- Kategori
- Deneme
Satış ve Ne Pazarı?
Kaça ve Ne Satışı?
Biz insanlar hemen her gün bir şeylerimizi pazarda satan bireyler olarak toplumsal normlara göre; satılması legal olanları sattığımız ölçüde hayatta kalabiliyoruz. Legal, toplumsal, dini olarak yasaklanmamış, uluslararası kabul edilebilir olması, kabul edilebilir satışlarken, diğerlerinin kabul edilmezliği olmadığı anlamına gelmiyor.
Böyle bir girişi okuyan hemen herkes böyle bir girişe itiraz eder. Edebilir ancak bu satışın sürekliliği gerçeğini pek de değiştirmez.
İnsanlar günlük hayatta inandıkları ya da inanmadıkları birçok işte çalışır ve günün sonunda kazanacakları ile sıcak bir yuvaya kavuşmanın yanı sıra daha önceden kendisine yüklenen hedefleri gerçekleştirme hayalleri kurarlar. Buna ben de dahilim. Ben de diğer tüm insanlar gibi gün içinde doğruluğunu sorgulamaksızın pek çok görevi yapmak zorunda kalıyorum. Elbette benim doğrularım evrensel ve ulusal doğrular olmayacağından bunu normal de karşılıyorum. Öyle ya seksen milyon doğru toplumda kaos yaratırdı ki; toplumsal kurallara uyuyorum. Vergilerimi ödüyorum, işimi taahhüt ettiğim gibi tam ve zamanında yapmaya çalışıyorum. Kimse beni bu işe zorlamasa da yaşamak için böyle yapmam gerektiğine inandığım için birçoğu insan gibi yaşıyorum.
Gerçekte bizim haricimizde bir dünya var ve bu dünyada hemen her karşılığı olan mal ve hizmetlerin pazarlandığını anlayabiliyorum. Grup olarak elini güçlendirip, pazarlık gücünü artıranlardan tutun da hemen herkesin bir şekilde bir şeylerini pazara sunduğu pazarın en önemlileri, beyin gücünü satan beyin işçileri, beden gücünü satan beden işçileri olmak üzere pazarın en legal ve en kabul edilebilir mesleklerini temsil ederken; çabamız yeteneklerimizi daha da geliştirip tam ve doğru bir bedel karşılığında satmaya çalıştığımız yeteneklerimiz, bizi ya mutlu eden bir hayat standardı yaşamamızı sağlarken kimilerine yeterince mutluluk getirmiyor.
Kesin olan şey; pazarda çok olanın değeri azdır. Legal olan normal bir fiyat eder, kirli ve yasak olanlar daha yüksek bedeller karşılığında satılabilir. Suçluluk duygusuna sahip olmayan bir kişi ya da grup başkaları ne düşünüyor diye düşünmeksizin feda ettiği şeyler karşılığında yüksek bedeller ve kazançlar elde ettiği günümüz koşullarında basit ve sıradan satışları diğerlerinden ayıran en önemli kıstaslar; dini inançlara olan samimi inanç, diğer insanlara olan samimi saygı, yasalardan korkma, korkaklık, eldekilerle yetinme, değerli bir organizasyonun parçası olamama, şeklinde sıralanabilir. Bu yazı kimseyi suçlama yazısı olmayıp, herkes bir şekilde bir ürününü pazarlayarak, satarak hayatta kalabileceği gerçekliğini ortaya koymak üzere bir fikir ortaya koyma beyin jimnastiği çabasıdır.
Satışta kim neyi yüksek bedele satıyor, nasıl değerlendiriyor bu ciddi bir mesele ve kafa yorulması gereken bir konu olsa da günlük hayatta herkesin hoş görmeyeceği işleri yüksek bedellerle satıp krallar gibi yaşıyor olmaları, modern dünyanın kralları olmaları elbette bir kısmımızın sinirini bozarken, yine bazılarımız da kıskançlıkla nefret arası bir noktada olmasını sağlayabilir. Hatta bir kısım insan ise satılacak şeyini doğru fiyattan satmak üzere yeni arayışlara girebilir ki; en sıkı eleştiricilerin bile eleştirdikleri şeyleri yapmaya mahkum bir görüntü sergilemeleri zamanla görüp de aşina olacağımız çelişkilerin başında geliyor olabilir.