- Kategori
- Felsefe
Sarhoş ve ....

Gaflet hala ebedi sarhoşluğun da mı?
İçeni anlamak için, içmek mi lazım?
Adamın biri, kendi bildiği sebepler yüzünden o kadar çok üzülmüş, o kadar çok üzülmüş ki çaresizlikten kendini içkiye vermiş..
İçmiş, içmiş, içmiş, içmiş, o kadar çok içmiş ki kendinden geçmiş bir vaziyette boşalttığı şişelerle birlikte sızıvermiş olduğu yere..
Etrafından geçen herkes, bir adama, birde sağında, solunda, önünde ve arkasındaki boş şişelere bakmışlar.. Kendi hallerince hiç tanımadıkları bu adama çok üzülmüşler..
Birbirlerine bakarak ''ne kadar çok içmiş, kim bilir, ne derdi vardı'' demişler.. Sonra da herkes kendi yoluna doğru yürümüş uzaklaşmışlar tanımadıkları o sarhoşun yanından..
Ama içlerinden birisi varmış ki o sarhoş adama sadece bakıp geçmemiş ve oracığa adamın yanıbaşına oturuvermiş..
Çünkü; tanımadığı bu sarhoş adamın, böylesine perişan halini görünce, o diğer kişilerden daha farklı düşünmüş ve onun içinde bu adamcağızın halini başka yönüyle merak etmiş..
Düşünmüş, düşünmüş ve içinden demiş ki, neden içtiğini bilmiyorum ama bu kadar alkolü aldıktan sonra en azından onun neler hissettiğini belki anlıyabilirim demiş ve o sarhoş adamın etrafındaki boş içki şişelerini bir bir saymaya başlamış..
Burada da şöyle düşündüm: İçeni anlamak için, içmek mi lazım?
Hayatın sarhoşluğundan mıdır bilinmez ama her nedense hepimiz tek tabanca düşünür olmuşuz..
Acaba diyorum!
Gaflet hala ebedi sarhoşluğun da mı?
Sabiha Rana
Gönül Notum: Yukarıda yazmaya çalıştığım hikaye bana aittir biline!
Adamın biri, kendi bildiği sebepler yüzünden o kadar çok üzülmüş, o kadar çok üzülmüş ki çaresizlikten kendini içkiye vermiş..
İçmiş, içmiş, içmiş, içmiş, o kadar çok içmiş ki kendinden geçmiş bir vaziyette boşalttığı şişelerle birlikte sızıvermiş olduğu yere..
Etrafından geçen herkes, bir adama, birde sağında, solunda, önünde ve arkasındaki boş şişelere bakmışlar.. Kendi hallerince hiç tanımadıkları bu adama çok üzülmüşler..
Birbirlerine bakarak ''ne kadar çok içmiş, kim bilir, ne derdi vardı'' demişler.. Sonra da herkes kendi yoluna doğru yürümüş uzaklaşmışlar tanımadıkları o sarhoşun yanından..
Ama içlerinden birisi varmış ki o sarhoş adama sadece bakıp geçmemiş ve oracığa adamın yanıbaşına oturuvermiş..
Çünkü; tanımadığı bu sarhoş adamın, böylesine perişan halini görünce, o diğer kişilerden daha farklı düşünmüş ve onun içinde bu adamcağızın halini başka yönüyle merak etmiş..
Düşünmüş, düşünmüş ve içinden demiş ki, neden içtiğini bilmiyorum ama bu kadar alkolü aldıktan sonra en azından onun neler hissettiğini belki anlıyabilirim demiş ve o sarhoş adamın etrafındaki boş içki şişelerini bir bir saymaya başlamış..
Burada da şöyle düşündüm: İçeni anlamak için, içmek mi lazım?
Hayatın sarhoşluğundan mıdır bilinmez ama her nedense hepimiz tek tabanca düşünür olmuşuz..
Acaba diyorum!
Gaflet hala ebedi sarhoşluğun da mı?
Sabiha Rana
Gönül Notum: Yukarıda yazmaya çalıştığım hikaye bana aittir biline!