Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Eylül '08

 
Kategori
Magazin
 

Satılık bekaret var

Satılık bekaret var
 

Her şey satılık anlayışının ulaştığı nokta açık artırmayla bekaret satışı oldu.


Ne bulursan sat, paraya çevir anlayışı sınır tanımıyor.

Parayı Allah olarak gören her şey satılık anlayışında para için yapılmayacak hiç bir şey yok.

Ne ahlaki, ne insani kurallar, hiç bir şeyi takmıyor.

Ahlak sınırlarını dümdüz eden anlayışın ulaştığı son nokta bekaret satışı.

Paraya tamahın 11 Eylül'ünün baş kahramanları dünyaca ünlü radyo programcısı Yazar Howard Stern ve Natalie Dylan adlı Amerikalı bakire.

Tabii, hala bakire kalabilme iradesini gösterebildiyse.

En muhazakar siyasetçilerin kızının 17 yaşında hamile kaldığı, başkanın olimpiyat şampiyonunu kızıyla ilgilenmesi için Beyaz Saray'a davet ettiği Amerika'da bakire de bulunuyormuymuş demeyin.

Ünlü radyocu Howard Stern aramış ve bir tane bulmuş.

Daha da arıyormuş.

Kızların 16 yaşına geldiklerinde kitap yazacak kadar seks tecrübesi edindiği Amerika'da, Howard'ın işi çok zor.

Natalie Dylan'la başlayıp bulduğu bakire kızların bekaretini radyodan canlı yayında açık artırmaya çıkarıp satacak.

Parayı veren düdük çalmak yerine, bekaret bozmanın keyfini yaşayacak.

Ahir ömründe, bir kızın kızlığını aldığı için gururlanacak.

Seks hayatlarında, bir kez olsun ilk olmanın tadını çıkaracaklar.

Her Amerikalı erkeğin kolay kolay rüyasında göremeyeceği bu zevki yaşamak için de önce radyo başına geçmeleri, sonra pamuk ellerini ceplerine sokmaları gerekiyor.

22 yaşına kadar hala nasıl bakire kalmayı başardığı büyük merak konusu olan Natalie Dylan, bekaretini verirken kazanacağı parayı üniversite masraflar için kullanacakmış.

Bir yandan bekaret bozmanın keyfini, bir yandan genç bir kızın okumasına yardımcı olarak hayır işlemenin sevabını yaşamak isteyen erkekler, radyodaki açık artırmada yarışacaklar.

Yarışmayı kazanan erkek, bir randevu evinde bekleyen Natalie'nin bekaretini beklediği yerde bozarak zaferini dünyaya ilan edecek.

Randevuevinde parayı bastırıp talihini satın alan erkeği sadece bakire Natalie mi bekleyecek, yoksa kalabalık bir grup mu, derseniz, işte orası belli değil.

Belediye bandosunun talihli erkeği mehter marşıyla karşılayıp, bekaret bozan kahraman olarak İzmir marşıyla uğurlaması da mümkün elbette.

Bekaretinden kazandığı parayla, "Evlilik ve Aile Terapisi" üzerine master yapacak Natalie Hanım umduğu parayı bulabilecek mi, o da meçhul.

Ama, Natalie, ihale beklediği kadar yükselmezse hiç kafayı takmasın.

Malum teknoloji ve tıp ilerledi.

Şimdi, isteyen kadını sıfır kilometre bakire bir kız yapıyorlar.

Yaşın ve fiiliyatın önemi yok.

60 yaşında da olsanız, yılın 365 günü 365 erkekle, toplamda 5 bin erkekle yatıp dünya rekorunu ele geçirmiş de olsanız, tıp minik bir operasyonla el değmedik, koklanmadık gonca gül haline getiriveriyor.

Howard ile Natalie, işte böyle maharetli bir doktorla anlaşabilirler.

Hatta, abone olarak devanlı müşteri kontenjanından da yararlanabilirler.

Maliyeti iyice aşağı çekebilirler.

Ondan sonra günde ihale.

Howard sabah açık artırmayı gerçekleştirir.

Natalie de, sabah randevuevine, öğleden sonra kliniğe koşturur.

Bekaretini önce bozdurur, sonra diktirir.

Haftanın yedi günü bozdurur, diktirir.

Böylece, değil master yapacak parayı, Obama ile Mc Cain'in seçim masraflarını aynı anda finanse edecek serveti bulur.

Bekaret bozdurma zengini olarak adını dünya tarihine altın harflerle yazdırır.

 
Toplam blog
: 69
: 2133
Kayıt tarihi
: 19.01.07
 
 

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi mezunuyum. Adana'da yerel gazetecilik yapıyorum...