​ Rotamız festival / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Aralık '08

 
Kategori
Güncel
 

Rotamız festival

Rotamız festival
 

Hulda


İnsanlar kömür dağıtımı, ünlülerin neler yaptığı, kimlerin başlarını hangi tip örtüyle örttükleri, komşuların eşyaları, kimin ibadetinin doğru olduğu, son bölümde hangi yarışmacının kaç para kazanıp kaçırdığı gibi (onlar “kaybetti” diyorlar sanki var olan paraları gitmiş gibi!) kendilerini ne uzatıp ne kısaltacak, ne kendilerine, ne çevrelerine, ne dünyaya, ne de geleceğe zerre kadar faydası olmayacak konularla zamanlarını boşa harcarken, Allaha bin şükür günümüzü pırıl pırıl aydınlatan haberlerle de karşı karşıya kalıyoruz ansızın.

Kalıyoruz, kalmak zorundayız… Yoksa sabah akşam harakiri yapmamız işten bile değil. Ne de olsa ilahi adalet var! Tıpkı İstanbul’un insanı delirtmeye yetecek çarpıklıklarına katlanmamızı sağlayan muhteşem güzellikleri gibi…

İşte bunlardan birine daha geçen gün tanık oldum : Yaratıcılık, sanat, macera, estetik, kültürel miras, bilim, eğitim gibi özlediğimiz güzellikler yan yana gelmiş. Bir de biz Türkler’e pek sevimsiz ve gereksiz gelen “uzun vadeli plan program yapmak” gibi yabancı bir terim . Hepsini bir araya koymayı becermiş birileri. Türkiye’de gıdasızlıktan zaafiyet geçirmek üzere olan altı duyu ve patronları beyin için gerekli serumlardan biri daha akıllı insanlarca hazırlanmış. Ellerine sağlık.

Bahsettiğim şu; “Hulda Festivali Sanat ve Bilim Yolculuğu”

Hulda bir tekne. 1905 İsveç doğumlu, yelkenli, iki direkli bir ticaret ve yük teknesi. Halen Stockholm’da Drottningholm Kraliyet Limanı’nda ve İsveç’te tarihi eser sınıfında resmi olarak yer alıyor.

Bu güzel teknenin Türkiye ile alakası ise sanatçı İlhan Koman. İlhan Bey, 1964’den vefat ettiği 1986’ya kadar bu tekneyi evi ve atölyesi olarak kullanmış

Şimdi ailesi ve özellikle oğlu Prof. Dr. Ahmet Koman, kendileri için bunca manevi değerli yaşlı kadını şahane bir projenin baş aktörü yapmak için kolları sıvamış durumdalar.

Hulda, 2009’da İsveç’ten yola çıkacak. Ardından Hollanda, Belçika, Portekiz, İspanya, Fransa, Malta, İtalya ve Yunanistan’dan geçip nihayet Türkiye’ye varacak. 2010 İstanbul Kültür Başkentliği Projesi kapsamında İstanbul’da olacak. Toplam 6.500 deniz mili, yani 12.000 km…

Bu yolculuk boyunca Hulda’nın güvertesinde çoğunlukla İlhan Koman’ın eserleri yer alacak. Uğranılacak limanlarda ise bir çadır kurularak atölye çalışmaları yapılacak. Teknenin içi de inceleme amacıyla düzenlenecek. Atölye çalışmalarında yer alacak eserler de bir yarışma kapsamında ödül alacak.

Tabi ki İlhan Bey’in festival kapsamında kullanılacak eserlerinin orijinalleri İstanbul'da kendi adına kurulmuş olan vakfın deposunda korunuyor. Bu yolculuk için özel kopyaları yapılacak. Ki izleyiciler eserleri yakından inceleyebilsin.

Hulda İstanbul’a geldikten sonra sürekli bir bilim ve sanat merkezi olarak Türkiye’de kalacak. Daha sonrası için Türkiye’nin çeşitli yerlerinde endam göstermek için görüşmeler de sürmekte.

Sizi bilmem ama ben en azından Bodrum Cup Ahşap Tekne Yarışı’nda bu özel tekneyi görmeyi çok isterim. Siz Bodrumlu yaratıcı değerli beyinler ve otorite sahipleri… Çok güzel projeler üretebileceğinizden eminim…

Söylemeden geçemeyeceğim; bahsettiğim festival projesinin bütçesi 1 milyon 400 bin avro. AB bunun için 800 bin Avro tahsis etmiş. İsveç İstanbul Konsolosluğu ise 30 bin Avro… Kendi sanatçımız için “pamuk eller cebe” desem ayıp olmaz herhalde, değil mi?

Bu güzel düşünceleri hayalimde canlandırırken, Can Yücel’in İlhan Koman’ı İsveç’e uğurlarken ifade ettiği duygular eşlik ediyor bana :

<ı>“"İlhan koman ki tıraşsız heykeltıraş

<ı>uçmağa doğru sakallı

<ı>elinde bombalarla bebekler

<ı>heykel gibi olmayan heykeller taşınırdı garip muhacir

<ı>güneyinden kuzeyine kutupların battı batacak teknesiyle

<ı>varmak için Edirne'ye Selimiye'ye..."

İhan Koman : 1921'de Edirne'de doğdu. Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'ni bitirdikten sonra 1947'de devlet bursuyla Paris'teki Julian Akademisi'ne gitti. 1951'de Türkiye'ye döndü ve 1958'de İsveç'e taşınana kadar İstanbul Akademisi'nde ders verdi. Yaşadığı ve çalıştığı Drottningholm kentinde Hulda adlı tekneyi onarıp yeniledi. Stockholm Güzel Sanatlar Akademisi'nde ders verdi.
Koman çalışmalarını birçok kentte sergiledi. Çalışmalarının çoğu büyük yapıtlar olarak İsveç'te kaldı. Türkiye'de dış mekan için tasarladığı üç büyük demir heykel en önemli çalışmaları arasında yer alıyor. İstanbul'daki heykellerinden 4.Levent semtindekine "Akdeniz", Santralistanbul'dakine ise "Sonsuzluğa" adını verdi. Taksim'deki heykeline ise isim koymadı. Ayrıca Anıtkabir'de saçak bir duvar yaptı, Ankara'daki Seymenler Parkı için de isimsiz bir bronz heykel tasarladı. 1986'da öldü.

Daha fazla bilgi için :

http://www.koman.org/

http://huldafestival.org/

http://mshulda.wordpress.com/
 
Toplam blog
: 36
: 1240
Kayıt tarihi
: 25.10.08
 
 

Fransa ve Türkiye'de on sene kadar turizmcilik yaptıktan sonra iletişim alanına yönelmiştir. İnte..