​ Ringe çıkmadan mutlaka kuaföre giderim / Sivil Toplum / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ekim '07

 
Kategori
Sivil Toplum
 

Ringe çıkmadan mutlaka kuaföre giderim

Bu başlık 2 eylül 2007 tarihli Hürriyet pazar ekinden. Almanya doğumlu şampiyon bir Türk kadın boksörü ile ilgili. Haberin detaylarını isterseniz belirttiğim tarihli Hürriyet gazetesinden okursunuz. Ne isim önemli ne detaylar. Bana göre çok önemli bir kavramı tartışmalıyız. Kadınlarla erkekler nereye kadar eşittir ve üstelikte sadece bu eşitlik kavramı var diye bence erkeklerin dahi yapmaması gerekli şeyleri kadınlarda yapmalı mı?

Daha önce de yazmıştım sigara yasağı dışında hemen hiç bir yasağı savunmam. Yasakların hiçbir şeyi çözmediğine inanıyorum. Ama bunun bir istisnası olmalı. Şiddet serbest olamaz. Adı spor dahi olsa. 31 mart 2007 tarihli yazımda neden böyle düşündüğümü belirtmiştim. Özetle boks adı spor da olsa amacı rakibe kasden şiddet uygulamak olan bir branştır. Bu nedenle kesin olarak yasaklanmalıdır demiştim.

Sayın okurlar bir noktayı daha belirtelim insanlar arasında eşitlik öncelikle akli yeterlilik açısından söz konusu olabilir. Yani daha akıllı bir kadın her ne yapılacak ise, o iş için daha az akıllı bir erkekten daha tercih nedenidir. Doğal olarak bunun terside geçerlidir. Ancak bu sadece beyinsel fonksiyon gerektiren işler için geçerli olmalıdır. Bizlerin genelde daha sert işlere gelir vücut yapımız olmasından dolayı -ki bizler de bunu ana rahmine düşerken çoktan seçmeli sorular içinden doğru cevabı bulur gibi seçmiyoruz, yani nasıl erkek oldum gibi bir üstünlük taslama havasına giremeyiz mantıksal olarak- bazı işleri erkekler yapmalıdır. Yani maden ocaklarında kadın çalışmamalıdır vb. Bu nedenle bazı işlerde kadın erkek ayrıcalığı olmalıdır.

Doğal olarak bazı spor branşlarında da olmalıdır bu ayrıcalık. Özellikle boks gibi adına spor denen ama şiddetten başka bir şey içermeyen bir branşı erkeklerin dahi yapmaması gerekirken kadınlar hangi akla hizmet yaparlar anlayamam. Neden bir kadın annelik zevki taşıyacağı noktalara darbe vurma isteğini duyar. Ringe çıkmadan kuaföre gitmek işi naifleştirip yumuşatıyormu ? Çıkıp yine de bir başka insanın, üstelik bir potansiyel annenin karnına, vücuduna vuracaksınız. Nasıl bir zevk bu, nasıl bir eşitlik anlayışı? Bir başka anlayamadığım dalda halterdir. Neden bir kadın yüzlerce kiloyu kadırmak için vücudunu harcar. Ne olur o kadar ağırlığı kaldırırsa? Hadi halterin erkeklerde hafif sikleti belki daha adaleli vb gösterir ama yineliyorum erkeklerde bile ben ağır sikleti anlayamazken kadın neden kaldırır? Ne olur 200 kg kaldırırsa ? Hangi mesaj verilir? Lütfen kadın okurlar sen kadınları sadece fiziksel obje olarak mı görüyorsun demesinler. Kadın veya erkeği nasıl algıladığımı yukardaki satırlar sanırım anlatıyor. Yineliyorum benim için önemli olan -erkek ya da kadın- öncelikle analitik düşünebilmeye çalışmadır. Düşünemeyen bir insanın cinsiyetinin de önemi yoktur. Ama tam da zaten bu nedenle her olasılıkta bir erkekten çok daha zarif hatlara sahip kadınlar ne düşünürlerde yüzlerce kiloyu kaldırmak için kendilerine bu zararı verirler anlayamam.

Bugün çok merak ettiğim bir konuyu sizlerle paylaştım. Umarım hep birlikte şiddete karşı kadın erkek bir tepki verebiliriz. Kötü olan sadece şiddetin illegali değildir. Tam tersine legali daha beterdir. Adı üstünde yasal, bırakın kadın erkek pataklasınlar birbirlerini. Bu normal mi sizce ?
 
Toplam blog
: 226
: 558
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

15 Nisan 1959 İstanbul doğumluyum. Marmara üniversitesi siyasal bilimler fakültesi mezunuyum. Ancak ..