​ Sahibinden satılık hazır kurulu örgüt-3 / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mart '13

 
Kategori
Siyaset
 

Sahibinden satılık hazır kurulu örgüt-3

Sahibinden satılık hazır kurulu örgüt-3
 

Silah bırakma ve yurt dışına çıkma faaliyetleriyle ilk ayağın başladığı barış sürecinde aslında herkesin merakı bundan sonra ne olacağına dair. Açıkca söylersem bundan sonra olacaklar konusunda bazı tereddütlerim olsa da "ülke elden gidiyor"cular kadar  karamsar değilim.

Olacaklar konusunda iyi ve kötü komplolar kurarsak;

1-Amerika İsrail'le bize oyun oynuyordur. Pkk'nın yaptığı silahlı mücadelenin sonuç vermediğini gören Amerika ve İsrail burada kurmaya çalıştığı kukla Kürt devletini, Türkiye'yi biten terör ve İsrail'in tarihinde ilk kez dillendirdiği "özür dileme" manevralarıyla önce güçlü bir hale getirip, Musul-Kerkük- Halep gibi önemli merkezleri de içine alan eski Osmanlı havasında bir Türkiye oluşturup R. Tayyip Erdoğan  sonrası belkide bir "kürt baharıyla" ayrılmayı sağlayacak.

Olur mu olur! Belki haklı bir şüphe. Ama bu şüpheyi duyanların unuttuğu bir şey var: Bu senaryoyu  uygulamak istiyorsa Amerika ve İsrail; neden terörle yıpranmış bir ülkeyi değil de sınırlarını genişletmiş petrol sahalarını ele geçirmiş ve Türkmenlerle beraber hareket edebilecek Türkiye'yi önüne çıkarsın?  Ayrıca şimdi de terörle mücadelede adeta savaş veren Türkiye, gerekirse sınırları genişlemiş vaziyetteyken tekrar savaş verir. Neticede, terörle mücadeleye bu süreç için sadece ara vermiş olur.

2-Gene Amerika ve İsrail bize oyun oynuyordur. Güçlendirilen yerel yönetimlerle, aslında çaktırmadan geçilen federatif yapının sonucunda, Öcalan'ın aslında marksistliği bırakıp adeta tövbe ederek dine yaklaşmasının sürekli altı çizilerek oluşturulacak kamuoyuyla serbestliği için adımlar atılacak ve "terör durdu isterse dışarı çıksın " söylemleriyle adeta siyasal bir yapı haline getirilen Pkk ( şimdi de getirildi ama o zamankinin adı belki de pkk olacak) başındaki Öcalan' la bir süre sonra özerkliğini ilan edecek, ardından "devleti kurdum" diyerek diğer devletlerce tanınmaya başlayacak ve artık iş işten geçecek.  Bir anda ayaklanmış bir kürt ulusu ayrı bir devlet olarak Doğu ve Güneydoğu'da bizi çaresiz bırakacak.

Bana kötü senaryolar içerisinde en olabilir geleni bu açıkcası. Çünkü, terörist başının şirin gösterilmeye çalışıldığı bu sıralar Diyarbakır'da, devletin uzak kaldığı gösteri ve diğer illerdeki nevruz gösterileri "biz buraları teslim aldık " havasındaydı. Ancak devlet verdiği bu barış kartından sonra tekrar aynı şekilde mücadeleye başlayabilir. Bu mücadelede de, verdiği barış fırsatına açıkgözlülükle karşılık veren örgüte artık her şekilde topyekün hareket edebilir. O zaman da şimdi Suriye'nin düştüğü duruma düşer miyiz? İşte orasını Allah bilir!

3-Terör belasını sonuçlandıran ve ekonomik olarak rahatlayan, gittikçe güçlenen; bölgede İsrail'in, Amerika'nın O'nsuz olamadığı, İran, Irak ve Suriye'nin ürktüğü, Müslüman ülkelerin liderliğini yapan Türkiye, tekrar Hilafetin temsilcisi Osmanlı kadar hatırı sayılır bir güç halini alır.

Şu anda bana 1 numaralı senaryo ne oranda kötümser geliyorsa bu senaryo da o oranda iyimser geliyor. Başbakan'ın tüm çabalarına rağmen halen kendi aracını üretemeyen düzeydeki bir ülkeyiz. Kimse hayal görmesin. Başbakan'ın karizması ve fena olmayan ekonomimiz haricinde gerisi safsata.

Gelelim -bana göre- gerçeklere.... İsrail ve Amerika bölgede hele hele yedikleri Irak kazığından sonra (Irak'ı kendi elleriyle teslim ettikleri  Maliki'nin İran'ın kucağına oturmasıyla),  İran ve gittikçe eski gücüne kavuşan Rusya'ya karşı, tek tutar dalları olarak gördükleri Türkiye'nin önündeki belaları temizlemek; kendilerini, özellikle de Amerika'yı dinleyen İktidarı güçlü kılmak ve diğer Ortadoğu ülkeleri arasında da "İsrail'i dize getiren kahraman" olarak göstermek adına gerekli hamleleri yaptılar.

Şimdi iktidarın barış havasına girmeden ve kesinlikle KCK yapılanması gibi kırsal harici yerleşim ayaklanmalarına boşluk bırakmayacak bir politika izlemesi gerekli. Çünkü bu işin en korkulan tarafı olan bağımsızlık ya da özerk bölge ilanı gibi, ileride karşılaşabileceğimiz kabusların kaynağı bu yapı olacaktır.

Bu devlet, 40 yıldır terör belasıyla mücadele ediyor. 2012 Yılında aciz durumlara düşürdüğü terör örgütünü gene yokolmanın eşiğine düşürebilir. Ancak ne olursa olsun bu süreç bir şanstır. En fazla tekrar geçen yılki terörle mücadele günlerine dönülür. Üstelik içerdeki tüm teröristlerden kurtulunmuş olarak.

Ayrıca kimse Başbakan ve bu süreci götürenleri Öcalan'dan saf zannetmesin. Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanlığı koltuğunda oturan  kim olursa olsun tek çıkarı Ülkenin çıkarıdır. Ülkemizdeki tüm vatandaşların da, politikaları, yöntemleri sorgulama hakkı olmalı, ama Ülkenin liderinin gaflet ve hıyanet içinde olduğunu düşünmek ya da bu tür politika üzerinden siyaset yapmak bana biraz vicdansızlık gibi geliyor.

 
Toplam blog
: 164
: 672
Kayıt tarihi
: 21.10.10
 
 

İnşaat Mühendisiyim, olaylara anlık değil öncesi ve sonrasıyla bakmaya çaba gösteririm. Dağ havas..