Şampiyonluk yarışı ve federasyon / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mayıs '16

 
Kategori
Futbol
 

Şampiyonluk yarışı ve federasyon

Şampiyonluk yarışı ve federasyon
 

Süper ligin 60’ıncı yılında şampiyonluk yarışı 2 ezeli rakip Beşiktaş ve F.Bahçe arasında devam ediyor. Ligin boyu iyice kısaldı ve son 3 haftaya girildi. Şampiyonluk yarışında Beşiktaş 3 puan avantajı ve zorlu fikstürü (G.Saray (D), Osmanlı ve Torku Konyaspor (D)) ile bir adım önde bulunuyor. F.Bahçe (Başakşehir (D), G.Birliği ve Sivasspor (D)) ise rakibinin hatasını bekliyor.

Beşiktaş 2008-2009 sezonunda Mustafa Denizli ile kazanılan şampiyonluktan sonra ilk defa bu kadar şampiyonluğa yaklaştı. Son 20 yıla bakıldığında sadece 2 kez (2002-03, 2008-09) mutlu sona ulaşan Beşiktaş için finiş çizgisi ufukta gözüktü. Kalan 3 haftadaki tüm maçlarını kazanması durumunda, başka bir hesaba gerek kalmadan şampiyonluğunu ilan edecek. Dahası bir beraberlik opsiyonu cebinde duruyor.

Kara Kartal’ın son haftalardaki takım savunması taraftarı endişenlendiriyor. Taraftar hala ‘Biz Şampiyon Oluruz’ diyemeyor. Şenol hoca sezon bitiyor ama Marcelo’nun partnerini bulamadı. Defans bölgesindeki istikrarsızlık devam ediyor. Kaleye hiç güven yok. Bu bölgelerdeki sorunlar takım savunmasını olumsuz yönde etkiliyor. Atiba sezon başından beri orta alanın yükünü çekiyor. Sezonun sonu geldi ve yorgunluk kendini göstermeye başladı. Şenol Hoca artık inadından vazgeçmeli. Oynattığı futbol seyircilerin çok hoşuna gitse de takımın bir B planı yok. İşler kötüye gidince çözüm yok. Oysa Veli-Tolgay iyileşeli 2 ayı geçti ve hala takımda alternatif olamadılar veya yapılmadılar. Hoca Kayserispor maçında 3-0’ken bile oyuncu tercihini Necip’ten yana kullanıyor. Olcay Şahan uzun zamandır hücuma katkı vermiyor. Atiba yalnızları oynuyor. Takımın son haftalarda verdiği pozisyonlar veya yediği goller defansın arasına atılan toplardan geldi. Orta sahada verilen bu açıklar Olcay’ın yedeğe çekilip Atiba-Veli (Tolgay) ikilisinin oynaması ile aşılabilir. Formda Quaresma (izlemek büyük keyif), Sosa, Oğuzhan ve Gomez ile Kartal’ın gol bulması zor olmayacaktır. Vodafone Arena’nın muhteşem atmosferi en büyük avantajları ama orada tek maçları kaldı. Tolga ve defans hattının göstereceği performans Beşiktaş’ın şansını belirleyecektir. Beşiktaş ve Şenol hoca kötü ve talihsiz kaderlerini değiştirebilecekler mi göreceğiz. 

Pereira sezon bitirken ideal takım düzenini buldu. Umarım geç kalmamıştır. Ligimizin en iyi takım futbolu oynayan F.Bahçe için kötü olan iplerin kendi elinde olmaması. Maçlarını kazanacak ve rakibinin tökezlemesini bekleyecek.

Fenerbahçe son dört maçta adeta gövde gösterisi yaptı. Gol sıkıntısını bir kenara attı. Pozisyona giriyor, tabela yapıyor ve her şeyden öte rakiplerini çaresiz bırakıyor. Sezon başında böyle oynarken Beşiktaş yenilgisi sonrası sistem değişikliğine gitti. İleride Van Persie ve Fernandao hep yalnız kaldı ve gol atmak onların kişisel becerilerine bırakıldı. Oysa şimdi Van Persie’nin etrafı Nani, Volkan ve Alper ile süslendi. Alper ve Volkan’ın yüksek formları Milli Takım için de umut. Ama ipler kendi ellerinde değil. Bu hafta rakip ligin sinir bozucu takımlarından Başakşehir. Şimdi son maçların aldatıcı olup olmadığını en doğru test edecek rakiple oynayacaklar. Başakşehir, gole gitmeyi de gol yememeyi de çok iyi bilen bir takım. Kaliteli ve çekişmeli bir mücadele seyredeceğiz. F.Bahçe son 3 haftada hata yapmayacaktır. Beşiktaş’ı beklemekten başka çareleri yok.

Son sözüm Federasyona; Türkiye’de yaşanan stat terörüne karşı aldığınız saçma kararı bile uygulatamayacak kadar acizsiniz. Bu acizlikle mi Türk futbolunu bataklıktan kurtaracak sınız?. Türk futbolunda hiç bir şey doğru değil. Kulüp yönetimleri, Kulüpler Birliği, Merkez Hakem Komiteleri, ceza kurulları eğri, aslında futbolun içindeki herşey eğri. Federasyonun bunca yaşanan olaylara rağmen aldığı ‘2 Dk. Düşün’ sloganı sadece ve sadece  "İş olsun torba dolsun"dan ibarettir. Futbolun içindeki yöneticilerin tek derdi var. Para, para, para. Türk futbolunun sorunları, statlara gelmeyen seyirci, statlarda yaşanan holiganizm futbolu yönetenlerin umurunda değil. Var olan yasalar bile uygulanamıyor. Verilen veya verilemeyen cezalar ortada. Söyleyenecek cümlem kalmadı. 

 
Toplam blog
: 28
: 650
Kayıt tarihi
: 14.02.16
 
 

1975 Samsun doğumluyum, Anadolu üniversitesi işletme bölümü mezunuyum. Kamuda çalışıyorum. Trabzo..