- Kategori
- Siyaset
Sandık geldi...! Söz artık seçmende mi?

SEÇİME DOĞRU : 1
SANDIK GELDİ…! SÖZ ARTIK SEÇMENDE Mİ ?
Bu yılın Kasım ayında yapılması gereken genel seçimlerin 22 Temmuz’da yapılması kesinleşti.
Seçimler demokrasi ile yönetilen ülkelerin tarihlerinde çok önemli dönemeç noktalarıdır.Seçimlerde o ülkede yaşayan yurttaşlar kendilerini yönetecek anayasal yasama ve yürütme organlarını seçerler.Seçtikleri bu insanların kendilerine özgür, sağlıklı, güvenli, huzurlu bir yaşam için yasa çıkarmalarını bekler.Ekonomik olarak iş ve aşının garanti olmasını da isterler.İnsanlar kendi evlerinde de yurdun tümünde de güven içinde yaşamlarını sürdürmek isterler.
İnsanların bireysel olarak sahip oldukları değerler kadar ulusal düzeyde sahip oldukları toplumsal değerler de vardır.Bu değerlerin savunulması bazen her şeyin önüne geçer.Cumhuriyet’in temel ilkelerini, laikliği, bağımsızlığı, özgürlüğü ve demokrasiyi savunmak gibi.Bu temel toplumsal değerler normal işleyen demokratik sistemlerde tartışma konusu olmaz.Ancak demokrasi tarihinde kesintiler, darbeler, siyasi idamlar gibi sabıkası olan ülkemizde bu değerlerin her zaman tehlike altında olma riski vardır.
Demokrasiyi amaç olarak kabul etmeyip bir araç olarak kabul eden ve bu aracı kullanarak ülkeyi kendi düşünce ve inançları doğrultusunda üstelik te tarihsel ve bilimsel olarak geriye götürmek isteyen siyasi partiler olmuştur, olacaktır.
Bunun önüne geçebilmek için Türkiye’nin özgürce toplumsal tüm kesimlerce tartışılarak benimsenecek bir Anayasa’ya gereksinmesi vardır.Ülkenin yönetilmesinde çıkacak sorunlar demokratik bir biçimde seçim sandıklarında çözülür.Ama seçmenin iradesi barajlar yoluyla seçim sandığına yansıması engellenirse sorun çözmek yerine ancak yeni sorunlar yaratılır.Bu anlamda Türkiye’nin demokrasi konusunda atması gereken çok önemli adımlar vardır.Bu adamlar atılmadan yapılan her seçim tartışmalı olacaktır.
Türkiye 22 Temmuz 07 seçimlerine bu tartışmaların çok yoğun yaşandığı bir süreçten geliyor.Türkiye “şeriat mı darbe mi “ kıskacında bırakılmıştır.Coşkulu Cumhuriyet mitingleri bu kıskaçtan siyasi olarak birleşme ve uzlaşma ile çıkılması gerektiği konusunda siyasi partilere ve diğer kurumlara mesajlar vermiştir.Bu mesajı alan ve almayan merkez sağda ve solda siyasi partiler vardır.Milyonların bu mesajını siyasi partilerin ne kadar alıp almadıklarını önümüzdeki günlerde göreceğiz.
22 Temmuz 07 seçimlerine nereden nasıl geldiğimizi anımsamak için önce 3 Kasım 02 seçim sonuçlarına bakmakta yarar vardır.Bu seçimlerdeki rakamlara bir göz atalım.
41.407.027 kayıtlı seçmenden 32.768.161 seçmen oy kullanmıştır.Seçime katılma oranı % 79, 14 olmuştur.Bu seçimlerde geçerli 31.528.783 oyun yüzde 34, 28 oy alan AKP 363 milletvekili, yüzde 19, 38 oy alan CHP 178 milletvekili, yüzde 1 oy alan bağımsızlar 9 milletvekili çıkarmıştır.
Bu rakamlar geçerli seçim yasasının ne kadar adaletsiz sonuçlar çıkardığını ortaya koymaktadır.Bu seçim yasasının başka sakıncaları da vardır.Seçime katılma oranının giderek düştüğü, aynı barajlı seçim yasası ile yaz ortasında daha da az katılımla yapılacak yeni seçimin de kişisel olarak sağlıklı sonuçlar çıkaracağına inanmıyorum.Hele hele bu sakat seçim yasasını değiştirmek yerine alelacele yangından mal kaçırır gibi hiçbir uzlaşma aramadan Anayasa’nın bazı maddelerini değiştirmeye kalkmak hukuk ve demokrasi adına en hafif tanımıyla ayıptır.
Bu sütunlarda Cumhurbaşkanlığı seçimleri üzerine bir dizi yazı yazdım.Aylar öncesinde Fransa’daki Cumhurbaşkanlığı seçimlerini de 12 adayın isimlerini ve oy oranlarını da yazdım.Türkiye’de tek kişinin Cumhurbaşkanı seçmesinin, adayını son dakikaya kadar açıklamamasının sakıncalarını yazdım.
Gelecek yazılarımda AKP’nin tek başına seçmek isteyip seçemediği Cumhurbaşkanlığı seçimlerini de, 3 Kasım 02’den 22 Temmuz 07’ye AKP’nin ve CHP’nin yaptıklarını, yapamadıklarını da değerlendireceğim.Daha sonra da yeni seçimlerde yarışacak siyasi partilere ve adaylara ilişkin görüşlerimi paylaşacağım.
İZNİK DOĞUŞ GAZETESİ- 16 MAYIS 07