​ Ruh ikizim / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Temmuz '11

 
Kategori
Deneme
 

Ruh ikizim

Ruh ikizim
 

Ruh İkizim


Ben senin düz yazılarını seviyorum. Benimle herhangi bir konuda içimi dökmek, dertleşmek, sorunlarımı paylaşmak amaçlı kesin hükümlere varmadan samimi bir üslupla yazdığın için. Sevginin paylaşmak, paylaşmanın da yaşamak olduğunu. Güvenmek ve paylaşmanın da ortak payda da yaşadıkça duyacağımız, sevginin güvencesi içinde olmak olduğunu sen bana gösterdiğin için belki de. Nedendir bilmiyorum ama, senin duygularının, düşüncelerinin ve o anda hissettiklerinin daha içten olduğunu biliyorum. Şiirdir ne olacak demeden, yazılarımı, şiirlerimi dikkatle içten gelerek okuyor ve yorum yazıyorsun. Şiirin özünde sadece sevgi vardır deyip geçmiyorsun. Şiirlerin bazı imkansız hastalıklara çare olduğunu çok iyi biliyorsun. Bunun içindirki, benim huzur ve neşe kaynağım olduğun gibi doktorum da oldun. Sevgi ve şiir birbirinden olmazsa olmaz ve de bir birinden ayrılamaz olan iki büyük parçamız oldugunu da, ve bana bunun sevgi ve şiir veya şarkı yolu ile anlayacabilecegimizi de sen ögrettin. Sevginin en üst noktası aşktır. Aşk bir kimsenin karşındakine karşı duyduğu şiirsel sevginin en yüce noktasında mutlu olmaktan geçtiğini de Felsefi anlatımla bana sen ögrettin.

Mutluluğumuzun resmini çizmek istiyorum seninle,
Yüzüme buseler veren bahar sarmıştı heyecanımı sanki.
Öylesine mavi, öylesine sınırsız, öylesine özgür ki.
Akşamlarla birlikte hüzünlere bürünmüyorum sensizlikte.
Güneşi özlemiyorum artık gecelere inat olsun diye.
Yıldızlara selam durmak istiyorum pırıl pırıl ay ışında.
Korkuyla oluşan dehlizlerinde kaybolmuyorum artık.
Sabah çiçekler açarken gökyüzünde seni gördüm yeniden.
Portakal çicegim açmış gibi gökyüzüne polenler saçıyordun.
Yorgun bedenimle, yıkılan hayallerimin kederi seninle dağlıyor.
Senin yokluğunun ıstırabında buz kesip donmuyor bedenim.

Sana şiirlerimden yazmak istedim. Fakat uzun süredir yazamadım. İnanki şurada seninle yazışmak bile çok iyi geliyor bana. Yanımdaymışsın gibi. O desteğini, samimiyetini, o içtenliğini, sıcaklığını hissediyorum. Başka ne isteyebilirim ki? Bu mutluluk mutsuzluklarımı hafifletiyor. Hatta yok ediyor. Bana güç veriyor. Ruhen benimle olduğunu biliyorum ve bu bana yetiyor. Bedenen yanımda olanlardan. Daha çok benimlesin ve bana yakınsın. buna inan. Aramızda bu kadar uzaklık olsa da. Keşke, ben de seninle olabilsem. Ben erdemi, onuru, zerafeti, inceliği, insan olmanın her şeyini sende gördüm ve tattım.
Yaşadıklarım hayatımdır. Hatalarım, sevaplarım, aşklarım. Pişmanlıklarım da olsa keşke demedim bu güne kadar. Seni tanıyana kadar. Gecmis geçmişte kaldı, dönüp bakmam mazi der gecerdim. Bende kolay biri değilim. Bazan çok severim ama söyleyemem. Vazgeçemeyeceğim utkularım vardır. Kolay kolay güvenmem ve güvenmedikce bir daha sevmem. Seversem karşılık beklemem. Çıkar, yalan dolan bilmem. Sevginin yüceliğine inanır, sevdim mi de cok severim. Ben seni ışıl ışıl yanan gözlerinle yanımda düşledim hep. Hiç bir romana ve öyküye sığmayacak kadar temiz olan aşkımızı. Mangal gibi yüreğimizle.

Bir duygu yüklü bakıştır, belki de şiirdir. Güzel içten bir sözdür. Bir damla yeşil göz yaşıdır. Yürekte çanbulur. Damla damla büyür gelişir, deryalara sığmaz. Bize giydirilmek istenen, hazır kalıplar bedenlerimize uymaz. Bazen büyük, bazen da dar gelir. Önemli olan ruh ikizini bulmak değil midir? Ama bu çok emek, zahmet ve de sabır ister. Sen de benim ruh ikizim degil misin? Hatıra defterim Düslerimde, hayalerimde tanımadan sevdim,
Gitarlardan, kemanlardan sesini dinledim,
Harem de heyacanla gelmeni bekledim,
Avare aşıklar gibi sokaklarında dolaşıp gezdim..


İstanbul ‘benim anı hatıra defterim.
Seni hiç tanımadan deliler gibi sevdim.

Bütün kitaplarda, romanlarda seni aradım,
Şiirlerimde nezaketi, şefkatini yazdım,
Nisa diye diye ağaçlara adını kazıdım,
Değirmen romanım için binlerce sayfa harcadım.

İstanbul ‘benim anı hatıra defterim.
Seni hiç tanımadan deliler gibi sevdim.

Gönlümde rüya’larımda açan nadide gülsün,
Yüzümde açan yüzlerce gülücüksün,
Kader’in kavuşturdugu en güzel ödülsün,
Uzak olduğun zamanlarda içimde hüznümsün….

İstanbul ‘benim anı hatıra defterim.
Seni hiç tanımadan deliler gibi sevdim.


23.10.2010

Zamanı ve yeri olmaz aşkın, sevdanın. Bazen bir canlı bedendir. Bazen gürül gürül delice akan Sakarya nehri gibidir. Yeri gelir düden şelalesi gibi temiz, duru ve berrak olur. Senin o güzel kalbine akışı gibi. Düşümde bana bakan yeşil bir çift gözdür geceleri. Hasretle büyütürsün içinde. Bazen dokunamadığım dalında portakal çiceğimdir bahçemde. Şiirdir. Yeni bestelenmiş şarkı sözüdür. Bestelenmek için bestecisini arayan şarkı sözüdür bekli de. Bir ud, keman telinde, belki de hüzünlü bir şarkı olur. Başlığı daha konmamış. Güzel bir sesin ötesinde, kim bilebilir ki kaderimizin nereden geleceğini. Sevginin pazarda alınıp, satılmayacagı gibi.

Yüreğime sığdıramadığım, dalından koparamadığım portakal çiceğimsin. Şair yüreğimden söküpte atamadığımsın. İşte senin sevgini taşıyacak kadar kocaman bir yüreğe sahibim. Özlüyorum seni. Düşlüyorum seni. Düşlerimde uyandığım an özlemlerin başlıyor içten içe. Gökyüzünde ay ve yıldızlara bakıyor onlarla konuşuyurum zaman zaman. Adını sayıklıyorum. Bana yakın olmak istersin, özlersin diye. Özlememizdir aslında kurduğumuz seninle, düşlerimiz, umutlarımız. 

Senin için şiirler, şarkı sözleri yazıyorum. Resmini saklıyorum yastığımın altında. Özlüyorum bakışlarını. Seni özlüyorum, çok özlüyorum. Ne yaparsan silinmez yüreğimdeki izin. İçime kazınmış o bebek gözlerin..

Hikmet Metin Çavdar 

 
Toplam blog
: 38
: 839
Kayıt tarihi
: 02.07.11
 
 

1952 yılında Bursa'da doğdum, uzun süre yönetlcilik ve Sendika Başkanlığı yaptım. Politika Gazete..