​ Ritimli hayat / Ritimli sanat / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Kasım '11

 
Kategori
Deneme
 

Ritimli hayat / Ritimli sanat

Ritimli hayat / Ritimli sanat
 

Bu başlığı okuduğunuzda, yukarıdaki kelimelerle zihninizde hemen bir çağrışım (imgelem) oluştuğunu tahmin edebiliyorum. Gündelik hayat, onun yarattığı mücadele ve elbette ki yoğun bir tempo… Peki bu hareketlilik içerisinde hedeflerimize, ideallerimize ne derece yaklaşabiliyoruz. Bu arbede içinde, yaşamın detaylarını ve o detaylardaki güzellikleri ne derece yakalayabiliyoruz?

Yaşamın güzelliklerinin ayrıntı’dagizli olduğunu söylüyor bir düşünür… Bu görüşe katılmamak pek mümkün değil, ancak ekleme yapma hakkımız tabiî ki var… Yoğun yaşam temposu içinde ayrıntıyı görebilmek, belirli bir sıhhat ve düzen içerisinde planlı yaşamayı gerektirir görüşündeyim. İnsanoğluna verilmiş en büyük nimet olduğuna inandığım beyin, bu planlamayı yapacak olan eşi benzeri bulunmaz bir organizatör değil mi...?

Rastgele yaşanan hayatlar, gerekçesi ne olursa olsun ayrıntıyı göremezler, eğer dahi olmak gibi bir ayrıcalığa sahip değillerse… O halde, planlı yaşamak ve disiplinli olmak gerekliliği kendini bizden gizlemiyor demektir. Sanatlar arasında işlevi ve etkileri bakımından en geniş kapsama alanına sahip olan müzik sanatında da, şaşmaz bir planlılık ve disiplin söz konusudur. Müzikteki şaşmaz ve planlı disiplin, müziğin 3 temel öğesinden biri olan ritim kavramında karşımıza çıkar. Bir müzikçi, eserin bestecisinin kendisinden istediği tempo’nun dışına asla çıkamaz. Ne yavaşlayabilir ne de hızlanabilir…

Müzik tarihinin yadsımadığı bestecilerinden olan Robert Schumann, Genç Müzisyenlere Nasihatlar adlı yapıtında bu durumu “ağırlaşmak ve acele etmek iki büyük hatadır” sözleri ile vurgular…

Gelin Schumann’ın sözlerini gündelik yaşantımız içinde bir değerlendirelim;

Gereğinden hızlı yaşamak bize ne kadar zarar verir…? Sağlığımıza, satın alma gücümüze, ailemize… Peki ya yavaş kalmak, ağırlaşmak…? Başta zaman olmak üzere en çok değer verdiğimiz şeyleri kaybetmemize neden olmaz mı…?

Öyleyse şunu rahatlıkla söyleyebiliriz; müzikte ritimden uzaklaşmak sanat eserine nasıl zarar verirse, gündelik yaşamın olası ritminden uzaklaşmak da bizlere aynı şekilde zarar verir. Her iki durumda da, ayrıntıda saklı güzelliklerden ve hazlardan kaybımız olduğunu düşünüyorum.

Sonsözü Schumann’a gönderme yaparak söylemek istiyorum;

Yaşamınızda “ağırlaşmak ve acele etmek iki büyük hata” olmasın lütfen…

 
Toplam blog
: 8
: 1167
Kayıt tarihi
: 13.09.11
 
 

Güzel Sanatlar alanında eğitim aldım. Merakla okumaya, öğrenmeye devam ediyorum... Amacım, Sosyol..