Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Haziran '11

 
Kategori
Deneme
 

Salt doğru var mı yoksa herkesin doğrusu kendine mi?

Salt doğru var mı yoksa herkesin doğrusu kendine mi?
 

Doğru dediğimiz şey nedir? Hep beraber peşindeymişiz gibi sanki. Bu yalanlar çarpacak bizi bir gün. Doğru göreceli bir şey değil mi? İnsanlar kendilerinin doğru avcısı olduğunu ispatlamaya çalışıyorlar. Sanki kutsal bir şeymiş gibi doğru… Garip olan karşınızdaki insanlarında da doğru avcısı olduğu sanılıp, baştan kabul ediliyor olması... Doğru olana davet ediliyor... Havanda su dövmek bu işte… 

Doğru evrensel olmalı ki bu yapılanların işlevi olsun... Doğrular şu anda ruhsal bir şey... Neredeyse her gurubun, her partinin, her topluluğun, milletin ve dinin kendi doğruları var... Bunun böyle olduğunu çocuklar bile biliyor... Kimsenin doğrusunu, doğru yanlış diye yargılayacak bir makam yok ki yeryüzünde... Bırakın uluslar arası anlamda, yerel anlamda bile bir makam yok doğrulara, doğru diyecek… Herkesin doğrusu kendine yani... 

Hukuk var, din var, ulusalcı düşünceler var doğru peşinde... Ahlak var, gelenekler var doğru peşindeler... Ancak öyle bir hale geldi ki işlenmiş bir fiili suç yoksa ortada, her doğruyu ekarte edecek karşı doğruda var... Bırakalım olaylara aynı yerden bakmayı, birisi için doğru olan ötekine gülünç saçma ya da anlamsız gelebiliyor... Bütün medya, bütün eğitim kurumları, yürütme, yargı, yasama kendi doğrularını pompalıyor her gün kafamıza... Herkes doğru olduğunu anlatmaya çalışıyor karşısındakine... Oysa kim takar doğruyu... İstemlerle çelişen her doğru yanlış bence... Kırılıyor daha kulağa girdiği anda... Paramparça oluyor insanın çıkarıyla çelişen, istemleriyle çelişen doğru sayılanlar...

Peki bu evrensel komedi niye oynanıyor? Niye bunca zahmet? Bu maskaralık yapılmasa olmaz mı? Ne gerek var asla sonuç alınmayan bu toplu gösteriye? Sahte gösteriye? Galiba başka şey yok elde oyalayacak insanı... Tıkanmak bu insanlık olarak da.. Ve elde başka kullanacak enstruman yok insanları oyalamak için... 

Ancak şöyle bir örnek var artık psikiyatrların elinde; Tecavüz haberleri eğitici olduğundan fazla kadar kışkırtıcı olabiliyormuş... Dee bakalım o zaman doğru olan iyi midir? Hiç değil... İyi olan doğrudur oysa... İyi olan sana uygun olandır... İstemlerini karşılayandır iyi olan... Sana hizmet eden iyidir... Kötü olansa yanlıştır... Aha bundan kuşkunuz olmasın hiç... Sevmenin iyi olanla ilişkisi vardır... Sevdiğin kişi iyi ve doğrudur... Bak ne kadar kolay değil mi doğru olmak? Sevdiğin, sevdiklerin, tanıdık olanlar zaten doğrudur... Kendinden menkul olan doğru olanlar ne olacak başlı başına... Haklısınız salt doğru yoktu...

Fakat abiiiiiii ben bazı adamları/kadınları doğru bulmasam da, kötü oldukları söylense de içten içe seviyorum... Duruşlarını seviyorum... Eeeee buda insan olmanın güzel yanı... Ne yaparsan yap yüreği var, akılla ilişkilendirilemeyen… 

NOT: Lütfen doğru olan her zaman sevilmez ve iyi değildir demeyin bana. Biz çocuk yaşımızı çoktan geçtik... Ben de bebelere masal yazmıyorum. 

 
Toplam blog
: 615
: 948
Kayıt tarihi
: 25.06.10
 
 

1959 Denizli doğumluyum.. İ.Ü. İktisat Mezunuyum.. Emekliyim ve hala çalışıyorum.. Yaşam bizden önce..