- Kategori
- Deneme
Samimi ve doğal olmayı başaramayanlar kendilerine baksınlar; düşünceleri ve niyetleri kirli olabilir

Tabi bazen de sorun yapısaldır, bazı kimselerin kişilik yapısı samimi ve doğal görünmelerine engeldir.
Karşımızdaki insanın oynayan, içten pazarlıklı, plancı, hesapçı olduğunu hissetmemiz bizi rahatsız eder. Biz de başkaları için böyleyizdir belki.
Örneğin ben kendim samimi ve doğal olmayı asla başaramayan biriyim. Bu nedenle de insanlarla iletişim kuramıyor dost arkadaş olamıyorum. Yani kendi yazdığım yazıya en iyi örnek yine kendimim.
Aslında o kadar iyi kalpliyim ki bazen melek olduğumu bile düşünüyorum. Ama öte yandan tanıdık birisine samimiyetimi göstermek için (ama gerçekten, oynamadan içimden geldiği gibi) utangaç bir şekilde başımı önüme eğdiğimde “sen ne hinoğlu hinsin” diyor ve ben ağlamak için mezarlığa koşuyorum “Allah canımı alsa da kurtulsam”
Aslında bu çok büyük bir sorun. Yaptığınız ettiğiniz kötü bir şey olmasa bile sırf hal ve tavrınız nedeniyle insanlar size güvenmiyorlar, “gözü göze benzemiyor” diyorlar. Belki inanmayacaksınız yalnız kalmamak için insanlarla yalvararak hatta para vererek, yemek filam ısmarlayarak dost oluyorum!
Neden böyle? Yazının başlığında söylediğim gibi benim de düşüncelerim ve niyetlerim gerçekten kirli mi?
Evet… Düşünceleriniz ve niyetleriniz iki şekilde kirlenir: Zaten kötü bir insansınızdır, şeytanlıktan böyledir. Mesela komşunun tazesini sapık duygularla, kıskançlıkla (niye benim değil) ona zarar vermek için elde etmeyi düşünürsünüz. İkincisi de kişi iyi kalplidir ama zaaflarının esiridir. Komşunun tazesi aklını başından aldığı için böyledir.
Benimki bu ikincisi… Zaaflarımın esiriyim ve nefsime hâkim olmayı da istemiyorum (istesem de başaramam zaten); çünkü iyi adam olmayı değil mutlu olmayı seçtim. Toplumda da iyi adamlık (ahlak mahlak) revaçta olduğu için benim gibi “şehvet kurbanı Şevket” lere güvenilmiyor. Birisi bana “belden yukarına güvenirim ama belden aşağına…” İnsanlığına güvenirim ama ahlakına güvenmem demek istiyor.
Sizde bu durumlar varsa samimi ve doğal olmayı unutun diyeceğim ya zorlama iradeyle duygularını baskı altına alan kimse nasıl samimi olabilir ki. Yoksa “samimi insan” diye bir ırk mı var? Etrafımızda samimi ve doğal (ya da öyle görünen) insanlar var ve herkes onların etrafında dört dönüyor. Biliyorum ben onlardan daha temiz kalpliyim. Onlar kötülük eder ben etmem. Yine de onlar tercih ediliyor. Yoksa samimiyet ve doğallık da mı bir rol ve onlar rollerini çok iyi mi yapıyorlar?
İnsanlara yalan söylemiyorsunuz, kötülük yapmıyorsunuz, yani pırıl pırıl insansınız ama sözde güven vermeyen hal ve tavrınız(nasıl oluyorsa) sözde yüzünüzdeki sahte gülüş, konuşmalarınızda sözde insanları kuşkulandıran… Ya ben napayım! Nere gideyim! Bakışlarım güven vermiyorsa belki gözlerimde sorun var. Yüzümde pis bir gülüş varsa belki yaşanmış yılların kırışıklıkları nedeniyle. Yani bu iş gayretle de olmuyor. İnsanların kalbine girebilmek için nasıl çırpındığımı bilemezsiniz! Sadakat, ikram, fedakârlık… Yani napmalı bilmiyorum ki… Sizlerin çoğunuzun belki böyle bir sorunu yoktur. Yine de olmasın.