- Kategori
- Gündelik Yaşam
Samimiyet

Bu kediler de benim "canım" güzel okuyucum. Anladın sen onu!!!
Samimiyet nedir sence güzel okuyucum? Bence ne demek olduğunu paylaşmak için yazdığım bu yazıda onaylamadığın, doğru bulmadığın, farklı bulduğun düşünceleri tüm samimiyetimle tartışmaya hazırım seninle.
Samimiyet, lafta, sözde herkesin inandığı ve hatta olduğunu iddia ettiği şey aslında. Yani herkes samimi aslında kendi çapında.Gelgelelim; her bireyin samimiyet yaklaşımı, samimiyet algılayış biçimi de kendine özel, kişiye özel bir hal alıyor bu durumda.
Örneğin bir adam bir kadına "Canım nasılsın?" diye sorduğunda kadın bunu " Bu ne samimiyet canım? Ben senin nerden canın oluyorum densiz, haddini bilmez" diye algılayabiliyor kendi iç dünyasında, kendi algı dünyasında. Ya da tam tersi...
Kadın adama "Bugün nasılsın canım?" diye sorunca erkeğin iç sesi "Lan bu karı bana asılıyo mu acaba? Fena da gacı değil aslında haaa!" diyebiliyor bu durumda.
Aynı insani yanılgıya adam da kadında düşebilir kolayca. Eğitim, yaş, sosyal çevre, aile gibi sosyal kişiliğin altyapısını oluşturan tüm değişkenlerimiz ayrı olsa da; en ortak yanımız insan olmamız. Etten kemikten yaratılmış olmamız.
Her konuda, her zaman olabileceği gibi samimiyet konusunda da, samimiyetin şeklini ve derecesini algılayışta da hataya düşebiliriz.
Aynen yukarda paylaştığım "Canım nasılsın?" cümlesinin anlaşılmasında düşülen algısal yanılmalarda olduğu gibi...
Adama ya da kadına "Canım" diye hitap eden biri muhtemelen yolda yürürken, otobüse binerken, pazardan, marketten alışveriş yaparken, sinema gişesinden bilet alırken, restaurantta garsona, gömlek satan adama da "canım" diyordur.
Nitekim ben de " canım" ifadesini çok sık kullanırım. Tıpkı sana da "Canım okuyucum" dediğim gibi. Bu yüzden karşı cinsten biri kendisine " canım" dediğinde "Karşımdaki bana kur mu yapıyor? acaba" diye düşünen en hafif ifadeyle olsa olsa "Kendine güven fakiri"dir. Ya da kendini kimsenin canı olamayacak kadar samimiyet fukarası görmektedir kendi özbenliğinde.
Hele de "canım" ifadesini yazılı metinlerde de sıkça kullanıyorsanız benim gibi, yandığınızın resmidir bu. Yazıda konuşma dilinde olduğu gibi, sesinizle vurgu, tonlama, "es" yapamayacağınıza göre "canım"ı nasıl algılayacağı tamamen karşınızdaki kişinin duygu dünyasına, hayal gücüne, dış dünyayı algılayış biçimine kalıyor maaaalesefff! siz hangi niyetle söylemiş olursanız olun "canım"ı.
Aynı biçimde ben; "tatlım, hayatım, bir tanem, güzelim" gibi kelimeleri de bazen kadınlara bazen de adamlara söylüyorum.
Bu yaklaşıma göre "Canım şurdan bana bir ekmek verir misin?"dediğim bakkalın kara yağız çırağına da kur mu yapmış oluyorum! sence de güzel okuyucum? Ya da sana " Güzel okuyucum" dediğimde yüzünü bile görmediğim bir kadın okuyucuma asılmış mı oluyorum bile isteye? Benim insani duyarlılığıma sahip olan bir adamın; yani benim böyle bir hataya düşmem mümkün müdür beni tanıdığın kadarıyla sence de güzel okuyucum?
İnsanların samimiyet derecesini ölçebilmek için yüreğini yerinden çıkarıp elimize alamayacağımıza göre; geriye bir tek algılama çapımız kalıyor.
Bugünü hepimiz için yapacağımız ortak bir duayla bitirelim öyleyse. Açalım ellerimizi... Kaldıralım göğe doğru şimdi de lütfen... Ve başlayalım duamıza:
" Yarabbiiii! Beni, bizi, hepimizi, ne dediğimizi anlamayan, ve dahi "Samimiyim" deyip samimiyetin zerresinden bi-haber, dışı samimi, içi vesvese kemirgeni olanlardan, kendi kendine gelin güvey olanlardan, kendilerini sadece kendi egolarının şişirdiği dev aynalarında gören tüm kadınların ve dahi adamların "samimiyet"inden, şerrinden uzak tut yarabbiii. Herkesi de kendi gibi bilen kadın ve adamlardan bizi uzak tut. Onlardan bizi sen koru yarabbi Amiıııınnn!
"Anlayana sivrisinek saz. Anlamayana davul zurna az."