- Kategori
- Güncel
Satılan Evin İçinde Bir Parçaydı Sadece
Duvarda asılı duruyordu yıllardır. Tozlanmış üzeri, ahşap masif gürgen ağacından yapılmıştı iskeleti. Çok sadeydi dış çerçevesi. Bilmeyen bir göz baktığında sadeliğinden değerini bilmezdi. Oysa içindeki karmaşa ve o karmaşanın kendi düzeni içindeki işleyişini bilebilenler bilirlerdi değerini. İçindeki her bir aksam el işçiliği ile o kadar özenli yapılmışlardı ki ömrü sonsuza yakındı. Tabi ki gerekli bakımları yapıldığı sürece.
Öylece duruyordu duvar üzerinde asılı.
Örümcek özenle işlemişti ağını
Camına, ahşabına yakıştırmıştı.
Bir parçası olmuştu örümceğin eşsiz ağı.
Satılan evin içinde bir parçaydı sadece.
Yeni sahibi tozunu aldırdı.
Çatlayan ahşap özenle cilalandı
Çatlakları onarıldı
Kurdu güzelce zembereği.
Çalışmaya başladı tıkır tıkır.
Zaman doğru, mekan doğru, eller doğru.
Zembereği boşalmış bir saati gördünüz mü bilmem. Çünkü onlar eskilerde kaldı artık. Dilinden anlamak lazım bu saatlerin. Ne tamamen boşalmasına izin vermelisiniz ne de zorlaya zorlaya zembereği sıkarak germek lazımdır. Her iki durumda da çalışmazlar. Boşaldığında tehlike yoktur çünkü tekrar kurduğunuzda akreple yelkovan birbirlerini kovalamaya başlarlar. Lakin zorlaya zorlaya sıkmak büyük tehlikedir.
O kadar güzel olmuştu ki yenilenmiş duvar boyasının üzerinde,
Sadece zaman değil, hayatın tadı olmuştu.
Eş dost, hısım akraba, çoluk çombalak …
El birliği ile tekrar durmasın istediler.
Hayata hayat, zamana zaman katsın diye
Her gören bir tur çevirdiği zembereğin kolunu.
Bir sonraki bilmedi bir öncekinin sıktığını.
Kurdular da kurdular habire, sormadan düşünmeden.
Gerildi, gerildi, gerildi.
Geriye boşalmak için yer kalmadı zembereğe.
Durdu, akrep ile yelkovanın koşuşturması.
Her gören üzüldü, zamanın ve dahi hayatın durduğuna.
İçlerinden biri “keşke tekrar çalışsa” dedi.
Bir diğeri “ne oldu ki”
Öteki “kim bozdu” dedi.
Onlar konuşurken o sadece hüzün ile dinliyordu.
Bir kez oynata bilseydi kollarını
Koşsaydı akrep yelkovanın ardından
Anlatacaktı.
Hüzünler karşılıklı,
Şimdi, akıl edince biri içlerinden kasasını açmayı
El birliği ile koyuldular işe.
Masif kasa temizlendi tekrar,
Çatlaklar macunlandı, cilalandı sonrasında.
Cam parlatıldı, kollar pür-ü pak yapıldı.
İçlerindeki en cesaretlisi zembereğe uzattı parmaklarını.
Tornavidanın ucu değer değmez
Boşaldı birden bire.
Volkan ağzından püsküren kayalar gibi
Her bir çark ve zemberek yayı fırladı dışa doğru.
Her birinin üzerine saplandı bir parça.
Kiminin eline, kiminin gözüne, kiminin başına.
Yüreğine saplanıp da kanatan bir parça olmadı hiç.
Ve şimdi paramparça olan kendi bedeninden bir parça var hepsinde.
Kabuk tutan dağılan parçalardan yaralanan bedenlerini gördüklerinde
Anımsıyorlardı o güzel günleri.
Hayatta ve mutlular bedenlerindeki izlere rağmen.
Yok şimdi o. Paramparça, darmadağın.
Bunun içindir ki zemberekli eski model saatlerin dillerinden anlamıyorsan eğer kurcalamamak lazım. Kurmasını bilmek lazım. Başkalarına da kurcalatmamak lazım. Eski model bir saat alacak kadar seviyorsanız bu modeli dilinden de anlamak lazım.
Son model elektronik bir saat aldılar.
Yeni boyanmış duvara astılar saati.
Zamanı gösteriyordu, tıkır tıkır.
Bir de hayatı verebilecek ruhu olsaydı…
Ali ALTAN
05-05-2017
Kartal