- Kategori
- Haber
Rüzgar ektiniz sayın Başbakan...

İktidar Partisi yetkilileri ve Sayın Başbakan.
Sizin her şeyi yapma gücünüz vardır. Bu kadar gücün karşılığında sadece “şikâyet” etmeye hakkınız yoktu.
Siz, 3 Kasım 2002 tarihinde iktidara geldiğinizden bu yana hep “Rüzgâr” ektiniz. Şimdi de elbette “kasırga” biçeceksiniz.
Bir gün olsun her hangi bir yerde “Asabiyet” göstermeden konuştunuz mu? Bir gün olsun her hangi bir yerde sesinizi yükseltmeden anlattınız mı? Bir gün olsun her hangi bir konuda muhalefetle “İstişare” içinde oldunuz mu?
Hangi kurumla kavgasızsınız? Hangi kurum ile diyalog içindesiniz?
Abdullah kardeşiniz ile Kemal abiniz dışında istişare ettiğiniz kim var? Ulemalar mı?
AKP kurucuları arasında yer alan ve “Dört kişiden biri” diye bildiğimiz arkadaşınız bile size dayanamadı…
Yeniden milletvekili adayı olmayı sizin iki dudağınızın arasından çıkmasına gönlü elvermedi…
Şimdi siz bütün bunları unutuyor ve diyorsunuz ki “…hele hele şunu açıkça söylüyorum bazı emekli generaller, paşalar televizyon televizyon dolaşıp hükümete karşı adeta böyle saygı sınırlarını aşan ifadeler kullanmak suretiyle toplumda sanki bir psikolojik olumsuz hava oluşturmanın gayreti içine giriyorlar…”
Siz hangi kişi veya kuruma bu güne kadar “Saygı” sınırları içinde kalarak seslendiniz? Ben hatırlamıyorum da…
Anayasa mahkemesine karşı bile “Saygı sınırını” aştınız. Siz; korumakla sorumlu olduğunuz saygı sınırını aşarsanız, diğerleri o sınırı “Kevgire” döndürürler ve şikâyet etmeye hakkınız ne yazık ki olmaz…
Şimdi diyorsunuz ki “Bu ülkeyi tüm fedakârlığıyla gece gündüz demeden yönetmeye çalışan bir iktidara, kimsenin kalkıp da ’katil’ deme hakkı olamaz. Ve bu basite de indirgenemez."
İktidar partisi ve hükümet olarak “Gece gündüz” ne yaptığınız konusunda çok emin değilim. Ama haklısınız bu ülkenin “Hükümetine” kimse kalkıp da “Katil” dememeli.
Ama bu devletin “Hükümeti” de kendisine “Katil” dedirtmemeli…
Bir partinin gelen başkanı olmak, siyaset yapmak, iktidar olmak ve siyasetin içinde olmak demek “DEVLET ADAMI” olmak demek değildir. Bunları yapanlar “Siyasetçidir” ve sandıkla gelirler, yine sandıkla giderler…
Ancak “DEVLET ADAMI” olma vasıfları ayrı şeylerdir.
Siz de bir “DEVLET ADAMI” olarak 3 Kasım 2002 tarihinden bu yana yaptıklarınızı bir gözden geçirseniz…
Sanırım o zaman “Kasırganın” nereden geldiğini göreceksiniz.