- Kategori
- Futbol
Samet Hoca Hastalığa Çare Bulamıyor.

Beşiktaş bir derbiyi daha 3 puanı bir arada göremeden kapattı. Aslında istatistiksel olarak normal bir sonuç. Çünkü Beşiktaş bu sezon ligin ilk 12'sinde yer alan takımlarla yaptığı maçların sadece 3'ünü (Karabük, Antalya, Kasımpaşa) kazanabildi. İBB'yi ve Galatasaray'ı iki maçta da yenemedi. Ama rakipleri de inanılmaz puan kayıpları yapınca Beşiktaş kendini ligde 2. sırada buldu.
Beşiktaş yapmış olduğu puan kayıpları için sorulması gereken soruyu soralım o halde...
Beşiktaş neden her maç gol yiyor?
Beşiktaş 4 Kasım 2011'de oynadığı Mersin İdman Yurdu maçını 3-0 kazandıktan sonra oynadığı her maçta gol yemiş. Hazırlık maçları ve kupa maçları da dahil olmak üzere 14 maçta tam 24 golü ağlarında görmüş. Bu da 1,7 ortalamaya denk gelir ki maç başına 2 gol desek yeridir.
Haftalar geçiyor olmasına rağmen Samet Aybaba buna önlem alabilmiş görünmüyor. Dünkü maçta da yenilen basit goller ve verilen pozisyonlarda bu arızanın şiddetle devam ettiğini gösteriyor. Bir diğer sıkıntı da Samet Hoca'nın elindeki malzemenin bu arızaya gidermeye yeterli olup olmadığı meselesidir. Samet Aybaba her puan kaybından sonra oyuncularına serzenişte bulunmayı kendine adet haline getirdiği için dün de faturayı defansa kesti. Eğer suçlu defanssa Beşiktaş niye stoper ya da (çok elzem olduğu halde bir türlü gündeme gelmeyen) ön libero arayışı içinde olmaz da kendine forvet arar. (hoş forvette lazım ya) Beşiktaş yönetimi ve teknik ekibi öncelikle sıkıntının nerede olduğunu idrak edemiyorlar. 41 gol atıp 29 gol yiyorsan bunun izahatı yoktur. Şu anda Alman Ligi Lideri Bayern Münih 19. hafta da sadece 9 gol yedi. Diyebilrsiniz ki Barcelona'da 24 gol M. United 30 gol yemiş. İyi de onlar gibi maç başı 2,5 3,5 gol atabilme ortalaması tutturusanız ne ala. Barcelona 71 gol atmış kı ortalaması 3,5 nerdeyse. Manu 30 gol yemiş ama attığı gol 57 maç başı 2,5 gol atmış.
Örnekler çoğalabilir. Ama Beşiktaş'ın bir an önce stoper ve ön libero arayışları içine girmesi gerekiyor. Belki stoperden yana tasarruf edilebilir ama maç içinde ne yaptığını bilen güçlü ve pas yüzdesi yüksek deneyimli bir ön libero bu takıma acil kazandırılmalıdır. Beşiktaş mevcut orta sahası ile gol yemeye devam edecektir. Fernandes Oğuzhan ikilisi oynayacaksa gerideki kesici ne Veli ne de Necip olabilir...
Son söz: Almedia olmadığı için Mehmet Akgün'ü sağ bek Hilbert'i sağ açık, Holosko'yu Santrafor, ikinci yarı Necip'i sağ açık daha sonra Mehmet Akyüz'ü oyuna sokarak önce sağ açık sonra santrafor, yaptığı hareketlerle Quaresma'nın bir boy küçüğü gibi duran Dentinho'yu oyuna sokan Samet Hoca. Çaresizliğin gayet net anlaşılıyor... Dentiho içinde tek bir cümle kuralım. Bu oyuncu Almedia'nin alternatifi olamaz ama onunla da çok iş yapar. Kesinlikle de sol açık değil.