- Kategori
- Öykü
Renkli rujlar.

İnternet'ten alıntıdır.
Taksi değilmiş, siyah, büyük bir araba imiş. Ön koltuk, şoförle beraber üç kişi, arka koltuk ise, bazen dört, bazen beş kişi imiş devamlı yabancı yolcu taşıyormuş. Belli ki, bu özel araba renkli rujlarla, saçları permanatlı, ( permalı) kadınların özel arabası idi.
Ve devam ediyor anlatmaya: 'Bu bahsettiğim araba, ayda bazen bir bazen iki kez mahalleye uğrar, başındaki oyalı yemenisiyle yüzünü sanki saklar gibi arabadan, beyaz yanağında mor beni, balık etinde, rujsuz bir kadın iner, arabayı bir an önce göndermek için, getirdiklerini, arabanın bagajından alır, eve, neredeyse koşar adımlarla girerdi. ' Arabadaki kadınlara siper olur gibi idi. Aralarında bir veya iki tane, Rum KADIN vardı.
Arabadan inen kadının, pek mutlu bir yaşantısı olduğu söylenemezmiş. Her karşılaşmada, buruk bir duygu yaşandığı gözler önünde imiş. Torunları, sadece gelen yemişlerle ilgilenir, bu garip buluşmaların, veya geliş gidişlerin, neden veya niçinini sormazmış. Kim seçmişti, yoksa şeçmeye zorlamıştı, böyle bir yaşamı? Kimse bir şey anlatmadığından, sorular da, cevapsız bırakıldığından, inan ki, hala bir MUAMMA DİYOR... HALA DAHA DA ÖYLE KALMIŞ.
Bazen kısık sesle konuşulanlara torunlar, anlam veremiyorlarmış. Hatta, KENDİLERİNİN, iade ziyareti hemen, hemen hiç yok gibi imiş. Bu gelmeler, sabahın erken saatlerinde olur, akşam olmadan, ziyaret sona erermiş Belki de babanın bu durumdan haberi varmış, çünkü kasabadan gelenler, gece ona da ikram edilirmiş.
Sadece şunu hatırlıyorum dedi:
'Dokuz, on yaşlarında, ilk ve bir kez, küçük ama iki katlı avlusu düzgün, bir ev hatırlıyorumuş. İşte babam, bizi oraya ilk kez götürmüştü, o evde çocukluğumuzdaki mor benli, nene dediğimiz o beyaz kadın oturuyordu. YANINDA, YAŞLI BİR ADAM VARDI. (O, HİÇ TANIŞMADIKLARI, NENELERİNİN, İKİNCİ EŞİ İMİŞ). Artık yaşlı idiler.
Yiyecek, içecek, evde ne varsa, önümüze serilmişti, dedi dokuz yaşındaki kız. EN Önemli olanı da ilk defa o gün, o yaşında karşılaştıği, yine balık etinde, bir ayağı çok hafif topallayan, bir kadının, teyze sıfatyla, tanıştırılması oldu. Onun, yüzüne bakar, bakmaz aklına renkli rujlu kadınlar geldi... Sanki olardan birine benziyordu. KOŞARAK, ÇOCUK AKLIYLA TEYZE EVİNE GİTTİ, AMA, GİRMESİYLE, ORADAN, APAR, TOPAR HEMEN ÇAĞIRILMASINA, YILLAR SONRA anlam vermiştim dedi.