- Kategori
- Güncel
Ben, biz, siz, onlar ve ötekileştirme

Ben neleri anlatır? Sınırları var mıdır azıcık? Yoksa ‘’ben’’ sınırsız bir güç haline mi gelmiştir insanların elinde, zaman zaman kendilerine silah olarak doğrulttukları üstelik? Yoksa içinde kayboldukları bir kavram haline mi gelmiştir? Didikleyelim azıcık ha ne dersiniz?
Ben (Ego) aslında nesnel ve tinsel oluşumların bütünü bence... Akademik açıdan tini anlatmak için uğraşacak değilim... Ancak diğer insanlardan ayrılma ve farklılaşma ben duygusu ile gelişiyor... Birey kendisini önce fizik olarak tanır... Yapabileceklerini bilir, toplumdaki algılanışını bilir bedeninin... Yapamayacaklarını da bilir... Fiziği ile uyum sağlamaya çalışır, fiziğinin getirdiği avantajları kullanmaya çalışır... Onu korumaya gayret eder. Fizik olarak doyumlarının egosunu da mutlu ettiğini bilir... Zamanla fizik ve tinsel yönlerinin kardeş olduğunu anlar… Tabi her kardeş gibi kavgada ederler.
Ben tinsel olarak ise, birikimleri, birikimlerini denemişlikleri, eğitimleri, bencillikleri, bilinen ya da bilinmeyen enerjileri içinde, bütünleşmeye çalışan bir kişisel örgüttür... Bu örgüt topluma ve doğaya karşı kurulmuştur… Savunma ve saldırı amaçlıdır…
Bu tek kişilik örgütün yapacakları ve yapabilecekleri kendisiyle sınırlıdır… O kendisini iyi tanır. Kurnazlıkları, oynadığı oyunlar sayesinde geçici rahatlamaları olsa bile birey olarak, egosunun istedikleri ile başa çıkamayacağını bilir… İşte tam burada/bu anda başka kimlikleri kendi ‘’beni’’ içine katıveriyor...
Ben içine sahip olunan nesneler ve ait olma duyguları da katılıverir. Hatta sosyal statüyü de ekleyelim buna... Türk olmak, Müslüman olmak gibi ‘’doğuştan’’ kazanılan şeyler de ben içinde yoğrulur… Şu partili olmak, şu takımı tutmak, büyük bir cemate sahip olmak gibi seçimlerde ben içinde eritilir... Ev sahibi, iş sahibi, diploma ben olarak algılanır... Biz olanlarda ben duygusuna ekleniverir... Biz olanlar içinde zaten birey olarak varsındır... Ancak bu yetmez insana... Ben sırasıyla ‘’sen ve sizi’’ içine alır, hem de kurnazca... Sen ve sizleri içine almak demek; Sizi kabul ediyorum ve onaylıyorum anlamını taşır... Kabul etmek, onay vermek aynı zamanda ben’e eklenen bir şeylerdir... Siz olanlarda onay vermekle ben içine alınır... Ve biz ve siz sayılanlarda ben/im olarak algılanır... Biz ve sizde olanların içindeki her şey ben olana eklenir... Bu tek kişilik örgüt işte bütün bunlarla donatır kendisini… O kendi başına ordu haline gelmiştir artık… Ne kadar çok özellik katılmışsa ve biz içinde yer alıyorsa o kadar güçlüdür gariban… Aslında insanın kendisini tanımayı gölgeler bunlar...
Ben için en tehlikeli/korkutucu/istenmeyen/ şey ise O’dur, haliyle de Onlardır... ’O’’ aslında kavramdır ve ben içine sokulmayanı tanımlar... Onlar ise kabul edilmeyenler bütünü, örgütü olarak algılanır... Benin gelişmesine, kendi ayrımına varmasına Onlar kavramı aklın alamayacağı kadar zararlıdır... Ben, Onlara göre kendisini tanımlarsa, Onlar içindeki her doğruya da, tavır alacaktır... Onlara göre kendini konumlayacaktır... Onlar ne derse inkar edecektir... Onlar kötü sanılarak/bilinerek başka doğru(?) aranacaktır…
Ben kendisini tanıyamaz hale gelince de başka bir ben olmak/aramak/gelişmek zahmetini bile düşünmez... İşte ülkemizin birbirini ötekileştiren insanlarının durumu budur… Yolun neresindeyiz bilmiyorum, ancak sonu budur…