- Kategori
- Rüyalar
Rüya işte

Rüyamda anneannemi gördüm. Şu anda olduğu yaştaydı ama görünüşü çok farklıydı. Saçları mesela, şimdiki gibi zayıf ve cansız değil; aksine uzun, gürdü ve hatta yukarıdan hoş bir topuzla tutturmuştu. Rüya işte...
Hele yüzü, gözleri... Yaşlılığın getirdiği derin yarıklar yok olmuştu ve cildi pürüzsüzdü. Gözlerinde yılların biriktirdiği acılar ve ezikliğin yerini, neşeli ve şen pırıltılar almış gibiydi.
Her zaman oflayıp puflamasına alıştığımız bu sevimli kadın, rüyamda neşeli kahkahalar atıyordu. Hatta en çok şaşırdığım; normalde hep geçmişten, anılarından bahseder ama rüyamda gelecekle ilgili bir şeyler anlatıyordu. Sesi şimdiki bezginliğinin ve yılgınlığının aksine, umut dolu vurgu ve tonlamalarla doluydu. Tabiki bu rüyayı görürken, rüyada olduğumun farkında değildim, dolayısıyla şaşkındım.
Şimdiki gibi bastonlu değildi anneannem. Gözlük de takmıyordu. Söylediğine göre kalça kemiğinde protez de yokmuş şimdikinin aksine. Şeker hastası da değilmiş, tansiyonu da yokmuş hatta. Anlattıklarını dinlerken o kadar sevinçliydim ki, çok sevdiğim bu insanın böyle sağlıklı ve dinç olması, hatta şimdikinin tam tersi hayat dolu olması derin bir huzur ve mutluluk verdi bana.
Yanında ablası vardı. Çok net hatırlamıyorum hangi ablasıydı (veya kız kardeşiydi?) ama sürekli konuşuyorlardı. Duyduklarım karşısında, anneannemin bu büyük değişikliğinin sebebini anladım. Rüya işte, anneannemin hayatında "dedem" diye biri yoktu. Hiç evlenmemişler mi yoksa ayrılmışlar mı bilmiyorum ama anneannem yıllardır ablasıyla yaşıyormuş.
Rüyanın sonunu hatırlamıyorum ama, uyanınca anneannemi gördüm ve kendime gelmem uzun zamanımı aldı. Rüyadan o kadar etkilenmişim ki, yeniden yüzündeki o derin yarıkları, kalın çerçeveli gözlüklerini, bastonunu, dün gerçekleşen ameliyattan dolayı sağ gözündeki beyaz pedi görünce şok oldum aniden.
"Günaydın anneanne, bugün nasılsın?" diye sordum.
Sanki gördüğüm rüyanın o da farkındaymış gibi,
"52 yıldır evli olmasaydım şimdi daha iyi olacaktım." dedi!!
Bir şok daha tabi... Gördüğüm rüyadan birkaç dakika sonra bunu söylemesi çok şaşırttı beni, sanki hissetmiş gibi.
Gittim ve yüzümü buz gibi suyla yıkadım. "Acaba evlilik sadece aşkı değil de, insan sağlığını ve psikolojisini de mi öldürüyor?" dedim kendi kendime.
Sonra güldüm aynaya bakarak. "Kedi..." dedim, "erişemediği ciğere....." Alemim ben ya!