​ Rize ve Rizeli'nin Marka yaratıcılığı / Yurtiçi Tatil / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Temmuz '12

 
Kategori
Yurtiçi Tatil
 

Rize ve Rizeli'nin Marka yaratıcılığı

Rize ve Rizeli'nin Marka yaratıcılığı
 

ola bi bak bağa.


Çayla birlikte anılan Rizeli boş durmamış anıldığı birçok kavrama yeni ve iddialı kavramlar eklemiş. Dünyaya en çok göç veren il olması. Son yıllarda Rize’de üretilen kivinin geçim kaynaklarından biri olması. Turizminin de (Doğa, dağcılık, Folklor, Tarihi ve kültür) gün geçtikçe gelişmesi. (Yalnız çevremde konuştuğum Rizeli olmayan tüm arkadaşlarım, gitmek istedikleri halde uygun gezi programları bulamadıklarını, gidenlerinde turların organizasyon bozukluğundan ve rehberlerden şikâyetçi olduklarını bildirmek isterim.)

Doğa tahribatına karşı, HES’lere karşı oluşturulan çevre bilincini (Derelerin ve vadilerin kardeşliği kavramı) ve direnişlerini de eklemek gerekiyor. Bilinen; kemençesi, tulumu ve saatlerce sıkılmadan ve yorulmadan aynı ritimle bir halka etrafında dönülen ve dönülürken çiya vurulan ve nara atılan horonu.

İnsanının dinamik ve keskin zekâsı, doğal, samimi, içten ve dostane yaklaşımı, çabuk parlayan siniri. Dünya şehir günü anılan tek Şehir olması. (25 Ağustos) İnsanının girişimciliği ve İnşaat sektöründeki başarıları. Merkezi iktidarda bulunan siyasetçilerinin çokluğu, ilginç fikirlere sahip yerel yöneticileri (Kürt sorununu hasımlık değil hısımlıkla çözeceği iddiası), denizi kara, Rize merkezinde arazi kazanmaya yönelik olarak denizi dolduran, denizi kara, karayı para yapan Rahmetli eski Başkan Ekrem Orhon’u, Yağan yoğun yağmur nedeni oluşan heyelanları, selleri. Denizle doğayı ve insanı birbirinden tahkimatla ayıran ucube Karadeniz dubleks yolu. Taş kemer köprüleri ve çelik halatla yapılan sallanan ahşap döşeme köprüleri, insan ve yük taşıyan teleferikleri.

Yılın belli zamanlarında uzaktan aletlerle izlenebilen dağ horozunun bir ilçeye (İkizdere) simge yapılması. Dünyaya nam salmış balı. Vahşi dere alabalığı (üzerinde milyonlarca renk tonu bulunan, şimdilerde ise HESler nedeni ile derelerin debisinin sadece can suyunda, uysal olması nedeni ile bulunmayan). Yaylaları, yaylalarındaki çiçek çeşitliliği, krater gölleri, henüz tam olarak bozulamamış eşsiz doğal güzellikleri. Dağlarında serbestçe (para ödemeden) yiyebileceğiniz likapası (Yaban mersini), hende kukası (böğürtlen). Yeşilin her tonuyla bezenmiş, sarp engebeli arazileri.

Yemeklere özgün yerel tadları. Başta Hamsinin tüm çeşitleri (Hamsili çorbası, Hamsi salatası, Hamsi haşlaması, Hamsi çıtlatması, Hamsi salamurası, Hamsi kuşu, Hamsi oturtması, Hamsi güveci, Kağıtta hamsi, Saçta hamsisi,  Hamsi pilavı, Hamsili pidesi, Hamsi köftesi, Hamsili kayganası, Hamsi iç pilavı, Otlu hamsili ekmeği, Hamsi pazılı pilavı, Hamsi lahmacunu, Hamsi baklavası, Hamsikolisi, Hamsi tavalisi), Mısır Ekmeği, Ayran Doğraması, Çılbırı, Çırıhtası, Çirmulisi, Fasulya Tavalisi, Haviçisi, Hersesi, Hoşmeri, Kabak Çorbası, Kabak Felisi, Kabak Sütlisi, Kolivası, Korkota Çarbası, hopi çorbasi, Lahana Çorbası (Vurma Lahana), Barbunya fasulyesi, Lahana Haşlaması, Mincisi, koletisi, Muhlaması, Ormanlı Hamsisi, Paluze Paparasi, Pasmanikasi, Pekmezli Kabağı, Pepeçurasi,  Sarması (Lahana Sarması), Kara lahanadan yapılan dolması, Tavalisi. Özel Rize kavurması, döneri, helvası, turşu çeşitleri, fırında sütlacı.

Mademki Rizeye ait bir yazı yazdık, Bende ekleyeyim bari Eğer, Rize'ye giderseniz;  Rize Kalesi'ni, Kale-i Bala'yı, Pazar-Kız Kulesi'ni görmeden, Ayder'de, İkizdere’de kaplıcaya girmeden, Dünyaca ünlü Anzer balını tatmadan, Çayeli'nde denize girmeden, İkizdere Çamlık'ta kuş gözlemeden, Laz böreği, Hamsili ekmek, Hamsi pilavı, muhlama, alabalık yemeden,  Rize bezi,  Rize çayı almadan, dönmeyin, Lütfen.   

Aslında yazının başlığı ile örtüşen marka konusu ise Erzurum'un İspir İlçesine ait Şeker Fasulyesini kullanarak tüm Türkiye’de özellikle Rize, Ankara, İstanbul da açılan lokantalarla bir fasulye markası yaratılmış olmasıdır. (Bu konuda bilinen bir eğitimleri yoktur.) Bu fasulyenin tadı, Annemin çocukluğumuzda yaptığı fasulyenin tadına benziyor, hatta iddiam odur ki Annemin Fasulye yemeğinin tadı daha lezizdir. (Size objektif bir değerlendirme gibi gelmeyebilir, ama inanın her iki fasulye yemeğini yemiş, reklama ihtiyaç duymayan bir Annenin oğlu olarak bunu söylüyorum, bunu kanıtlamak için hem dışarıda meşhur Rize fasulyesini yemek hem de biraz uzak olsa da, Annem yaşlansa da ta ikizdere ye Annemin yanına gitmek gerekiyor.)

Bu marka fasulyenin tadı, lokanta sahiplerinin söylemi ile kullanılan Tereyağında, özel kesim et ve özel sosunda gizli, ayrıca mekânın ustalarının, yemeklerin özel sosunun kıvamını tutturmak için her sabah en az 2 saat özel çalışma yapıyor olması. Ve fasulyenin bakır tencerede pişiriliyor olması. Birde sizden hiç para almayacaklarmış gibi, fasulyeyi hoş bir şekilde sunum yapıyor olmaları.

Üniversite yıllarımda, kendime harçlık edinmek için yaz tatillerinde köylülerimin yanında  İnşaatlar da çalışırken, Marmara Ereğlisindeydim, bakkala gitmem gerekiyordu, giderken insanların bir büfenin önünde kuyrukta beklediğini gördüm,  sadece donmuş buz şeklinde dondurma yapabilen Rizeli, Büfenin önüne dev bir tabela asarak “Meşhur Rize Dondurması” satıyordu J)

Sevgi ile hoşça kalın.

 Nizamettin BİBER

Uzman İnşaat Mühendisi 

 
Toplam blog
: 887
: 2743
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..