- Kategori
- Haber
Salınada salınada gezersin

Muhterem arz-ı endam ediyor.
Bir omuzu aşağıda.
Hafif yaylanıyor.
Zamanın futbolcularından ya.
Kasımpaşalı.
Eli maşalı.
Azar deposu.
Ne olduysa, kader bir cilve yapıverdi.
“Al sana başbakanlık koltuğu” dedi.
Muhterem aldı koltuğu.
Bir aldı, pir aldı.
Alışmıştı karşılanmaya.
Davullar zurnalar eşliğinde.
Koyunlar kesenler.
Keçiler kesenler.
Önünde eğilenler.
Dalkavukluk yapanlar.
Ata bindirmeye çalışanlar.
(Yeltenince, kendisini atın ayakları altında buluvermişti hani.)
El pençe divan duranlar.
Can kulağı ile dinleyenler.
(Güya engin bir laf edecek sanıyorlar.)
Aynı teraneleri sallayıveriyor.
Biraz kafası basan, azarı yiyor.
Memleket biraz alevlenince, el ayak birbirine dolanıyor.
Jeton düşünce, dini motifler, sarılacağı dal oluyor.
Şiir okuyor.
Ne okuduğundan haberi olmuyor.
Kimin şiiridir bilmiyor.
(Hoş, dinleyen edebiyatçılarda dünyadan bi habermiş. Alkış patlatıyorlar.)
Salınmaya devam ediyor.
Ne garip.
Garip ki ne garip.
Diyarbakır, dönüp bakmadı.
Tunceli, “niye geldin” bile demedi.
Alışmıştı karşılanmaya.
El pençe divan duran dalkavukların etrafını sarmasına.
Lakin bu kez ters tepti.
Yanlış yerde tezgâh açtı.
Siftah yapmadan topladı tezgâhı.
Ve böylelikle, hedeflediği belediye başkanlıkları buhar olup uçuverdi.
Ne olur bundan sonra?
Bence;
Hem Diyarbakır azardan nasiplenir.
Hem Tunceli.
Olur mu hiç Başbakan karşılamamak?
Olur mu hiç Başbakana izzet-i ikramda bulunmamak?
Gereği yerine getirilmez mi?
Getirilmez ise hesabını sormaz mı?
Patlatı vermez mi azarı?
Olmadı tokatı?
Salınmaya devam.
Soluğu alsın Erzurum’da.
Moral depolasın.
En az % 85.
Aşağısı kurtarmaz.
Erzurum burası.
Tunceli’ye benzemez.
Diyarbakır’a benzemez.
Başbakanın moral kaynağı.
Ne diyor Tunceli.
“Bizim onurumuzu satın alamaz.”
İşte bitmiştir bu laftan sonra her şey.
Evet.
Bitmiştir.
Bir daha yanaşmaz oralara.
Kolay mı Tuncelili olmak?
Dersimli olmak kolay mı?
Yüz verir mi her başbakana.
Yüz verseydi başbakanlara, Tunceli, Tunceli olmazdı.
Bilemedi Recep Tayip.
Bilmiyor.
Anlamıyor.
Zokayı yiyeceğini sanıyor Tunceli’nin.
Yemiyor.
Yemez.
O zokayı yediremez Dersimlilere.