​ Şahi (İkinci Bölüm) / Öykü / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Kasım '10

 
Kategori
Öykü
 

Şahi (İkinci Bölüm)

Şahi (İkinci Bölüm)
 

Şayet yanlış işitmediyse arkasından gelenler vardı. Atını ağaçlığa doğru sürerek kendisi de bir ağacın ardına gizlendi. Hemen az ötede mahşeri bir insan kalabalığı (Sayıları 6500-700 kadar vardı) yalınayak başıkabak koca koca taşları taşıyorlar, taş ustaları taşları yontuyorlar, ırgatlar, taşları üst üste dizip aralarına harç katıyorlardı.

Genç padişah, çalışanların arasında dolaşıyor, ara sıra ustabaşlarına buyruklar veriyor, koca koca taşları kendi elleriyle yerleştiriyordu.

Sadrazam Halil Paşa, Zaganoz Paşa ve Saruca Sekban paşalarda ayrı ayrı kulelerin yapımını üstlenmiş hummalı bir şekilde çalışıyorlardı.

Hisarın planları Sultan Mehmed’in projeleri esas alınarak Mimar Muslihiddin Ağa tarafından çizilmişti. Muslihiddin Ağa, gözlerini boğazda bir aşağı bir yukarı dolaşan Osmanlı gemilerine dikmiş, Karadeniz’den esen tatlı bahar yelinin etkisiyle kendinden geçmişti.

Öteden gelen Bizans askerlerini görünce şaşkınlıkla bakakaldı.

“Bu kâfirlerin burada ne işi vardı.”

Urban yanılmamıştı. Arkasından gelenler Bizans imparatorunun elçileriydi. Elçiler, Muslihiddin Ağa’ya Bizans İmparatorunun selamlarını getirdiklerini, Padişah hazretleriyle görüşmek istediklerini söylediler. Muslihiddin Ağa, Padişaha haber etti. Az bir zaman sonra elçilere buyurun dedi.

“Devletlû Hünkâr sizi görmek ister”

Taş taşıyan, harç karan, taş yontan karınca kalabalığı gibi insanların arasından geçtiler. Genç Padişah elinde planlarla elçilere doğru baktı. Uzun boyluydu. Yüzü pembemsiydi. Kırmızı beyaz tenli, dolgun yanaklı, geniş alınlıydı. Doğan gagası gibi kıvrık burunluydu. Biçimli bir çenesi vardı. Vücudu daha ziyade uzun kolları adaleliydi. Kaşları hafif çatıktı. Kara gözleri çakmak çakmak zekice parlıyordu. Başına Mevlevi külahlarına benzer bir külah giymiş, üzerine göze hoş gelen camgöbeği yeşili bir tülbent bağlamıştı. Giysileri ipekli zarif bir kumaştan dokunmuştu. Elçilere “Buyrun dedi”

 
Toplam blog
: 261
: 335
Kayıt tarihi
: 30.08.10
 
 

Anadolu Üniversitesi İşletme fakültesi mezunuyum. Çeşitli kuruluşlarda muhasebe ve dış ticaret or..