- Kategori
- Basın Yayın / Medya
Sahne başına on tv klişesi düşen dizi, Mayıs Kraliçesi!

Tersaneye gece gündüz elini kolunu sallaya sallaya giren çocuklar var,
On beş yıl önce kullanılan park sensörlü mercedesler var,
On beş yıl öncesinin ev dekorasyonunda, aslında iki üç yıldır moda olan teraryumların yani cam bahçelerin kullanılması var,
Ölürken "neden" diyen Yeşilçam yadigarı karakterler var,
Kötü üvey anne var,
Sıfır derinlik kötülerin kötüsü adam var,
Korkunç dövüş sahneleri var,
Var da var...

Yıl 2011…
Ana karakterimiz Yağmur Tanrısevin’in canlandırdığı Nehir.
Kaynakta çok başarılı biridir. Hatta bir numaradır.
Yani diğer karakterler öyle olduğunu söylüyorlar.
Biz ikna oluyor muyuz?
Hayır.
Zira Nehir; on saniye kaynak yaptı, 20 saniye yaptığı kaynağa baktı, 40 saniye de üzerine ahkam kesti.
Sanırsınız molekül parçalıyor…
Kısacası kızımız, sözde yetenekli eylemde vasat.
Sonra iç sesinden öğreniyoruz ki; annesinin kim olduğunu bilmiyor, babası da ölmüş.
Hop Zaman Değişimi 1: Yıl 1990
Nehir bir yaşında.
Nehir’in gerçek babası, annesi Feryal, kâhyaları Celil ve kâhyalarının oğlu Alper doğum günü kutlamasındadır.
Alper ve Nehir’in doğum günü aynı gündür.
Telefon çalar.
Kötü adam Sencer arıyordur.
“Açığa çıktın, kaçman gerekiyor” der.
Bu sırada paralel kurguda, ajan tipli, yüzleri maskeli bir grup adamın, yolda onlara doğru geldiğini görürüz.
Nehir’in babası telefonu bıraktığı gibi panikle kasaya koşar, açar ve içinden bir metal kutu çıkarır.
Açar…
Mikrofilm dedikleri bir şey vardır kutunun içinde, bize gösterir, tekrar kutuya koyar ve koşarak ailesinin yanına gelir.
Feryal'a "kaçmamız gerekiyor" der.
Feryal, "niye, ne oluyor" derken ufak kontrolsüz bir itişme olur ve Nehir’in üzerine çaydanlık devrilir.
Çocuk yanar.
Bizimkiler bir şey yapar mı?
Yapmaz.
Çocuk yansın, ne olacak ki?
Hiç... :)
Evden çıkarlar.
Maskeli adamlar bahçeye girer.
Feryal hala kocasına ne olduğunu sormaktadır.
Yakalanma korkusu yaşayan iki insan, kısık sesle mi konuşur, normal ses tonuyla mı?
Bizimkiler baya yüksek ses tonuyla konuşur.
Neyse...
Bu arada nedense o maskeli adamlar o küçücük bahçede, bir türlü gelemediler.
Bizimkilerin seslerini de duymadılar.
Feryal mecburen kızını alıp kaçar.
Baba da doğru helikopter pistine...
Feryal evin dışına çıkar çıkmaz, kötü adam Sencer ve adamları ile burun buruna gelir. Ondan kocasını kurtarmasını ister zira Sencer'in kötü adam olduğunu bilmiyordur.
Sencer "sen arabaya geç" der ve o da adamlarıyla bahçeye girer.
Bu arada çocuk yandı ya, hala sırtına su tutmayı bırakın üfleyen bile yok.
Maskeli adamlar sonunda eve girer ve yılların klişesi aile resminin olduğu resim çerçevesi yere düşer.
Yani aile parçalanıyor gizli mesajı görselde de verilir.
Yıllardır bir milyon kez bu mesaj tam da bu şekilde verildi.
Verilmese de olur yani...
Maskeli adamlar helikopter pistinde babanın etrafını sarar.
Sencer de adamlarıyla gelir.
Anlarız ki o maskeli adamlar Sencer’in adamlarıymış.
Kâhya Celil’de oradadır.
Sencer mikrofilmi ister ve alır. Sonrada babayı öldürür.
Ve baba yılların bir diğer klişesiyle, yani “neden” diyerek ölür.
Bu arada o dakikadan sonra mikrofilm nedir, içinde ne vardır, niye herkes onun peşindedir, niye insanlar bunun için öldürüldü soruların cevaplarını almayı bırakın, bir daha mikrofilm kelimesini duymadık.
Sencer kötü adam, durur mu?
Durmaz.
Alır Kahya Celil ve dokuz on yaşlarındaki oğlu Alper'i, yüksek bir yere çıkar.
Çocuğu kucağına alır ve aşağı atacakmış gibi yapar.
Sonra iyice şuursuza bağlar, çocuğun yanında "Feryal’ın geçmişi ile bağlantısı kızı, kızını öldüreceksin" der.
Yarın öbür gün çocuğun bir yerde bu duyduklarını söyleyebileceğine dair herhangi bir korkusu yoktur.
Celil oğlunun hayatından endişe ettiğinden Nehir'i öldürmeyi kabul eder.
Gece bebeğin odasına gider.
Feryal bunca travma yaşadı, evini maskeli adamlar bastı, kocası öldü ama hem mışıl mışıl uyuyor , hem de nasılsa kızı ile ayrı odada yatıyor.
Celil odaya girer ama bebeği öldürmeye kıyamaz.
Nehir'i alır ve askerlik arkadaşına verir.
Feryal uyanır, bebeğin odasına gider, orada olmadığını görür, ağlamaya, panik yapmaya başlar. Bir yaşındaki bebeği bahçede, bahçe mobilyalarının arkasında arar.
Sahne uçurum kenarına kesilir.
Polisler ve kuş uçmaz kervan geçmez yerde niye orada olduğunu anlayamadığım sağlam bir kalabalık vardır.
Bebeğin ayakkabıları bulunur.
Ortada ceset falan da yok.
Sencer olay yerinde, 4-5 metre ileride Feryal varken, yine gayet normal bir ses tonuyla polislere “dosyayı kapatın” der, polisler “tamam” diye cevap verir ve dosya kapanır.
Bu arada ölen babanın kardeşi savcıdır.
Yani savcı dayıya rağmen dosya kapanır.
Ve izlediğimiz ilk bölüme göre 25 yıl boyunca da açılmaz o dosyalar.
Nasıl bir savcı ise artık.
Hop Zaman Değişimi 2: Yıl 2001
Feryal, Sencer ile evlenmiş, onun kızı ve oğluna annelik yapmaktadır.
Bu arada evde nasıl oluyorsa son bir iki yılın modası teraryumlar var.
2001 nere 2015 nere… :)
Sanat grubunun eline sağlık.
Teraryum nedir diyenlere bakınız aşağıdaki resme der ve devam ederim. :)
Aradan on bir yıl geçmiştir ama ne hikmetse Celil ve oğlu, başka yer yokmuş gibi müştemilata yerleşmiştir.
Sencer Feryal’ın geçmişi ile bağlantısını kesmek için kızını öldürtür ama Celil ve oğlunu nedense diplerinden ayırmaz.
E ne oldu Feryal'ın geçmiş ile bağlantısına, hatıralarına?
Bu arada Celil’in oğlunda sanırım büyüme geriliği var zira 20 yaşlarında olması gerekirken görüntü nedense 14-15 civarlarında.
Ya matematik hatası ya da cast...
O gün Celil’in oğlunun doğum günü.
Babası ile pastasını başbaşa üfleyen Alper, pastasından bir dilim alıp Feryal’a götürür.
Feryal kendi kızını hatırlar, başlar ağlamaya.
Sencer Feryal geçmişi hatırladı diye kızar.
Celil’i yanına çağırır.
Evin balkonunda karşısına alır. Bağırır, söylenir.
Baya yüksek sesle "ben sana kızını öldürttüm senin oğlun o günün anısını hatırlatmak ister gibi pasta getirdi" der. Tokatı indirir.
Sencer ne kullanıyor acaba?
Evinin balkonunda Feryal'ın kızını öldürttüğünü yüksek sesle söyleyebildiğine göre, kesin bir şey kullanıyor.
Bu sırada Alper kenardan olan biteni izler, söylenenleri duyar.
Hop Zaman Değişimi 3: Yıl 1990…
Önce geçmişe gittik, sonra yakın geçmişe geldik şimdi yine uzak geçmişe döndük.
Flashback’in içinde flashback durumları.
Daha zaman içinde çok gidip geleceğiz şimdiden söyleyeyim. :)
Celil, Nehir’i asker arkadaşı Murat’a teslim eder.
Bu arada nüfus cüzdanı yok, doğum belgesi yok, o çocuk nasıl okula yazıldı, kimse sormadı mı muamma da muamma.
Hadi, onca sorunun, yürümeyen yerlerin içinde bunu da görmemezlikten gelelim...
Hop Zaman Değişimi 4: Yıl 2001
Murat hamile karısını, iki çocuğunu ve Nehir’i alıp İstanbul'a göç eder.
Yaşadıkları yerde alacaklılar kapıya dayandığından, kaçmışlardır.
Celil'den yardım isteyeceklerdir.
Bu arada Savcı Yiğit, Feryal’ı görmeye gelir.
Tavırlıdır, Feryal Sencer ile evlendiği için.
Onu rahatsız etmek için der ki, ağabeyimle oturduğunuz evi kiraya vereceğim.
Feryal "orada benim hatıralarım var, yapma" der.
Savcı "vereceğim" der.
Benim bildiğim evlenilen adamdan çocuk yapıldıysa ve eş ölürse, o ev hayattaki eşe kalır.
Neden Savcı’nın o evde söz hakkı var onu anlamadım?
Ha biz böyle yaptık sizde boş durmayın çalışın, hayal gücünüzü kullanıp cevabınızı kendiniz yaratın diyorlarsa bilemem...
Neyse, Savcı tam evden çıkarken, Nehir ve ailesi gelir. Celil tam da onlara "niye geldiniz" diyip çemkirmektedir.
Savcı acır hallerine ve onları Nehir’in doğduğu eve yerleştirir.
Hop Zaman Değişimi 5: Yıl 2015
Nihal mahalle kasabına girer.
Nedense etlere bakıp, "etlerde çok taze görünüyor" der.
Artık çiğ etin tazeliğini bir bakışta nasıl anladıysa?
Balık olsa gözlerden diyeceğiz ama bildiğiniz kasaptaki etten bahsediyoruz.
Tezgahın arkasına geçer.
Hazır, yani sanırım onun için önceden kesilmiş etlerden birini alır, iki döver.
Çok becerikli çok...
Sonra bir kangal da sucuk alıp, hakkını hela et deyip, sucuğu da bedavaya getirir.
Hem becerikli hem açıkgöz...
Her eve lazım.
Sonra o bir parça et, bir kangalla eve gider. Tezgaha aldıklarını koyar.
Ve bir de ne olsun?
Etler olmuş üç paket +1 sucuk.
Hocanın kazanı gibi sanırım yolda doğurdu etler.
Tazeler ya, ondan sanırım.
Sonra...
Nehir, menemen yapar.
Nehir, kız kardeşinin ödevini kontrol eder.
Nehir, veli toplantısına gider.
Kısacası Nehir'i becerikli göstermek için, çevresindeki tüm karakterler pasifize edilip, saçma sapan, derinliği ve işlevi olmayan bir hale getirilmiş.
Yani ha evdeki tabak çanak, ha Nehir'in üvey annesi, kardeşleri.
Hop Zaman Değişimi 6: Yıl 2001
Nehir okula yazdırırlır.
Ne tesadüfdir ki zenginliğin dibine vurmuş Sencer’in çocuklarıyla aynı okula.
İki uçurum ailenin çocuklarını nasıl aynı okulda okur?
Hayal gücünüzüne sağlık ey okuyucular, cevap sizin içinizde. :)
Neyse...
Nehir ile Sencer'in kızı ne tesadüftür ki aynı sınıfa düşer.
Sencer’in kızı belalıdır.
Öyle ki bizimki boş bulduğu için onun sırasına oturunca, sınıftakiler şaşırır, bak nereye oturdu diye fısıldamaya başlarlar.
Sencer’in kızı sınıfa girer, Nehir'i görür.
"Kalk" der.
Nehir "niye" diye sorar.
Mevzu ben öyle istiyoruma döner.
O sırada öğretmen sınıfa girer.
Öğretmen eliyle, Nihal'i başka sıraya oturur.
Artık nasıl bir öğretmense...
Tenefüs olur. Sencer’in kızı Nihal’a tokat atar.
Nihal'da ona.
Hop... Nihal Müdür'ün odasına alınır.
Müdür der ki; “arkadaşına tokat atmak ha, hele hele de Dilara gibi bir arkadaşına.”
Bak sen... :)
Okula gel…
Öğretmeni ayrı bir ruh hastası, Müdür ayrı bir ruh hastası.
Olayı duyan Feryal okula gelir. Kızların arasındaki düşmanlığı bitirmek için Nihal’i eve davet eder.
Bu arada; bizim becerikli, güzel, akıllı, tatlı, erkek işlerinde on numara, ev işlerinde yıldızlı pekiyi, hanımefendi kızımızın içinden yemek masasına oturduğunda bildiğin mağara kaçkını çıkar.
Masadaki her yemeği eliyle alır, ağzına arka arkaya tıkıştırır.
Ve Dilara'yla Nehir kanka olur.
Nehir kendi evine gelir.
Başlar bulaşıkları yıkamaya.
Kız bildiğiniz kül kedisi. Hatta babası gelip sohbet etmeye çalıştığında “hadi baba oyalama beni, daha çok işim var” diyecek kadar da kendini ev hanımlığına kaptırmıştır.
Dizide bir dikkat çekici unsur da, Murat'ın bölüm boyunca öz be öz evlatları ile bir kez bile temasa, diyaloga girmemesi.
Sanki onlar yok gibi davrandı.
İyi hoş o çocuklar bölüm boyunca kimse ile konuşmadı ama...
Aslında dikkat çekici olan Murat karakterinin kendi çocuklarını görmezden gelip bu kadar etkisiz eleman gibi davranırken, Nehir'e olan hassasiyeti özeninin saçmalığı...
Bu arada bizim on bir yaşındaki Nehir, tüm maharetlerine, arkadaşının bisiklet zincirini tamir ederek yenisini ekledi.
Hatta bisiklet demirine tersanede kaynak bile yaptı.
Sanırım bu diziden sonra tersanelerdeki iş güvenliğini tekrar sorgulamak gerekecek.
Hop Zaman Değişimi 7: Yıl 2015
Nehir'i büyüten baba yani Murat ölmüştür.
Celil’in oğlu Alper ile Nehir’in ilişkisi var.
Ama Nehir memlekete dönmüştür.
Bir mail gelir, istanbul’da bir gemicilik şirketine mülakata çağrılmıştır.
İşe alınmış gibi sevinir.
İstanbul’a dönüyorum artık diye nidalar ata ata sevgilisini arar.
Hop Zaman Değişimi 8: Yıl 2001
Evet doğru, zaman değişiminden başımız döndü ama durmak yok.
Nehir, anne ve babası kavga ederken, annesinin gerçek annesi olmadığını öğrenir.
Babasına sorar "gerçek annem kim diye"?
Bu arada Sencer'le Celil ve Celil'le Murat'ın dövüş sahnesi çekilmiş ki, Yeşilçam’da bile çok çok daha iyileri çekildi.
Murat tersanededir.
Nehir ki, kendisi hala on bir yaşında, gecenin bir vakti tersaneye gider ve babasına" sana yemek getirdim" der.
Ve Murat gözleri önünde Celil tarafından ezilerek öldürülür.
Çünkü Murat, Nehir'in Feryal’ın kızı olduğunu öğrenmiştir.
Nihal babasını öldürenin kim olduğunu göremez.
Hop Zaman Değişimi 9: Yıl 2015
Nehir İstanbul'dadır.
Bunca kötü zaman geçişleri, fena diyaloglar, derinliği olmayan karakterler, hikaye kurgusunun acemiliği, uyarlamanın gerektiği gibi kotarılamaması, dünyanın kurulamamasıyla bu sezonun kötülerinden Mayıs Kraliçesi.
Kısacası yeni bir Brezilya dizimiz daha oldu, hayırlı olsun ...
Sonuç:
Total; 3,23 rating ile 19. sıra
AB'de 2,83 rating ile 12. sıra
Televizyon, sinema, yaşam ve sokaktaki hayat üzerine diğer yazılarımı okumak istiyorsanız, blogum bibaksana 'ya uğramayı unutmayın. :)







