​ Renkli tebeşirler ve kara tahta / Dil Eğitimi / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Haziran '09

 
Kategori
Dil Eğitimi
 

Renkli tebeşirler ve kara tahta

Renkli tebeşirler ve kara tahta
 

Günümüzde çoğunlukla özel okullarımızda bulunan ve gittikçe yaygınlaşmaya başlayan “akıllı tahta” ları görünce, ister istemez öğrencilik ve öğretmenlik yıllarımızdaki “kara tahta” -sonradan yeşile de boyanmıştı- ve “tebeşir” geldi aklıma... Nereden nereye ? Kısacası, bilgisayarda yapılan tüm çalışmaların sınıfta “kara tahta” yerinde öğrencilere yansıtan, üzerinde her türlü işlemin yapıldığı, video işini üstlenen, zaman kazandıran, teknoloji harikası “akıllı tahta”nın, “kara tahta ve tebeşir” ikilisinin işine son vermeye başladığını görmekteyiz.

Bu “akıllı tahta” öğretmenlerin işini de çok kolaylaştırmış, daha rahat anlatım ve öğrenciler için de eğlenceli bir ders yapılmasını sağlamıştır. Ama tek kusuru, elektrik cereyanı kesilince, çoğu emekliler gibi bir köşede oturmak zorunda kalması hiç de iyi değil. Neyse, bu hafta nöstalji yapalım ve çoğu resmi okullarımızda göreve halen devam eden, ilk göz ağrısı, “kara tahta ve tebeşir” e dönelim.

Lise1.sınıftayız. Dersimiz Geometri. 5 dakikalık teneffüs zili çalmış, öğretmenlerimiz de sınıflara giriyordu. “Oturun arkadaşlar.” dedikten sonra, öğretmenimiz derse başlamak üzere tahtaya yöneldi. Bakındı. Hiç tebeşir yoktu. Sonra sınıf başkanına hitaben” Oğlum, git yan sınıftan iste.” dedi. Başkan geri döndüğünde elinde bir ders için sadece 1 tane tebeşir vardı. “Hocam, onların da az kalmış. “deyince, öğretmenimizin öfkeyle “Çıkarın kağıtları! Yazılı yoklama yapacağım” demesiyle kendimize geldik. Herkes cebinde, çantasında - birbirine atmak için sakladığı - ne kadar tebeşir varsa, tahtaya yığdı. “Aman Hocam, yapmayın. Bundan sonra bir daha olmayacak. Söz! “ edebiyatından sonra, öğretmenimiz derse başlamıştı. Aslında bu bizlere bir ders olmuştu. Herkes kendi tebeşirini cebinde taşır oldu. Daha sonra, tebeşir işlerini halletmesi için bir arkadaşımızı seçtik. İşte böyle önemi vardı Tebeşir’in… Bir dahaki derste, beyaz tebeşirlere göre fiyatı iki kat olan iki kutu “renkli tebeşir”i tahtanın yanında gören Geometri öğretmenimizin keyfi yerine gelmiş, “Sizi gidi, siziler!” diyen bakışlarını da hiç unutamadık.

Yazarken bazen kulakları rahatsız edici, gıcırtılı ses de çıkarsa, üstümüzü-başımızı toza bulamasın diye beyaz önlük giymek zorunda kalmış olsak da, ellerimizi – alçı ustasının eline de benzetse, sözlü sınavlarda heyecandan elimizde ufalanansa da, bir başkaydı “tebeşirli dersler.”

Hele “renkli tebeşir”lerle, kara tahtada ders anlatmak – o günlerde- lüks olduğu kadar, en önemli ders araç ve gereciydi. Çünkü “tebeşir ve silgisiz” ders yapmak olanaksızdı. “Renkli tebeşirler” öğrenciler için değişiklikti. Daha canlı bir görünümü vardı tahtanın. Aynı “siyah-beyaz “televizyonların yerine “renkli televizyonlar”ın alışı gibi… Bir zamanların en önemli ders araç-gereci sayılan –kısacası ders araç-gerecinin sembolü- beyaz ya da renkli tebeşirler de zamanla artık kutularında emekli olacaklar…

Gelişen teknoloji sayesinde günümüzde ders araç-gereçlerinin “fotokopi, tepegöz ve projeksiyon cihazlarının yanı sıra, ses ve görüntü CD ve DVD’lerinin, video, akıllı tahta ve bilgisayar destekli çeşitli eğitim araçlarının”, okullarımıza girmesinin, öğretmenlerimiz için büyük bir şans olduğunu düşünüyorum. Bu araç ve gereçleri –sürekli ve hakkıyla kullanan öğretmenlerimiz- sayesinde -zamanlama kaybı olmadan- öğrencilerimizin çok daha iyi yetişeceğine hiç şüphem yok. Öyle değil mi?

Belki de halen yapılıyordur; yazılı sınavlarda -kopya çekilmesini önlemek için öğrencilerin - A ve B gruplarına ayrılması, bunlara ait soruların varsa renkli yoksa beyaz tebeşirle, – öğretmen ya da yazısı okunaklı olan bir öğrenci - tarafından tahtaya yazılması en az bir ders saatinin yarısını alırdı. Soruları tahtaya yazan öğrencinin de hemen cevaplara geçme hakkı vardı. Kalan sürede yanıtlanabilen sorulara göre öğrencinin başarısı ölçülürdü. “Hocam zaman yetmedi, halbuki soruların cevaplarını biliyorduk.” Sızlanmalarımız boşunaydı. Oysa şimdilerde, fotokopi veya benzeri olanaklarla böyle bir sorun yok… Ne güzel!…

Çok değil bundan 6-7 yıl öncesinde, özel yapım tahtalarıyla - keçe uçlu- kalemler tebeşirlerin yerini almıştı. Öğretmenler kendi kalemlerini –pahalı olduğu için- yanlarında taşırlar, kullanacakları zaman kapakları ellerinde hazır bekler, işleri bitince de hemen kapatırlardı özel alkolü uçmasın diye. Daha sonraları zararlı olduğu için kullanılması yasaklanmıştı. Emektar tebeşir yine kazanmıştı. Çünkü görevdeydi. Zamanla o da kendini yenilemiş, özellikle bayan öğretmenler için, elleri bozmasın diye özel yapım plastik kutucuklar içinde kullanılmaya başlanmıştı. Ne günlerdi onlar… Öğretmenimizin gözüne girmek için birbirimizle yarışırdık tebeşirli tahtayı silmek için. Öğretmenimizin adımızı söyleyerek, sadece “Teşekkür ederim” demesini duymak ne zevk verirdi bizlere. Yalnız tebeşirli tahtayı yukarıdan aşağıya doğru –tozutmadan silmek -silmek maharet isterdi.

Şimdilerde arasanız da her yerde rahatça bulunmaz oldu renkli tebeşirler. Onlar da “eski dostlar” gibi bir yerdeler. Ama korkarım ki – öğretim metot ve teknikleri konusunda kendini yenilemeyen, gelişen teknolojiye ayak uyduramayan, öğrencilerine çağın gerektirdiği ders araç-gereçlerinin yerine sadece –beyaz veya renkli tebeşirleri - tercih eden öğretmenlerin uzun bir süre daha gözdesi olmaya devam edecek ve ellerinden düşmeyecektir.

Gökkuşağı renkli mutluluklar sizlerin olsun. Sevgi ve saygılarımla…

Ali İhsan ÖZÇAKIR

MEB. Bakanlık Başmüfettişi (E)

e-mail: aliihsanozcakir@hotmail.com

Web.Sitesi: aliihsanozcakir.googlepages.com

 
Toplam blog
: 172
: 4867
Kayıt tarihi
: 07.04.09
 
 

50 yıllık eğitimciyim. İngilizce öğretmenliği ve Bakanlık müfettişliği yaptım. Bunca yıllık eğiti..