​ Ruhu şad olsun!.. / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Eylül '10

 
Kategori
Siyaset
 

Ruhu şad olsun!..

Ruhu şad olsun!..
 

düzenleme...


Dün: Koskoca Türkiye Cumhuriyetinin bir başbakanını ve bakanlarının boynuna ip geçirip astılar ki, bebek katilini bile asamayanlar bunu yaptılar. İşte olayın adiliği, kepazeliği, iğrençliği, karanlığı budur.

Bugün: Milletin iradesine çelme takmak isteyenler ellerine kelepçe vurulup tutuklanıyor, sistemin elvermemesine rağmen yargılanıyor, en azından bir süreç başlatılmış.

Dün: 12 eylülde vatandaşlarını kura çeker gibi idam edenler kuyruğunu bükmüş dudağını ısırarak gülümsemeye çalışıyor. Olayın pişkinliği, utanmazlığı gün gibi aşıkardır.

Bugün: Millet her türlü propagandaya rağmen “yeter artık söz milletindir” diyebiliyor. Mafya varı bir vesayeti sorgulayabiliyor.

Dün: 28 şubatta milletin vicdanını mahkum etmeye kalkanlar meydanları sözde Cumhuriyet mitinglerle dolduruyor. İşte olayın perde arkası, tankların paletleri altında çekilen resmidir.

Bugün: “O meseleyi biz çözeriz” diyenler muhalefette olmasına rağmen AB kapılarında Devletimizin yeni şeklini çağdaş şeklini anlatmak üzere adeta görev alıyor.

Dün: Çetelerin avukatlığına soyunurken ülkeyi bölmeye çalışan PKK canilerine milletinin kanını helal ederken yalandan karşı duruş sergiliyor. İşte olayın çarpıklığı, vehameti budur.

Bugün: Demokratik anayasa, hak ve özgürlükler, başkanlık veya yarı başkanlık diyerek bir yanda daha mureffef daha özgür bir vatandaş yaratılmaya çalışılırken diğer yanda ayrıştırmaya bölmeye ve nihayetinde bağımsız bir toprak parçası koparmaya çalışan çapulcular boy gösteriyor.

Dün: Dağlarda silahlı mücadele ile 40 bin insanımızı katleden 400 milyar dolarımızı heba eden eli kanlı çeteler. İşte olayın üzerinde durulması gereken durum budur.

Bugün: O kanal senin bu kanal benim genel af teraneleri ile katillere ödül vermeye çlışılıyor.

Dün: neredeydik?

Bugün: Hangi noktadayız?

Elli senedir gözümden gitmeyen görüntüler kulağımdan eksik olmayan seslerle üzüldüm.

Bugün esefle belirtmek isterim ki, ülkemin insanı Devletin üst yöneticileri tarafından kullanıldı, kullanılıyor.

Amaç daha iyi bir ülke, evet ama atalarımın Malazgirt Meydan muharebesi ile girdiği bu topraklarda adını anmaya korkar bir şekilde yaşamaya mahkum edilmesi düşündürücüdür.

Bu garabetten çıkışımız üzerine görüşlerimi serdetmeden önce yaşayabileceklerimiz konusundaki öngörülerim bir gün bile beklemeden bir bir TV lerde dile getirilmeye başlandı.

Her yerde herkes Kürtleri ve çözüm yollarını konuşuyor. En can yakan ifadeler hiç çekinilmeden milletin maneviyatı, değerleri, haysiyeti düşünülmeden açıkça konuşuluyor.

Aslında bu sürecin seçimden sonraya kalacağı görüşü vardı bende. Fakat büyük bir hızla Parlamenter sistem demokrasimizin şekli, yönetim biçimi, dilimiz bayrağımız büyük bir süratle konuşulmaya başlandı. Sanki bu ülkede yaşayanların yüzde 95 inin böyle bir sorunu var.

Oluşturulan yapay kimlik havuzlarına da özgürlüklerden bahsediliyor. İstanbul’da Egede otonom bölgeler verecek mişiz Kürt denilen bir avuç anarşist ve katile. Asla Kürt vatandaşlarımızın, kardeşlerimizin isteği değildir bu durum.

Ama yüzde beşlik bir PKK çapulcusunun yaygaraları gündemdedir.

Başarabilirler mi, ülkemizin bir bölümünü ayırabilirler mi? Ben inanmıyorum. Yaşayarak göreceğiz.

Bugün: Devletin çarkını elinde tutan Ak Partiye ve onun liderine tarihi bir sorumluluk yüklenmiştir. Hükümetimizin ve muhalefetin Ab den gelen sevinçli açıklamaların perde arkasını görmesini diliyorum…

Dün: Milleyetin haberi çok dikkat çekisi. Başbakan Erdoğan için “Dünya Onu Tarıtışıyor” diye başlık atmış.Haberin devamında “ Onu mağlup etmek mümkün değil. Reformlar generallerin nüfuzunu biraz daha aşındırarak mahkemelerin demokratik denetimini arttıracak. Karşıtları Erdoğan’ın ülkenin yeni padişahı olabileceğini söylüyor. Ancak bu kaygılar abartılı. Türkiye tarihi bir reform sürecinden geçiyor. Ancak Erdoğan’la ilgili endişeler tamamen temelsiz de değil. Erdoğan 2007’de yeniden seçildiğinden beri muhalif sesleri susturmaya çalışmakta sakınca görmedi. Ülkenin en büyük medya grubu olan Doğan grubuyla büyük bir çekişmeye girdi.” Deniliyor.

Bugün: İçerde bu tartışmalar son bulmalıdır.

Dünyada başbakan hakkında çıkan yorumları dikkatle okudum.

En dikkatimi çeken gerçekçi yorum Time dergisinin yorumu idi: Time dergisi son sayısında, referandum sonuçlarıyla ilgili iki makale yayımladı. “Eski Türkiye’nin bitişi” başlıklı makalede, “Türkiye iddia edildiği gibi Batı’dan uzaklaşmayı hızlandıracak mı? Aslına bakarsanız, hayır. Şimdi Türkiye’nin ihtiyacı olan şey laik muhalefet partileri CHP ve MHP içinde yaşanacak bir değişim” denildi.

Ülkemizin kaderi değişiyor. Değiştiren de hiç unutulmayacak listesinde yerini alan Başbakan Erdoğan’dır. O da Menderes ve Özal gibi tarihteki yerini aldı. Hiçbir kesimle çatışmaya girmemesini temenni ediyorum.

Rahmetli Menderes ve rahmetli Özal’a bir kez daha şükranlarımı sunarken Erdoğan’ın ülkenin gelişmesinin önündeki engelleri kimseyi kırmadan üzmeden kaldırmasını diliyorum…

Demokrasi Şehitlerinin ruhu şad olsun…

Sevgi ve saygılarımla….

 
Toplam blog
: 449
: 609
Kayıt tarihi
: 24.06.08
 
 

Rizede yayınlanan ilk renkli gazete ViraHaberin kurucusuyum 5 sene baş yazarlığını yaptım. İLESAM..