Şaibe ve hile gölgesinde seçim / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Aralık '08

 
Kategori
Siyaset
 

Şaibe ve hile gölgesinde seçim

Şaibe ve hile gölgesinde seçim
 

Seçim hileleri!
Son günlerin ana gündem maddelerinden birisi oldu.
Aslında, her dönem seçimler öncesinde “seçim hileleri”ne yönelik gürültüler kopar.
Ve seçin sonrasına kadar, gürültü patırtı eşliğinde yaygara devam eder.

Geçtiğimiz günlerde, YSK (Yüksek Seçim Kurulu), seçmen sayısını açıkladı.
Gürültü de beraberinde koptu.
Bilindiği gibi TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu), 31 Aralık 2007 tarihinde Türkiye nüfusunu açıkladı 73.875.000 kişi.
YSK (Yüksek Seçim Kurulu) ise 22 Temmuz 2007 seçimlerinden önce askıya çıkardığı seçmen kütüklerindeki seçmen sayısını açıklamıştı 41.465.0000 kişi.
2004 yerel seçimlerinde seçmen sayısı 43.552.931 kişidir.
Böylelikle, 22 Temmuz 2007 seçimlerinde 2.087.931 seçmenin azaldığını görüyoruz.
Aynı yılları, seçmen sayısının dışında bir de nüfus babından ele almakta yarar var.
TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu)’nun 2004 yılında açıklamış olduğu Türkiye nüfusu 71.813.000 kişidir.
Ve 2007 yılında nüfus, 73.875.000 kişiye yükselmiştir.
Yani nüfus 2.062.000 kişi artmıştır.

Bu verileri toparlayalım.

2004 yılında Türkiye nüfusu 71.813.000 kişidir.
2004 yılında seçmen sayısı 43.552.931 kişidir.
2007 yılında Türkiye nüfusu 73.875.000 kişidir.
2007 yılında ilk açıklanan seçmen sayısı 41.465.000 kişidir.
2007 genel seçimlerinden önce açıklanan seçmen sayısı ise 42.799.303 kişidir, nüfus 73.875.000 kişidir.
2007 yılında yapılan referandum da açıklanan seçmen sayısı 42.690.252 kişidir, nüfus yine 73.875.000 kişidir
2008 yılında Türkiye nüfusu 70.586.256 kişidir.
2008 yılında seçmen sayısı 48.265.644 kişidir.

2007 yılı nüfusu ile 2008 yılın da açıklanan nüfusları karşılaştırdığımız da nüfusta 3.288.744 kişilik bir azalmanın söz konusu olduğunu görebiliriz.
Buna mukabil, 2007 yılında en son açıklanan seçmen sayısı ile 2008 yılında açıklanan seçmen sayısını karılaştırdığımızda 5.575.392 kişilik bir artış söz konusudur.
Tabi bu rakamları birbiri ile matematiksel ve mantıksal düzeyde değerlendirmeye tabi tuttuğumuzda garip bir takım sonuçlarla karşılaşıyoruz.
2007 yılında açıklanan nüfusa karşın, 2008 yılında nüfusta 3.288.744 kişilik bir azalma var, ama seçmen sayısında 5.575.392 kişilik bir artış söz konusu.

Nasıl oluyor bu durum?
Nüfus azalırken, bu denli yüksek oranda seçmen sayısının artışı nasıl açıklanıyor?
Belli değil.
Belli olan ise bu işte bir garipliğin olduğudur.
Ve mükerrer seçmen kayıtlarının yapıldığı aşikârdır.
Çünkü bir yıl gibi bir zaman diliminde, bu denli yüksek bir seçmen sayısının artışı başka türlü açıklanamaz.
Ve bu durum bir seçim hilesidir.

Ülke tarihinin bilinen ve resmen saptanmış olan en büyük mükerrer oy kullanım olayı 1977 seçimlerinde yaşanıyor.
Erbakan’ın MSP’si ile Türkeş’in MHP’si o dönem de mükerrer oy turları düzenliyorlar.
Ama ne kadar mükerrer oy kullanıldığı o yıllarda da saptanamıyor.
Ve ört bas ediliyor.
Kaldı ki o yıllar da % 42 oy alan Bülent Ecevit’in CHP’si şaibeli oy kullanımına karşı kayıtsız kalıyor.
Tek bilinen şey, seçmen sayıları ile oynandığı ve mükerrer oy kullanımına yönelik gerekli koşulların yaratıldığıdır.
1977 seçimlerinde açıklanan seçmen sayısında, bir önceki seçimdeki seçmen sayısına karşın 4.400.000 kişilik bir fazlalık söz konusudur.
Ve bu durum bir rekor olarak addediliyor.
Ne var ki 26 Kasım 2008 tarihin de YSK (Yüksek Seçim Kurulunun) belirtmiş olduğu seçmen sayısı ve bir önceki son seçim de belirtilen seçmen sayısından 5.575.392 kişi daha fazla olması 1977 senesindeki rekoru geride bırakarak öne geçiyor.

Ne diyelim?
Seçim hileleri ile seçim kazanmanın hiçbir esprisi yoktur.
Seçim hilesi yapan parti, belki bir önceki seçime oranla oylarını koruyabilir.
Veyahut oylarını arttırabilir.
Açık ara birinci de olmasına neden olabilir.
Ama halk, bu yöntemlerle iktidar da kalmayı başarmış bir partiden hoşnutsuzluğunu her ne şekilde olursa olsun belli eder.
Seçim hileleri, bir partinin iktidar da kalmasına ne kadar olanak sağlarsa sağlasın, halkın huzursuzluğunun ve hoşnutsuzluğunun önüne geçemez.
Sadece iktidar olmanın sağladığı olanaklardan dolayı halkı baskı altında tutar.
Hileli seçim zaferleri, faşizan ve anti demokratik iktidar uygulamalarını beraberinde getirir.
Polis teşkilatını güçlendirip, iç güvenliğe yönelik yatırım yapmaktan öteye anlamı olmayan iktidar oyununu ortaya çıkarır.
Ama dipten gelen dalganın önüne geçemez.
Bu yüzdendir ki seçmen kütükleri üzerinde oynamanın fazlaca bir esprisi yoktur.
Hileli seçim zaferleri gerçeklerin üzerini kısa bir süreliğine örter.
Ama o gerçeklerle ille de kısa bir süre sonra yüzleşilir.

Hemen şu noktaya vurgumuzu yapalım.

Sistemin çürümüşlüğüne dair vurgu.
Sürekli değişen verilerle ortaya çıkan sonuçlardaki tutarsızlıklar sistemin çöktüğüne dair somut bir işarettir.
Çarpıklık diz boyudur.
Düzen işe yaramaz bir hale gelmiştir.
Dikkat ediniz, ülke de hemen hemen hiçbir kurum işlevlerini doğru dürüst bir şekilde yerine getirmiyor.
Veya yerine getiremiyor.
Çünkü düzen yozlaşmış ve çürümüştür.

 
Toplam blog
: 1509
: 1145
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..