- Kategori
- Aşk - Evlilik
Salkım saçak

Yine yine yeniden
Fırtınalı bir gece de fırtınalı bir hayatın içinden nasıl görür insan dünyayı? Dışarıda yağmur ve soğuk varken güneşli bir günü hayal edemezsiniz, dış şartlara uygun yanan bir soba ve sıcak bir demlik çayla başlar kurulan varsayım ortamları. Ruh haliniz nasıl olsa yılın her günü soğuk karlı buzludur zaten, ne kadar istesek te bir türlü yaz gelmez oralara, eh yılların alışkanlığı olsa gerek bir türlü beklemekte gelmeyebilir içinizden. Hem hava şartları hem gönlünüz ohhh gel sabrım gel diye sabır çekmekten başka ne gelir elden? Salkım saçak bir hayat bir yandan yaparken bir yandan bozulan düzen sadece nefes almakla yetinmek olağan belkide.
Bu hayatta bildiğimiz şeylerin sahibi olmaktan vazgeçemiyoruz da ondan, karşımızdakine anlattıklarımızı yaptıklarımızla karıştırıyoruz çoğunlukla, bak kardeşim diye başlayıp sıraladığımız yüzlerce evrensel doğrudan kaçta kaçı bize ait veya bizim olmazsa olmazımız. Nereye kadar direnebiliyoruz? Kaçınılmaz sonlarımızı elimizle hazırlarken biz düşünebilseydik neler neler olurdu kim bilir. Şimdi bile ders almadık ki şu anda bile ne varsayımlarla geçmişimizi hesaba çekiyor yumruklarımızı sıkıp ah keşke keşke diyoruz. Bedelini ödemeye hazırmıyız eğer değiştirebilseydik kaderimizi? Tabi ki güllük gülüstanlık bir tablo hayalini kurduğumuz ve doyumsuz isteklerimiz, ne kadar çabaladık düşlediklerimiz için, ne kadar çabaladık başarı için bunları soran yok sadece isteriz biz durmadan tüketir sonrada yeni bahaneler buluruz. Herkes Cennet'e gitmek istiyor fakat kimse ölmek istemiyor, herkes biliyor fakat kimse uygulamıyor iken akıntıya küreklerimizi bir gayretle çekiyoruz.
Evlilik bir oyun aslında sevgili dostlar, içinizde Poker'i duymayan yoktur belki de bilenlerimiz çok fazladır, bir Poker'dir tam bir oyundur evlilik ne kadar iyiysen elin kötü gelsede kazanırsın. Bu fikir evliliğin kutsal olduğu masallarına inanmaktan vazgeçtiğiniz gün size de anlamlı gelecek diye tahmin ediyorum. Serkeş bir hayat yaşadığımız, dağılmaya her an müsait durumumuz ve hayli zayıfız bütün bu kısır döngü içinde.
Bu hayatta bildiğimiz şeylerin sahibi olmaktan vazgeçemiyoruz da ondan, karşımızdakine anlattıklarımızı yaptıklarımızla karıştırıyoruz çoğunlukla, bak kardeşim diye başlayıp sıraladığımız yüzlerce evrensel doğrudan kaçta kaçı bize ait veya bizim olmazsa olmazımız. Nereye kadar direnebiliyoruz? Kaçınılmaz sonlarımızı elimizle hazırlarken biz düşünebilseydik neler neler olurdu kim bilir. Şimdi bile ders almadık ki şu anda bile ne varsayımlarla geçmişimizi hesaba çekiyor yumruklarımızı sıkıp ah keşke keşke diyoruz. Bedelini ödemeye hazırmıyız eğer değiştirebilseydik kaderimizi? Tabi ki güllük gülüstanlık bir tablo hayalini kurduğumuz ve doyumsuz isteklerimiz, ne kadar çabaladık düşlediklerimiz için, ne kadar çabaladık başarı için bunları soran yok sadece isteriz biz durmadan tüketir sonrada yeni bahaneler buluruz. Herkes Cennet'e gitmek istiyor fakat kimse ölmek istemiyor, herkes biliyor fakat kimse uygulamıyor iken akıntıya küreklerimizi bir gayretle çekiyoruz.
Evlilik bir oyun aslında sevgili dostlar, içinizde Poker'i duymayan yoktur belki de bilenlerimiz çok fazladır, bir Poker'dir tam bir oyundur evlilik ne kadar iyiysen elin kötü gelsede kazanırsın. Bu fikir evliliğin kutsal olduğu masallarına inanmaktan vazgeçtiğiniz gün size de anlamlı gelecek diye tahmin ediyorum. Serkeş bir hayat yaşadığımız, dağılmaya her an müsait durumumuz ve hayli zayıfız bütün bu kısır döngü içinde.