Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ekim '12

 
Kategori
Deneme
 

Ruhumuzun dört mevsimi

Ruhumuzun dört mevsimi
 

Çok, ama çok uzaklarda, güzel  bir ülke varmış.

Havası suyu, taşı toprağıyla,  bulunmaz, doğal bir cennet köşesiymiş; Fakat insanları,  mutsuzmuş.

Bu Mutsuz ülkede,

Çocuklar, istedikleri gibi koşup oynayıp, hayal dünyalarını yaşayamamaktan, sürekli SEN anlamasın, SEN yapamasın sözleri duymaktan şikâyetçiymiş.                                                                   

Genç olanlar, yeni yaratıcılıklar peşindeymiş. Öğrendiklerini özgürce uygulamak ve  istedikleri meslekte, çalışmak istiyorlarmış. Hepsi yerinde duramıyor, delice coşuyor; Enerjilerinin  zirvesinde olduklarından, yaşça kendilerinden büyüklerle geçinemiyorlarmış; çünkü etrafları, hep onların koydukları KURALLARLA  çevriliymiş.

Orta yaştakilerin ise, başı sorumluluktan, yaşamdaki stresin fazlalığından, sürekli ağarıp duruyor, her geçen gün verimlilikleri, canlılıkları yok olup gidiyormuş. Gençlere benzemeye,  onlarla yarışmaya kalkanlarda, yarı yolda kalıyor, komik duruma düşerek, kendi iç hesaplaşmalarından kurtulamıyorlarmış.

Diğer tarafta; yaşlılar, deneye deneye öğrendikleri bilgilerin, bir işe yaramadığını düşünerek, yaşamdan zevk alamıyor, tükenen güçlerinden dolayı, sakinlik ve bolca uyumak istiyorlarmış.

İİDARECİ," bu böyle gitmez" diyerek, Ülkede, dört tatil yeri oluşturmuş.

İLKBAHAR, YAZ, SONBAHAR KIŞ.                               

Her birine, üstün nitelikli yönetici seçmiş; 1.sinin yöneticisi, Afacan, çok zeki bir çocukmuş.  Diğerinin ise çok akıllı bir Genç. Sonbaharın ki; her konuda olgun davranan, bilgi yüklü, Aydın. En  sonuncusuysa, Bilge biriymiş.

Hepsinin görevi, insanları mutlu etmek için, ellerinde olan güçleri, sonuna kadar kullanmakmış. Bunun  için, her ay topluca bir tatil yerine gidilecek ve sadece o, yerin kanunlarına uyulacakmış;

Önce, İlkbahara gidilmiş.

Burda,tüm halk, çocukluğunu yaşıyor;Çocukça, içlerinden gelen  duru davranışları, yüzünden, kimsenin tepkisiyle karşılaşmıyormuş.

Yaza gittiklerinde;yeni yeni bilgiler öğreniyor, kolaylıkla her şeyin üstesinden gelerek, bol bol eğlenip, zindeliklerine kavuşuyor,

Sonbahar da ise,  kitap okuyup dinlenerek, bir çok konuda aydınlanıyorlarmış.

Ve Son gezileri olan Kışta, o güne kadar bilmedikleri, tecrübeye dayalı, birçok şeyi öğrenip, sorunlarına çözümler buluyor, eğitildikleri, bilgilendikleri, öğretilerle, manevi duygularını güçlendiriyorlarmış.

Böylece tüm ülke halkı ,yaşamdan zevk alarak, çok ama çok mutlu olmuş.

               

Canan                                                                 

 
Toplam blog
: 159
: 380
Kayıt tarihi
: 27.09.12
 
 

İktisat mezunuyum. Her alanda neden? niçin? ve nasıla odaklanarak, araştırmayı severim. Yazmak içim..