- Kategori
- Gündelik Yaşam
Roman çocuklar neden sık hasta olmaz?

Komando çavuş, “Aç elini!” diye bağırdı…
Hayır, bu sesin yankılandığı yer askeri bir kışlanın koridorları değil… Kadıköy’de bir pasaj… Ve günün en yoğun saatleri. Elini açıp copun inmesini bekleyen kişi ise yanımda… Arkadaşım… Kimliğini evde unutmuş.
Siz hiç hem somurtan hem de gözleri gülen bir insan gördünüz mü?
12 Eylül darbesi sonrasında, herhangi bir yerde kimliksiz olarak yakalanmış ve sadece birkaç copla kurtulmuş olan birinin yanında bulunmuş olsaydınız eğer, işte orada görürdünüz.
Tabii o tarihler, çocuk psikolojisi, ergenlik hassasiyeti, yaşanan bir şeyin travması gibi konular, muhallebi çocuklarının ve onları bu şekilde büyüten annelerinin konularıydı.
Muhallebi değil de dayak yiyerek büyüyen çocuklar ise her türlü aşağılanmaya karşı dirençli olur ve onların psikolojisinin bozulmasına bu tür şeyler sebebiyet vermezdi. .
“ Roman çocuklar neden sık hasta olmaz?”
Bu soru, çocuk doktoru Osman Bey’in sorusudur.
Cevabı da kendisi verir:
“Çünkü çok küçük yaştan itibaren, yalın ayak, soğukta, sokakta, toprakta… Bu şekilde büyüyen bir çocuk, dirençli olur ve bu yüzden sık hasta olmaz.”
Bizler de öyle büyüdük sayılır aslında...
Ne aldığımız her soğuk, ne de bulaşan her mikrop hasta edemezdi bizleri.
Evde ve okulda uygulanan sözlü ya da fiili şiddet, dirençli kılmıştı iç bünyemizi…
Ne polisin copu, ne yüzbaşının tokadı, ne de binbaşının küfrü bozamazdı psikolojimizi.
Öyle mi gerçekten?...
Yoksa…
Hemen hepimizde, az veya çok olumsuz bir etki bırakmış olabilir mi bütün bunlar?...