gelin konuştuk biz” dedi, çok geçmeden kol kola, çıkmaya başlayın bizim gibi gezin mesajı veren genç bir çift geldi, muhtemelen işyerinden arkadaşları…

 

Çay parasını masanın üzerine bırakıp kalktım, denize dizilmiş rengârenk balonlara havalı tüfeklerle ateş edenlere baktım bir süre…

Balon patlarsa ne geçecek ellerine?

 

Emekli olunca almalı şu tekneyi…

 

 

Hamiş; Leyla’yı Mecnun’un gözünden görmek lazım

 

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bildiricimde kayıtlısınız. İtiraf ederim her zaman değil ama, okuyorum kısa öykülerinizi ve hep beğeniyorum. Kitapta ne zaman topluyorsunuz? Bu öyküye gelince, gülümseyerek okudum, tecrübe konuşuyor.:) İşte o fiziksel açıdan Kıvanç kıvamında adamlar, dünyayı bilmediklerinden, kafaları dar olduğundan, hemen takılırlar ağa.:) Bir kaç sene sonra da kaçacak yer ararlar. Alman deyimiyle, "selber schuld" (kendi düşen ağlamaz gibi birşey. ) Selamlar.

Zühal Voigt  
 19.11.2013 11:51
Cevap :
Türkiye’de de bir atasözü var aklıma gelmişken yazı vereyim; sarımsağı gelin etmişler kırk gün kokusu çıkmamış! Sie sind gekommenstillevierzig Tage undder Geruchvon Knoblauch gibi bir şey mi? Google’den çevirttim… Şaka bir yana kitap konusunda gelgitler yaşıyorum, şey istiyorum; bir yayın evi gelsin kitapları basalım mı, yazıları biz seçeriz, sen kendini yorma, sözleşmeye imza at desin! Olur mu böyle? Olmaz! Tembellik ettiğim, konunun üzerine gitmediğim için kitap da olamıyor işte… Kim ne derse desin toplum ve ailelerin her fırsatta sıkıştırmasından oluyor bu işler; “ hadi akranların evlendi, çoluk çocuğa karıştı... Bilmem kimin sen yaşlarda bir oğlu var, düğünü haftaya… Cumartesi çeyiz görmeye gidiyoruz… Ne zaman adam olup sorumluluk alacaksın sen? Ben senin yaşındayken…” Bir rahat bıraksınlar gençleri yahu… Yaşasın özgürlük : )) Selamlar  19.11.2013 23:07
 

Kimden yanasınız sayın yazarım.Çocuktan'mı yoksa aşktan'mı.kızdan yana olmadığınız bellide.)))Ben yazıyı sizin gözünüzden okudum eğlenceliydi.Paylaşımınız için teşekkürler.Selamlarımla.

çalıkuşu 
 19.11.2013 8:53
Cevap :
Ben aşktan yanayım diyeceğim iddialı bir cümle olacak… İnsanlar yan yana durdukları zaman; hem kafa hem de fiziksel olarak birbirlerine yakışsınlar, herkes olduğu gibi davransın, rahat olsun, kimse kimseyi bir şeylere zorlamasın, moda tabiri ile kasmasın istiyorum… Yazıyı okuyup yorumladığınız için ben teşekkür ederim...  19.11.2013 22:55
 

Güldüm hem de içten. Şaşırttın bölümü özellikle güzel. Yutmuş mudur Selçuk? Sanmam! O da çalışmıştır. Ne kadar kötüyüm. Tövbe! Hamiş' e katılıyorum. Sahi bir hatırlatma emekli olunca; sadece emekli oluyorsun. Patlayan balon olmasın o tekne işi. Saygılarımla

E Ruhi YALÇIN 
 19.11.2013 0:46
Cevap :
Selçuk yuttu hocam, yutmak zorunda düzen öyle… Selçuk’un da prova yaptığı konusunda hemfikiriz… Mümkünse emekli olmayacağım, görüyorum yetmiş yaşına kadar çalışanlar var… Tekne de benim havucum : ))  19.11.2013 23:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1280
Toplam yorum
: 7730
Toplam mesaj
: 187
Ort. okunma sayısı
: 1109
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Deniz tutkunu.Amatör kıyı balıkçısı. Aynı Şarkı ve Ilık Havada Hoşça Kal adlı kitapların yazarı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster