​ Şahsına münhasır devrim / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ekim '08

 
Kategori
Siyaset
 

Şahsına münhasır devrim

Şahsına münhasır devrim
 

1923 burjuva devrimi neden güdük kalmıştır?

Temel de tartışılması gereken konulardan birisi.

Ve 1923 devrimi, bir dizi çelişkiyi kendi içerisinde barındırmaktadır.
1923 burjuva devriminin en önemli özelliği, kuşkusuz, 1908 devriminin devamı olmasıdır.
1908 devrimi cüce devrimdi.
Devamı olan 1923 devrimi güdükdü.

Neden güdük dü 1923 devrimi?

Fransa, burjuva devrimlerinin en önemli örneğidir.
Özel mülk sahibi burjuvaların varlığı, devlet yapılanmasında önemli bir işleve sahipti.
Ve devrimin temel sac ayağını oluşturuyorlardı.
Kendi siyasetçisini yaratmıştı Fransız burjuvaları.
Keza bürokratları, yine burjuvazinin gelişmesine paralel olarak ortaya çıkmıştı.
Bu ayırt edici özellikler, Türkiye örneğinde tersi şekilde kendisini göstermiştir.
Devlet kurucu kadroları burjuvalar değildi.
Aksine, yüksek askeri bürokrasi devletin kurucu kadrolarını oluşturuyordu.
Ve kurucu kadroların içerisinde, burjuva denen tek bir isim yoktu.
Türkiye’de 1923 devrimini yapanlar, almış oldukları kararlar neticesinde, burjuva sınıfının oluşumuna zemin hazırladı.
Ve araç olarak da devlet kapitalizmini kullandılar.
Dikkat ediniz!
Türkiye’de var olan burjuvazi, başı sıkıştıkça, devletin kollarına atar kendisini.
Ve bu davranışı da son derece olağan olarak kabul ettirir.
Devlet babadır burjuvazi için.
Lakin son yıllarda, kendi askerine ve bürokratına kafa tutmaktan beri durmamıştır.
Çünkü şu son yıllarda burjuva sınıfı, kendisini güçlü hissediyordu.

Yüksek askeri bürokrasi, devleti kurmuş olmanın sağladığı imtiyazlarla, istediği gibi hareket etmeyi marifet saymaktadır.
Ve vatanı koruma ve kollama misyonu altında, dilediğine posta koyabilmektedir.
Öğrenememiştir burjuvalara hizmet etmesi gerektiğini.
Tüm dünya da asker ve sivil bürokrasi, burjuva sınıfının iktidarını kolaylaştırmak adına vardır.
Ve burjuvaların emrinde hareket eder.
Türkiye’de, başta da belirttiğimiz gibi, devleti kuranların burjuvalar değil, aksine, Osmanlı yüksek askeri bürokrasisidir.
Ve kendilerini ayrıcalıklı ve imtiyazlı bir sınıf olarak vehmetmektedir.
Bu davranış ve refleks, bu günlere kadar gelmiştir.
Aslında olağan üstü bir sistemin ta kendisiydi Türkiye’de 1923 devrimi.
Şahsına münhasır bir devlet kurulmuştu.
Ve bir burjuva devrim olmasına karşın, devrimi yapanların içerisinde tek bir burjuvanın dahi olmaması devrimi şahsına münhasır hale getirmişti.
Dolayısı ile devlet üst yapılanmasında, askeri elit ile bürokratik elit ciddi bir ağırlık kazandı.
Asker ve bürokratik elit, yıllar boyu kendisine vehmetmiş olduğu ayrıcalıklı imtiyazlarını kaybetmemek adına olmadık taklalar attılar.
Devleti sahiplendiler.
Ve devlet sahiplenmesini kaybetmemeyi hayat-memat meselesi haline getirdiler.


Sonuç olarak.
Ortada egemen bir bürokrasi vardır.
Ve devlet kapitalizmi sayesinde gelişmeye başlayan milli burjuvazinin öncü unsuru olarak tarih sahnesine çıktı.
Her şeye rağmen kapitalizm, Türkiye’de şu veya bu şekilde ciddi bir gelişme gösterdi.
Sınıflar olgunlaştı.
Ama bürokrasinin o özgün ağırlığı, siyasal yaşamdaki yerini bu zamana kadar korudu.

 
Toplam blog
: 1509
: 1145
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..