Sanal zina / İnternet / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Kasım '08

 
Kategori
İnternet
 

Sanal zina

Sanal zina
 

Sanal dünya....


Dün çarşıya çıkmıştım.Otobüs durağında ,orta yaşlı iki hanımın konuşması ilgimi çekti.Konu,internette oyun ve arkadaşlık.Kadınlar bakımlı,güzel .Konuşmalarından belli bir kültürde oldukları anlaşılıyor.Esmer olanı ,diğerine anlatıyordu.
Kocası ile 25 yıllık evli olduklarını;sorunları olmasına karşın evliliklerini bu kadar yürütebilmeyi başarabildiklerinden söz ediyordu yanındaki kumral bayana.Sözlerine devam ederken oldukça heyecanlıydı."Önceleri oyun oynuyor,dışarda oynayacağına evde oynasın diyordum.Sonraları,gündüz evde oldukça , gece de geç saatlere kadar bilgisayarın karşısından kalkmamaya başladı.Birşeyler sezinledim ama ne olduğunu pek anlayamadım.Bir gün telefonunda tanıdıklarımız dışında bir kadın ismi gördüm.Sonraları ,bilgisayarın yanına yaklaştıkça benden ekranı gizlediğini fark ettim.Evet ,Fatoşcum,artık eminim kocamın sanal sevgilisi var.Ne yapmam gerektiğini ,nasıl tepki vermem gerektiğini düşünüyorum şimdi.Nasıl olsa bıkar, bırakır dedim .Ama gözümün önünde onunla yazışması sinirimi bozuyor.Çocuklarıma söyledim,çünkü anlayabilecekleri kadar büyükler.Büyük oğlan dalga geçiyor benimle "anne takma ya, babam ANDROPOZ dönemini yaşıyor atlatır "dedi. " Sözlerinin burasında iki kadın gülüştüler .Bir yandan da bana baktılar tepkimi ölçmek için.Durakta bizden başka kimse yoktu.Bir şeyler söyleyecektim ama konu hassas.Girersem şimdi köyün arabasını kaçırabilirim diye gülümsemekle yetindim.

Eve gelince internete girip "sanal zina"yı tıkladım.İlahiyatçıların görüşleri ;sanal zinanın gerçek zina sayılamayacağı ama evli insanların bu tür yakınlaşmalarının haram olacağı yönündeydi.Bu konu ile ilgili olarak birkaç adli vaka da okudum.Sanal arkadaşlıktan dolayı tartışan çiftlerin birbirlerini yaralamaya kadar giden tartışmaları aile yapısı açısından düşündürücü geldi bana.
İnsanlar gerçek yaşamda bulamadıkları hazzı sanal dünyada arıyorlar.Adeta yeni bir oyuncak bazıları için.5-10 sene sonra çok daha ilginç oyuncaklar olacağı kanısındayım.

Çiftlerden ,bazen erkek bazen kadın ;sanal arkadaşlığı gerçek eşi ile olan iletişiminden ,dostluğundan çok daha zevkle sürdürüyor ki,bu bir tutku haline geliyor.

Eşler birbirinden çok şeyler bekliyor doğal olarak.Ekonomik,cinsel,ev düzeni ile ilgili konularda bir çok beklenti.Erkekler işin fizyolojik boyutu ile ilgililer genelde ,bayanlarsa psikolojik.Uyumsuzluklar bazı evlerde had safhada .İnsanlar bir çıkış yolu arıyorlar.İşte sanal dünya onlar için ,özgür,sorunsuz bir ortam.Karşı taraf bu durumda ne yapsın?O da aynı silahla eşini vurmalı mı?Hatta intikam gözünü döndürüp ,gerçek zina ile mi karşılık vermeli? Ya da ,ne hali varsa görsün,düzenimi sanal bir varlık yüzünden niye bozayım diyip,aldırmazlık zırhına mı girmeli?Böyle düşünen insanlar, sanırım kendini, ilgi duyduğu sosyal etkinliklere vererek olaydan mümkün olduğunca etkilenmeme gibi mantıklı bir yol izlemiş olurlar.

Ben de olsam ikincisini tercih ederdim...En güzel tepki, tepkisizliktir zira.Tepki verdikçe karşı taraf kendini önemser.Zaten ,inceldiği yerde kopar mantığı ile fazla da üzerine gitmemek gerekir diye düşünürüm.Yürümeyeceği kesinleşmiş birlikteliklerin, her iki taraf için de işkence olacağı bir gerçek.Çocuklar ne olacak ,çevre ne der soruları mutlaka düşünülür.Ama herkes bir noktada kendini düşünmek zorunda.Sağlık sorunlarının ruhsal sıkıntılardan kaynaklandığı ,bir gerçek.Zamana bırakıp,kendini ve durumu iyi değerlendirmek ,kendimiz için hangisi doğru ;düşünüp o doğrultuda karar vermek en akılcı yol olsa gerek.

Bir düşünür diyor ki:"Çıktığın kapıyı hızla çarpma;geri dönmek isteyebilirsin"

Geri dönmeyeceğimize kesin inanmışsak ,kapıyı çarpmada bir mahzur yoktur kanımca...:)))

Sevgiler...
 
Toplam blog
: 307
: 1382
Kayıt tarihi
: 08.08.07
 
 

Emekli Türkçe öğretmeniyim.Şimdi Marmara Üniversitesi bünyesinde bulunan, Atatürk Eğitim Enstitüsü ..