- Kategori
- Tarih
Şânizade Mehmet Ataullah Efendi

Şânizade Mehmet Ataullah Efendi
Şânizade Mehmet Ataullah Efendi
Osmanlı hekim, çevirmen, yazar, tarihçi.
Bazı zatı muhteremleri okurken ciddi olarak heyecanlanıyorum.
Bunlar nasıl insanlarmış? Diyorum.
Bir ömre bu kadar yapılası şahaneleri nasıl sığdırmışlar.
Bunlar hiçmi uyumamışlar, dinlenmemişler, kendilerine zaman ayırmamışlar…
İnsanlık için ömürlerini harcamışlar!
Şimdi burada çok önemli bir husus var.
Ömürlerini harcamışlar dediğimiz zaman biraz değil bayağı düşünmek gerekli.
Bu nasıl ömrü harcamak!
Asırlar geçmiş, onun yaptıklarını okuyoruz, yazıyoruz, takdir ediyoruz ve ruhuna fatiha okuyoruz.
Bence Şanizade Mehmet Atullah Efendi boşa hiç zaman geçirmemiş, hem insanlık için hemde kendi için çok şeyler yapmış.
Benim eli öpülesi kadınlar altında başarılı tüm kadınları yazdığım yazılarım vardır ve şöyle derim işte eli öpülesi başarılı bir kadın daha.
Şimdi de şöyle yapacağım:
İşte eli öpülesi başarılı bir erkek daha…
Gerçekten öyle.
Ben yazarım biliyorsunuz. Elimden geldiğince bir şeyler yazmaya çalışıyorum. Zamanımın boş geçmemesi için uğraşıyorum. Aslında değişik konularda yazmak içinde gayret ediyorum.
Fakat Şanizade Mehmet Atullah Efendi’yi okuduğumda konuların bu kadar önemli ve değişik olmasına inanamadım. Onun yazdıkları önemli konular. Düşünün tıp yazıyor daha ne olsun. Tıp konusunda büyük devrimler yapıyor. Yabancı dillere ve çeşitlilerine o kadar hakimki, bir çok kitabı yine insanlık için çeviriyor ve hangi alanda ise o alana kazandırıyor.
Tek tek anlatmaya gerek yok. Vikipedi onun hakkında yazmış yazacaklarını bende size aktarıyorum.
O çok önemli biri…
Nur içinde yatsın…
Nazan Şara Şatana
Şânizade Mehmet Ataullah Efendi
(d. 1771- ö. 1826),
Osmanlı hekim, çevirmen, yazar, tarihçi.
XIX. yüzyılın ilk yarısında Osmanlı İmparatorluğu’nda yetişmiş önemli bilim adamlarından birisidir.
Tıp, tarih, matematik, edebiyat ve coğrafyaalanında eser çeviren ve yazan Şânîzâde, daha çok Osmanlı-Türk tıbbının çağdaşlaşmasındaki öncü rolü ile tanınır.
Avrupa tıbbına ait bilgileri Osmanlı’ya aktarmak üzere Almanca’dan çevirdiği beş ciltlik eserin 1820 yılında tek cilt olarak basılan ilk üç cildi; Osmanlı Devleti’nde basılan ilk tıp kitabı olmuştur.
Yaşamı
1771 yılında İstanbul, Ortaköy’de bir yalıda dünyaya geldi.
Asıl adı "Mehmet Ataullah"’tır.
Tarak yapıcısı anlamına gelen “Şâni” sözcüğü, büyük dedesinin mesleğinden gelen aile lakabıdır.
Babası Şânizade Hacı Mehmet Sadık Efendi’dir.
1786’da medrese eğitimini tamamladıktan sonra Süleymaniye Tıp Medresesi ve Halıcıoğlu Mühendishanesi’nde okudu.
Medresede öğrendiği Arapça ve Farsça’dan sonra Mühendishane'de okurken Yahya Naci Efendi’den İtalyanca ve Fransızca öğrendi.
Tıp öğrenimini medresede yapmış olsa da dil bilgisi sayesinde Batının çağdaş tıbbından da haberdar oldu; eski ve yeni tıbbı birleştirmeye çalıştı.
Çeviri eserleriyle batı tıbbını Osmanlı hekimlerine tanıtmak istedi.
Öğrenimini tamamladıktan sonra 30 yıl boyunca bir görev almayıp ordu kadısı olan babası ile birlikte dolaştı.
1816’da Eyüp Sultan Mahkemesi kadısı olarak atandı; Çorlu medresesi müderrisliği, Haremeyn (Mekke ve Medine) evkaf müfettişliği gibi görevlerde bulundu.
1819–1825 arasında vak’anüvislik (tarih yazıcılığı) yaptı.
1808–1821 arasında meydana eden olayları aktaran ve “Şânizâde Tarihi'”adıyla bilinen dört ciltlik bir eseri yazdı.
"Beşiktaş Cemiyet-i İlmiyesi"adlı cemiyetin içinde yer alan Şânizade, bilim ve kültürün çeşitli alanlarında isteyenleri eğitmek üzere toplanan bu cemiyette fen dersleri verdi.
Devrin hekimbaşısı Mustafa Mesut Efendi azledildikten sonra Şanizade’nin hekimbaşılığa gelmesi söz konusu olduysa da bir siyasi çekişme sonucu kendisi yerine Mustafa Behçet Efendihekimbaşı olarak atandı.
1826’da Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasıve yeniçerilikle birlikte Bektaşi tarikatının lağvedilmesinden sonra Şânizade de Beşiktaş Cemiyet-i İlmiyesi’ndeki faaliyetleri nedeniyel Bektaşi olduğu öne sürülerek vak’anüvislik görevinden azledildi;
Tire’ye sürgün edildi.
Sürgün kısa süre sonra kaldırıldı ancak rivayete göre Şânizade, af fermanını getiren Tire voyvodası Eğinli Ali Bey’in “itlakınıza” (affınıza) diyeceği yerde “itlafınıza” (idamınıza) demesi üzerine kalp krizi geçirerekhayatını kaybetti.
Eserleri
Tıp alanında en önemli yapıtı,
“Hamse-i Şanizade”adlı beş kitaptan oluşan eseridir.
Sözkonusu beş kitap
“Miratü’l Ebdan fi Teşrih-i Azaü’l-İnsan” (anatomi hakkındadır),
“Usulü’t Tabia” (küçük hacimli bir fizyoloji kitabıdır),
“Miyaru’l-Etibba” (hekimler için pratik tıbbı eğitim kitabıdır),
“Kanunü’l-Cerrahin” (cerrahi hakkında) ve
“Mizanü’l-Edviye” (ecza hakkındadır)isimlerini taşır.
İlk üç kitap tek cilt olarak İstanbul Dar’t-Tıba’atü’l-Amire’de 1820 yılında basıldı ve Osmanlı’da basılan ilk tıp kitabı oldu.
Hamse’nin dördüncü kitabı 1828 yılında Mısır’da Bulak Matbaası’nda Kavalalı Mehmet Ali Paşatarafından basıldı.
Beşinci kitap ise basılmayıp yazma olarak kaldı.
Onun yeni tıp kavramlarını anlatırken türettiği yeni Türkçe tıp terimleri, Cemiyeti Tıbbiye’nin hazırladığı 1873 yılında basılan tıp lügati için bir temel olarak kullanıldı.
Şanizade tümünü Charles Bossut’ın kitabından tercüme ettiği matematiğe ait üç kitap yazmıştır.
Bu kitaplar:
“Usul-i Hesap”,
“Usul-i Hendese”,
“Cebir Mukabele”adlarını taşır.
Askerlik alanında tercüme edilmiş dört kitabından III. Selimve II. Mahmuttarafından orduda yenilik hareketlerinde yararlanıldığı düşünülür.
Askerlik alanındaki kitaplarının adları:
“Vesaya Name-i Seferriyye”,
“Usul-i Sak”,
“Tembihat-i Hükümran”,
“Tanzim-i Piyâdegân ve Süveriyân”'dır.
Edebiyat, hat, resim ve müzikle de uğraşan Şânizade, şiirlerini
“Şânizade-i Divan”adlı bir kitapta topladı.
Coğrafya ile ilgili olarak
“Tarifat-ı Sevahil-i Derya” adlı bir kitabı vardır.(alıntı)