- Kategori
- Deneme
Sadık Köpekler Sokağı

Doğduğum eve yaklaştığımda, çocukluk anılarım geldi aklıma. Sonra unuttuğumu hatırladım onları birden bire. Gözü pek çocukların çamaşır leğenlerinin içinde dolaştığı dere, Saatli Maarif takviminin yapraklarından yaptığım sıçancıklar belirdi gözlerimin önünde.
Ama annemin beni büyüttüğü ev, aklımdan hiç çıkmıyordu her nedense, saplantıya dönüşmüştü adeta benliğimde.
Lodos estiğinde yerinden oynayan muşambaları, yüksek tavanlı, gıcırtılı salonları, bakışlarımın ele verdiği sırları gizleyen loş odaları özlemiştim.
Bunları düşündüğüm sırada, sokağın köşesinde bir köpek kesti yolumu, ürktüm tabi ilk önce. Sonra korkum yatıştı köpeğin gözlerini görünce. Benden medet umuyor gibiydi, içler acısıydı hali, bir deri bir kemik kalmıştı; anlaşılan hakir görmüşlerdi mahallenin sakinleri onu, oysa öyle davranmazdık biz eski zamanlarda onun gibilere.
Anlatmaya başladım ben de ona o eski günleri sevecen bir dille. Hoşuna gitti, sakinleşti, hızla titreyen kuyruğu yavaşladı oturunca yere. Can kulağıyla baştan sona dinledikten sonra dedi ki gönül diliyle: "sen de sadık olanlardan olmalısın, sakın bozma bu halini, ne mahallende, ne de başka bir yerde."