- Kategori
- Sağlıklı Yaşam
Saman nezlesi - astım başlangıcını nasıl yendim? - 2

Bir önceki kısımda saman nezlesinin gelişimini, hayatımı nasıl etkilediğini, bununla nasıl baş etmeye çalıştığımı, tedavi süreçlerimi anlatmıştım. Bütün bunları okuyan ve bu sıkıntıyı çeken kişilere yakın gelebileceğini tahmin edebiliyorum. Bundan sonra okuyacaklarınız ise size biraz daha farklı olacaktır.
2001 yılının karlı bir Şubat günü uzunca süredir ziyaret etmediğimiz bir arkadaşın evinde toplanmıştık. Öylesine uzunca bir süre görüşmemiştik ki, arkadaşımızın MS hastalığına yakalandığından bile haberimiz yoktu. O gün bize hastalığıyla ilgili bilgiler verdi. Bunun detaylarına girmeyeceğim. Sonra bu hastalığı yenme serüvenini anlatmaya başladı. Öğretim elemanı olmasının verdiği özellik nedeniyle mi yoksa bir başka nedenden ötürü mü bilmiyorum, o akşam bize büyük bir dinginlik ve huzur içinde anlattıklarını dinlerken sanırım en fazla ben etkilenmiştim.
Bilimsel bütün tedavi yöntemlerini denemiş ancak netice alamamıştı. Geriye alternatif tıp diyeceğimiz yöntemler kalmıştı. Kendisi de bu arayışın içine girmişti. Bu arkadaşla ilgili anlattıklarım benim ilham kaynağım olmasına rağmen kendim bu süreçlerden geçmedim onu hemen ekleyeyim. Neydi bu alternatif tıp araçları? Örneğin biyoenerjiydi onun kullandığı yöntemlerden biriydi. Yoga - meditasyon yapıyordu. Bütün bu yazdıklarım uzak doğu felsefesini çağrıştırıyor olabilir; ancak işin içine girdiğinizde bunun sadece uzak doğuya has yöntemler olmadığını da ayırt ediveriyorsunuz.
O akşam dinlediğim MS hastalığını yenme serüveni benim de içinde bulunduğum sıkıntılı durumdan kurtulmam için bana yardımcı olur mu, diye düşünmeme neden olmadı! O akşam “acaba astıma dönüşmeye başlamış saman nezlemi bu alternatif yöntemlerle yenebilir miyim?” diye kendime soru sormadım. Çünkü bunun başka bir şey olduğuna da inanıyordum açıkçası.
Ancak yoga – meditasyon uygulamaları ilgimi çekmeyi başarmıştı. Birkaç kitap edinip, sonra bir derneğin ücretsiz seminerlerine katıldım. Orada meditasyonun benim zihnimde bıraktığı izden farklı bir şey olduğunu fark ettim. Bu biraz da içinde bulunduğum dibe vurmuş durumdan da kaynaklanıyordu. Artık şunu çok iyi biliyorum ki insanın hayatında ters giden bir şeyler varsa mutlak surette bir şeyleri yanlış yapıyordur. Bütün hayatı kâbusa dönmüşse o zaman bütün düşünce sistemi dâhil olmak üzere her şeyini tekrar tekrar gözden geçirmesi gerekir. Meditasyon yani Türkçe karşılığı derin düşünme buna sadece aracılık yapıyor.
Yediğimiz besinler bizim sadece yaşamaya devam etmemizi sağlamadığını, başka şeyleri de etkilediğini ben şahsen yaşayarak tecrübe ettim. Kırk yaşına gelmiş biri olarak şunu çok rahatlıkla söyleyebiliyorum ki, bugün çeşitli alerjik reaksiyonlarla karşı karşıya olan insanların tamamı ya beslenme ya da içinde bulundukları çevresel etkenler yüzünden bu sıkıntıyı çekiyorlar.
Kendimden örnek vermem gerekirse; askerliğimi Ankara’da yaparken yepyeni bir şey keşfetmiştim. Çok sevdiğim İstanbul’un havası benim alerjimi tetikliyordu. Ankara’nın kuru, karasal ikliminde çok daha az ve dönemsel rahatsızlıklar çektiğimi fark ettim. Nemin en üst düzeyde yaşandığı Mersin benzeri şehirlerde ise yaşamam imkânsız gibiydi.
Okuduğum her metin hayatımda olmayan bir sürü şeyin yokluğunu sorgulamam neden oluyordu. Örneğin beslenme alışkanlıklarım. Ben etoburdum. Kebap yerken aldığım keyif öylesine üst boyutlardaydı ki yokluğunu hayal bile etmiyordum, gülüp geçiyordum. Ancak bir taraftan da bunu sorgulamaya başlamıştım. Çünkü keyif verici olması ayrı bir şeydi; doğruluğu bambaşka bir şeydi. Bir de neye odaklanırsanız onunla ilgili şeyleri çekmeye başlarsınız. Şimdi size Secret felsefesinden söz etmeyeceğim ancak düşünceleriniz de aynen maddi varlığınız gibi bir çekim alanı yaratıyor, bunun da bir karşılığı, gerçekliği var. Zaten meditasyon da size bu gücü kazandırıyor. Düşüncelerinizi ne kadar belli bir düzene sokabilirseniz hayatınız da düzene giriyor. Burada yazdıklarımdan bütün hayatımı düzene soktuğum yanılgısı çıkmasın, böyle bir ideallik de yaşamın içinde yok.
Otoburluk sürecini başlatan şey de birbiri ardına hayvanları katleden, onları zevk için öldüren insan görüntülerinin peş peşe karşıma çıkmasıyla oldu. 2001 yılın son ayında bir gün bıçak gibi kesip attım. O tarihten beri iyi bir vejetaryen olarak yaşadığını söyleyebilirim.
Bir taraftan da hayatımı düzene sokmaya çalışıyordum. O kısımların detayları bana kalsın.
Nefes egzersizleri, burundan nefes alma, nefesi düzene sokma pratikleri de yoga – meditasyon uygulamalarının bir parçasıydı. Şunu fark ettim ki, ben uyurken ağızdan nefes alıyordum. Çünkü burnumda sorun vardı. Bu konuda uzman değilim ancak; astımla ilgili sıkıntıların ağızdan nefes alıp vermeyle ilgisi olabileceğini, en azından benim için böyle olduğunu fark ettim. Uzun süren derin düşünme uygulamaları sırasında burundan nefes alıp vermeye dikkat ettim. Hatta saman nezlesinin atak yaptığı zamanlarda bile. Özellikle de gece uykularım sırasında doğru nefes almaya gayret ettim. Bu nezleyi değil ama astım krizleri sırasında iyileştirici bir etkisi oldu.
Meditasyonla düşüncelerimizi kontrol altına alıp, beslenme şeklimizi değiştirdikten sonra geriye bir başka bir şey daha kalıyordu. Bedensel temizlik.
Sabahları banyo almadan evden çıkmamayı alışkanlık haline getirdim. Bunu yaz ve kış diye ayırt etmeden hala uyguluyorum. Kışın dışarıda kar yağarken elektrikler kesik diye soğuk su ile banyo yaptığımı biliyorum. Bu konuda aynen vejetaryenlik gibi taviz vermemeye özen gösteriyorum. İnsanın kendi kirinin kendisine çok büyük zararı olduğunu da fark ettim.
Bütün bunlar ne kadar bir zaman diliminde yerli yerine oturdu? Bir iki yıl diyelim. 2003 yılında sürekli kullandığım astım ilacını bıraktım. Yaklaşık altı yıl oluyor, yenisini satın alma ihtiyacı duymadım. Saman nezlesi ile ilgili sıkıntım da 5 yıldır tamamen ortadan kalktı. Aynı şehirde, aynı iklimde üstelik beni etkileyen her ne varsa onların üzerine giderek bunu deneyimledim.
Biraz uzun oldu, ancak bu bölümle tamamlamayı hedefliyorum; bu dizi haline gelmiş yazıya neden olan arkadaşın bana attığı mesajdan küçük bir alıntı yapacağım.
“Saman nezlesi ve astımdan bahsetmişsiniz. Astım ataklarınızın azaldığından hatta geçtiğinden. Alerjiden dolayı hayatı, mesleği kısıtlanmış bir sağlık çalışanı olarak bunu merak ediyorum aslında. Gerçekten bu iyileşmeye sebep nedir sizce? Uzakdoğuda bulunmuş ve kültürüne de merak duyan biri olarak bu konuda çok az ön bilgim var. Fakat sizin bunu net bir şekilde dile getirmeniz dikkatimi çekti. Ben bunun psikolojik etkenlerden kaynaklanan bir hafif iyilik hali olduğunu düşünmüş ve duymuştum. Malum stres oldukça güçlü, hasta edici bir faktördür. Yaşam tarzındaki dinginliğe ve arınmaya bağlı değişiklikler şüphesiz alerjik durumları da olumlu etkiliyordur. Fakat sizin söylediğiniz marjinal bir olumluluk. Nasıl yorumluyorsunuz bunu? Açıkçası bu konu benim için müthiş önemli...”
Şimdi altı yıldır astım ve beş yıldır saman nezlesi atağı yaşamayan biri olarak özellikle altı çizili kısımla ilgili bir yorum ekleyeceğim. Kuşkusuz bir takım rahatsızlıkların geçici iyileşmeleri olabilir. Ancak benim inancım, insan yaşamında doğru yaptığı şeyleri kontrol altına almayı başarabilir ve bunu sürdürülebilir kılmayı becerebilirse o zaman geçmişte yaşadığı sıkıntılarından kurtulabilir. Bu sihirli bir formül değil; sadece yolardan bir tanesidir. Asla bilimsel olana aykırı bir mucize değildir. Benim vejetaryen olmam, nefes egzersizleri yapmam, doğru nefes almayı oturtmam, düşüncelerimde dinginlik sağlamam bilime aykırı şeyler değil örneğin ünlü doktorumuz Mehmet Öz’ün bütün rahatsızlıklar için önerdiği bir yol. Hayatta hiçbir şeyin garantisi de yok. Önemli olan hayatın dengesini bedenimizin içine de yerleştirebilmek. Yani hayatın akışına uyum sağlamak. Elbette önünü alamadığımız çevresel faktörler bizi, çocuklarımızı etkilemekte, sağlıklarını tehdit etmekte. Bunun için elimizden geleni yapmaya gayret göstereceğiz; ancak gücümüzü aşan şeyler de olacak.
Uzay Gökerman
İlk kitabım, "Adalar ve Kıtalar" çıktı.
<ımg height="265" hspace="0" src="http://www.indigodergisi.com/adalar_ve_kitalar_uzay_gokerman_indigo_dergisi.jpg" width="170" border="0">ımg>