​ Rijkaard ve Galatasaray'ın yeni geleceği / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Haziran '09

 
Kategori
Futbol
 

Rijkaard ve Galatasaray'ın yeni geleceği

Rijkaard ve Galatasaray'ın yeni geleceği
 

Rijkaard'ın gelişi


2009-2010 sezonu için profesyonel futbol takımı teknik direktörünü Frank Rijkaard olarak belirleyen Galatasaray yönetimi son zamanlarda yaşanılan büyük hüsranları biraz olsun unutturmak için kolları sıvamışa benziyor.
Öncelikle şunu belirteyim. Ben her zaman Galatasaray yönetiminden umut doluyum. Yapılan hatalardan ders almak en büyük erdemdir. Geçen sezonki büyük yanlışlarını görmüşe benziyorlar. Bunun en güzel ispatı Yiğit Şardan'ın geçen haftalardaki basın toplantısında hata yaptıklarını kabul etmesi ve hatalarını tek tek sıralaması olarak gösterilebilir. Hatta, futbol şubesinin çok başlı yönetildiğini bile görecek kadar objektif değerlendirme yapabilmişler anlaşılan. Yeni bir sezon öncesi çok olumlu bir yaklaşım olarak değerlendirdiğim bu "şapkayı önlerine koyma" düşüncesi Galatasaray yönetiminde bir şeylerin değiştiğini, bir kıpırdanmanın olduğunun ilk ışıkları olabilir.
Rijkaard'ın futbol ve teknik direktörlük kariyeri gerçekten başarılarla dolu olduğu hepimizin malumu. Fakat sanki detayda gizli, göz önünde pek olmayan birşey var Rijkaard'da. Barcelona'da başarıya giden yolda, yönetimin ve camianın sabrederek ilk sene ikinci olmaya razı olması ve ardından gelen üstüste iki sene LaLiga şampiyonluğu, Kral Kupası ve en önemlisi 2006'da Arsenal'e karşı 2-1'lik skorla kazanılan Şampiyonlar Ligi finali. Bu esnada inatla oynattığı ve takıma kazandırdığı Iniesta, Xavi, Messi, Valdes gibi alt yapıdan gelen isimlerin hocalarının güvenlerini boşa çıkarmamaları da ayrı bir inceleme konusu.
Iniesta'nın Barcelona A takımında ilk yıllarında oynadığı futbol hiç vasatı geçememişti. Sonra, Rijkaard onu Xavi'nin yanına monte etmeyi deneyince, belki de son on yılın Avrupa'daki en iyi orta saha ikilisi oluştu. Henry ve Messi'yi kanatlara gönderip Eto'o'yu tek forvet oynatarak futbolda başka bir devrime de imza attı Rijkaard. Puyol'un yüksek karakteri ve fizik gücü ile takımın değişmez lideri olmayı başarması da Rijkaard'ın emekleri ile olmuştur Barca'da.
Tabi Barcelona ile Galatasaray'ın arasında büyük farklar olması doğal. Özellikle maddi açıdan. Henry, Eto'o gibi transferler hep Rijkaard dönemine rastladı. Bu bütçeleri Galatasaray'ın sunamayacak olması, şimdilik Hollandalı'nın ilk dezavantajı gibi. Bu sezon Galatasaray'ın şampiyonlar liginde oynamayacağı gerçeği, star oyuncuların gelişinde ikinci dezavantaj gibi duruyor.
Tüm bunlara rağmen elinde çok kaliteli bir kadro var hocanın. Takviye her zaman her takıma lazımdır, önemli olan mevcutun üstüne koyabilmek için doğru bölgelere takviye yapabilmekte. Rijkaard'ın 30 maç CD'si ile Hollanda'ya döndüğünü düşünürsek takımı tanımak adına başlangıcı videolardan izleyerek yapacak demektir. Ancak tabii ki sezon başı kampı ile takımdaki oynucuların ruhu ve karakterini de tanıma fırsatı bulacaktır. Esas kadroyu ve oyun sistemini de burada şekillendirecektir Rijkaard. Takviyeye ise bundan sonra karar vermelidir.

Teknik detayları bir yana bırakırsak, şu anda camianın tek ilacı sabredilecek bir teknik kadro. Yıllara yayılacak bir başarı planlaması ile ancak işler rayına oturacaktır Galatasaray'da. Kadronun revizyonu artık bu sezon bitmiştir. Eskiler tasviye edilmiştir. Yeni bir dönemin başlangıcı için Rijkaard müthiş iyi bir tercihtir. Vizyonu, futbol felsefesi, futbola bakışı, dünya klasında bir hoca olması en büyük avantajlarıdır. Taraftar arasında yarattığı heyecan da malum.
Tabii ki negatif düşünceler olacaktır. Niye milan'a, real'e, chelsea'ye gitmedi diyor bazıları. Bunu diyenler Avrupa futbolunu yakından takip etmeyen ve en kötüsü Galatasaray'ın Avrupa'da ne kadar saygı duyulan bir camia olduğunu bilmeyen insanlar olsa gerek.
Deniyor ki, Rijkaard para için geldi. Rijkaard, Avrupa'da hangi klübe giderse gitsin aşağı yukarı Galatasaray'da alacağı parayı zaten alır. Hollandalı'nın kendine göre bir değeri elbette var ve bunun aşağısına zaten gitmez. Dolayısıyla aldığı paranın tercihinde etkili olduğu kısır bir düşünceden öteye geçemez.
Barcelona'dan kovuldu bir sene boşta kaldı demek de kolaycılığa kaçmadan öte bir şey değil. Unutmayalım ki dünyada her teknik direkör ile klübü yollarını ayırabilir. Bundan daha doğal bir şey olamaz. Ferguson da elbette bir gün gidecektir, Wenger de, Guardiola da. Ayrıca, Barcelona'nın kötü giden bir sezonda yeni bir arayış içinde olduğu döneme rastlamıştır Rijkaard'ın gidişi.

Son söz olarak Rijkaard ve ekibinin gerçekten doğru tercih olduğuna sonuna kadar inananlardanım. Başarının anahtarı ise sabır, disiplin ve güven çerçevesinde şekillenecektir. Bunlar sağlanırsa, Galatasaray'ı çok parlak günlerin beklediği aşikar.

 
Toplam blog
: 11
: 902
Kayıt tarihi
: 13.04.09
 
 

Gezmeyi, okumayı, eğlenmeyi, gülmeyi-güldürmeyi, düşünmeyi-düşündürmeyi seviyorum... Edebiyatla ara..